Nafaka, şartların değişmesiyle kaldırılabilir veya azaltılabilir. Alacaklının yeniden evlenmesi ya da yoksulluğunun sona ermesi gibi hâllerde yükümlü, nafakanın kaldırılmasını isteyebilir.
İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer (TMK m.176/3). Bu hâllerde ayrı bir dava zorunlu olmasa da tereddütleri gidermek için tespit istenebilir.
İştirak nafakası ise kural olarak çocuğun ergin olmasıyla son bulur; eğitimi süren ergin çocuk bakımından bakım yükümü sürebilir.
Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılabilir (TMK m.176/3).
Kaldırma davasında bu olguların tanık, belge ve sosyal inceleme raporlarıyla ispatı gerekir. Karar kesinleşene kadar nafaka ödeme yükümlülüğü sürer.
Tarafların mali durumunun değişmesi, yükümlünün gelirinin düşmesi ya da alacaklının gelirinin artması hâlinde nafakanın azaltılması istenebilir (TMK m.176/4, m.331).
Azaltma ve kaldırma talepleri, değişen koşulların dava tarihindeki durumu esas alınarak değerlendirilir; geçmişe etkili sonuç doğurmaz.
Nafakanın kaldırılması ve azaltılması istemleri aile mahkemesinin görev alanına girer (4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4). Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar. Görev kuralı kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir ve tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez; görevsiz mahkemede geçen süre hak kaybı doğurabilir. Görevsizlik kararı verilmesi hâlinde, kanunda öngörülen süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin istenmesi gerekir (HMK m.20).
Yetki bakımından, boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu düzenlenmiştir (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.177). Bu hükmün, nafaka yükümlüsünün açtığı kaldırma ve azaltma davalarında da uygulanıp uygulanmayacağı uygulamada tartışılmış bir konudur. Tartışma nedeniyle, dava açılmadan önce yetki itirazı ihtimalinin değerlendirilmesi ve dilekçede yetki dayanağının açıkça gösterilmesi yerinde olur. Yetki itirazının ilk itiraz niteliğinde olduğu ve cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmesi gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Nafakanın kaldırılmasına ya da azaltılmasına ilişkin karar, kesinleşmedikçe önceki nafaka yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bu nedenle yargılama sürerken ödemelerin aksatılmaması gerekir. Karar kesinleştiğinde, kaldırılan ya da azaltılan kısım bakımından yürütülen icra takibi dayanaksız kalır. Borçlu, kesinleşmiş kararı icra dairesine sunarak takibin durdurulmasını isteyebilir; uyuşmazlık sürerse icra hukuk mahkemesine başvurulması gündeme gelir. Kesinleşme tarihine kadar tahsil edilen nafakanın geri istenip istenemeyeceği ise kararın hangi tarihten itibaren hüküm doğurduğuna göre değerlendirilir. İcra dosyasındaki işlemlerin bu aşamada yakından izlenmesi gereksiz tahsilatları önler.
Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.344). Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması istemiyle dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Tazyik hapsi bir ceza değil, kararın yerine getirilmesini sağlamaya yönelik zorlama tedbiridir.
Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde irat biçimindeki yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer.
Evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi birlikte yaşama ispatlanırsa, mahkeme kararıyla nafaka kaldırılabilir. Bu durumun delillerle ortaya konması gerekir.
Mali durumun önemli ölçüde değişmesi hâlinde nafakanın azaltılması davası açılabilir. Karar, değişen koşullara göre ileriye dönük sonuç doğurur.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.
Boşanmada Ortak Velayet hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleYoksulluk Nafakası ve Şartları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİştirak Nafakası (Çocuk Nafakası) hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBoşanma Davasında Deliller ve İspat hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBoşanmada Ev Eşyalarının Paylaşımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›