Bize ulaşın! 0535 664 07 63cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

İştirak Nafakası (Çocuk Nafakası)

İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine mali gücü oranında katılmasıdır. Çocuğun yararına hükmedilir ve talebe gerek olmadan re'sen dikkate alınır.

İştirak Nafakası Nedir?

Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182/2). Bu katkıya iştirak nafakası denir.

İştirak nafakası çocuk için istenir; velayet kendisine bırakılan ebeveyn, çocuğu temsilen bu nafakayı talep eder. Hâkim boşanmada bu nafakaya talep olmaksızın da karar verebilir.

Miktar Nasıl Belirlenir?

Nafaka miktarı; çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları ile ana-babanın ekonomik güçleri dikkate alınarak belirlenir (TMK m.330). Çocuğun standart yaşam düzeyinin korunması esastır.

Nafaka her yıl ÜFE/TÜFE gibi bir endekse bağlanarak artırılabilir; koşulların değişmesi hâlinde artırılması veya azaltılması ayrıca istenebilir.

Süresi ve Sona Ermesi

İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Ancak çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve güçlerine göre eğitim tamamlanana kadar bakım yükümü sürebilir (TMK m.328/2).

Nafakanın ödenmemesi hâlinde alacaklı, ilamlı icra takibi yapabilir; ayrıca nafaka borcunu ödemeyen yükümlü hakkında tazyik hapsi gündeme gelebilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

İştirak nafakasına ilişkin talepler aile hukukundan doğduğundan görevli mahkeme aile mahkemesidir. 4787 sayılı Kanun m.4, Türk Medeni Kanunu'nun İkinci Kitabından doğan dava ve işleri aile mahkemesinin görev alanına bırakır. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Boşanma davası derdestken iştirak nafakası ayrı bir dava konusu yapılmaz; boşanma dosyası içinde talep edilir ve hâkim talep olmaksızın da karar verebilir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir.

Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m.177). İştirak nafakasında alacaklı çocuk olduğundan, ölçüt çocuğun yerleşim yeridir; velayet kendisine bırakılan ebeveynin taşınması hâlinde yeni yerleşim yeri mahkemesi yetkili hâle gelir. Aynı kural nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması davaları bakımından da uygulanır. Yetki itirazının cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak ve yetkili mahkeme gösterilerek ileri sürülmesi gerekir; aksi hâlde mahkeme yetkili hâle gelir. Bu nedenle dava açılmadan önce çocuğun güncel yerleşim yerinin nüfus kayıtlarıyla belgelenmesi yerinde olur.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

İlk hata, nafakanın talep sahibinin kendi adına istenmesidir. İştirak nafakası çocuğun hakkı olduğundan, velayet kendisine bırakılan ebeveyn bu talebi çocuğu temsilen ileri sürer. Çocuk ergin olduğunda ise dava hakkı kendisine geçer; eğitimi devam eden ergin çocuk bakımından TMK m.328'in ikinci fıkrasına dayanılarak açılacak davayı bizzat çocuğun açması gerekir. Bir diğer sık hata, artırım kaydının belirsiz bırakılmasıdır; endeksin türü ve uygulanma dönemi açıkça gösterilmezse, ilamın icrasında hesaplama tartışması doğar. Talebin hangi tarihten itibaren ve hangi dönem için ileri sürüldüğünün gösterilmemesi de infazda sorun doğurur.

Ödemelerin belgelendirilmemesi de yaygın bir sorundur. Elden yapılan ödemelerin sonradan kanıtlanması güç olduğundan, ödemelerin açıklama yazılarak banka aracılığıyla yapılması yararlıdır. Ödenmeyen nafakanın uzun süre takibe konulmaması ise hak kaybı doğurabilir; dönemsel edim niteliğindeki birikmiş nafaka alacakları beş yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.147). Ayrıca koşulların değiştiği hâllerde artırım veya azaltım davası açmak yerine ödemenin tek taraflı olarak durdurulması, icra takibi ve buna bağlı yaptırım riskini doğurur. Değişiklik talepleri mahkeme kararıyla sonuç doğurur.

Mevzuat Dayanağıİştirak nafakası Türk Medeni Kanunu m.182/2 ve çocuğun bakımına ilişkin m.327-330 hükümlerinde düzenlenmiştir. Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır; ergin çocuğun eğitimi sürüyorsa bakım yükümü m.328/2 uyarınca devam edebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İştirak nafakası kaç yaşına kadar ödenir?

Kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla sona erer. Ergin çocuğun eğitimi devam ediyorsa, ana-babanın gücü ölçüsünde eğitim bitene kadar sürebilir.

İştirak nafakası için ayrı dava açmak gerekir mi?

Boşanma davasında hâkim talep olmasa da re'sen karar verebilir. Boşanmadan sonra ise ayrı bir nafaka davası açılabilir.

İştirak nafakası ödenmezse ne olur?

Alacaklı ilamlı icra takibi başlatabilir. Ödememe hâlinde nafaka borçlusu hakkında icra ceza mahkemesinde tazyik hapsi istenebilir.

Aile hukukunda yanınızdayız

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar