Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanmanın tüm mali ve kişisel sonuçlarında uzlaştığını gösteren yazılı belgedir. Hâkim, tarafları bizzat dinleyip iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmeden protokolü onaylamaz.
Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşler birlikte başvurduğunda veya bir eşin açtığı davayı diğeri kabul ettiğinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır (TMK m.166/3).
Hâkim tarafları bizzat dinler, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verir.
Protokolde velayetin kime bırakılacağı, çocukla kişisel ilişkinin günleri, iştirak nafakası, varsa yoksulluk nafakası, maddi-manevi tazminat ve mal paylaşımına ilişkin düzenlemeler açıkça yer almalıdır.
Belirsiz ya da eksik bırakılan konular, ileride yeni uyuşmazlıklara yol açar. Bu nedenle protokolün her kalemin miktarını, tarihini ve ödeme biçimini net biçimde içermesi gerekir.
Hâkim, özellikle çocukların yararına ilişkin düzenlemelerde protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir; taraflar bunu kabul etmezse anlaşmalı boşanma gerçekleşmez ve dava çekişmeliye döner.
Onaylanan protokol, hükmün ekidir ve kesinleşmeyle bağlayıcı hâle gelir. Nafaka ve tazminat kalemleri ilam niteliğinde olduğundan icra yoluyla takip edilebilir.
Anlaşmalı boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m.4). Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde davaya, asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetki bakımından eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir (TMK m.168). Eşler mahkemeye birlikte başvurabileceği gibi, biri dava açıp diğeri açılan davayı kabul de edebilir. Görev kuralı kamu düzenindendir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Dava dilekçesiyle birlikte imzalı protokolün sunulması, duruşmanın tek celsede tamamlanmasına imkân tanır.
Yetki kuralı kesin nitelikte olmadığından, birlikte yapılan başvurularda yetki itirazı uygulamada nadiren gündeme gelir. Buna karşılık her iki eşin de duruşmada hazır bulunması gerekir; vekil aracılığıyla temsil, hâkimin tarafları bizzat dinleme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Duruşmada hâkim, tarafların kimliklerini ve iradelerini ayrı ayrı tespit eder; vekâletnamede boşanma davasına ilişkin özel yetkinin bulunması da aranır. Yurt dışında yaşayan eş bakımından duruşma gününün buna göre planlanması, sürecin gereksiz yere uzamasını önler. Protokolde yer alan taahhütlerin ifa yeri de belirtilmelidir.
En sık karşılaşılan hata, protokoldeki kalemlerin belirsiz bırakılmasıdır. Nafakanın hangi tarihten itibaren, hangi hesaba ve hangi artış ölçütüyle ödeneceğinin yazılmaması; çocukla kişisel ilişkinin gün ve saat olarak somutlaştırılmaması; ziynet eşyası ile mal rejiminin tasfiyesi yönünden iradenin açıkça gösterilmemesi tipik eksikliklerdir. Edimlerin kime, ne zaman ve hangi koşulla ifa edileceğinin belirsiz bırakılması icra aşamasında da tereddüt doğurur. Bu boşluklar, boşanmadan kısa süre sonra yeni davaların açılmasına yol açar ve uzlaşma iradesini işlevsiz bırakır.
İkinci sık hata, protokolün imzalanmasıyla sonucun güvence altına alındığı düşüncesidir. Hüküm kesinleşinceye kadar taraflardan biri iradesinden dönebilir; bu durumda dava çekişmeli boşanmaya döner ve deliller yeniden değerlendirilir. Ayrıca protokolde yer almayan alacaklar bakımından sonradan talepte bulunulup bulunulamayacağı tartışma konusu olduğundan, feragat iradesinin kapsamı açıkça yazılmalıdır. Protokolde yer alan para alacakları, karar kesinleşmeden icra takibine konu edilemez. Çocuklara ilişkin düzenlemeler ise değişen koşullara göre her zaman yeniden istenebilir. Bu ayrıntılar, kararın uygulanmasında ortaya çıkacak tereddütleri baştan giderir.
Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bir yıldan kısa evliliklerde anlaşmalı boşanma yolu kullanılamaz; çekişmeli boşanma açılabilir.
Velayet, kişisel ilişki, iştirak ve yoksulluk nafakası, maddi-manevi tazminat ve mal paylaşımı açıkça düzenlenmelidir. Eksik kalemler sonradan uyuşmazlık doğurur.
Hâkim özellikle çocukların yararı için değişiklik önerebilir. Taraflar kabul etmezse anlaşmalı boşanma sağlanamaz ve dava çekişmeli olarak yürür.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.
Boşanmada Ortak Velayet hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleYoksulluk Nafakası ve Şartları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvlat edinmede aranan yaş farkı, evlilik süresi ve rıza koşulları, küçüğün bakımına ilişkin şartlar ile mahkeme incelemesinin kapsamı ayrıntılı anlatılıyor.
Devamını oku ›MakaleBoşanan veya evliliği sona eren kadının yeniden evlenebilmesi için öngörülen bekleme süresi ve bu sürenin kaldırılması davası anlatılır.
Devamını oku ›MakaleBoşanmada Ev Eşyalarının Paylaşımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleÇocuk Teslimi ve İcrası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›