Boşanma davasında iddialar tanık, belge, mesaj kayıtları ve sosyal medya paylaşımları gibi delillerle ispatlanır. Ancak hukuka aykırı elde edilen deliller kural olarak değerlendirilemez.
Boşanma davasında tanık beyanları, fotoğraf, mesaj ve e-posta kayıtları, banka kayıtları, otel ve seyahat belgeleri, sağlık raporları gibi her türlü delil ileri sürülebilir. Kusurun ve vakıaların ispatı davacıya düşer.
Tanıklar çoğu zaman belirleyicidir; ancak duyuma dayalı, soyut ve husumetli beyanlara mahkemeler ihtiyatla yaklaşır. Somut olay ve tarih bildiren tanıklıklar daha güçlüdür.
Eşin rızası olmadan gizlice kaydedilen görüşmeler, izinsiz ele geçirilen telefon içerikleri veya konuta gizli kamera yerleştirilerek elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delil sayılabilir ve hükme esas alınmaz (Anayasa m.20-22, HMK m.189/2).
Buna karşılık, eşin kendi rızasıyla paylaştığı ya da açık biçimde erişime sunduğu içerikler ile aile birliğine ilişkin ortak alanda tutulan bazı kayıtlar somut olaya göre değerlendirilir.
Türk Medeni Kanunu'na göre boşanmaya karar verilebilmesi için evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ve kusurun ispatı gerekir (TMK m.166). Her taraf dayandığı vakıayı ispatla yükümlüdür (HMK m.190).
Kusurun ispatı yalnızca boşanmayı değil, maddi-manevi tazminat ve nafaka taleplerini de doğrudan etkiler. Bu nedenle delillerin usulüne uygun ve zamanında sunulması büyük önem taşır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.121 ve m.129, dava ve cevap dilekçesinde dayanılan belgelerin dilekçeye eklenmesini, başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için ise gerekli bilgilerin gösterilmesini arar. Ön inceleme aşamasında taraflara, dilekçelerinde gösterdikleri ancak sunmadıkları belgeleri mahkemeye getirmeleri yahut başka yerden getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmaları amacıyla iki haftalık kesin süre verilir. Bu süre içinde gereği yerine getirilmezse, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılır. Tanık listesi de kesin süre içinde, her tanığın hangi vakıayı ispat edeceği belirtilerek sunulmalıdır.
Kesin sürenin geçmesinden sonra delil gösterilmesi ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.145 koşullarının varlığında mümkün olur; yeni delilin sunulmaması tarafın kusurundan kaynaklanmamalı veya gecikme yargılamayı geciktirme amacı taşımamalıdır. Dijital içeriklerde yalnızca ekran görüntüsü sunmak çoğu zaman yeterli görülmez; içeriğin kaynağı, tarihi ve bütünlüğü ortaya konmalıdır. Delilin kaybolma veya değişme ihtimali varsa, dava açılmadan önce de aynı Kanun m.400 ve devamı uyarınca delil tespiti istenebilir. Gerektiğinde bilirkişi incelemesi talep edilerek verinin doğruluğu denetlenebilir.
Dilekçelerde tarih, yer ve kişi belirtmeyen soyut ifadelerle yetinmek en yaygın hatadır; mahkeme, dayanılmayan bir vakıayı kendiliğinden inceleyemez. Tanığın hangi olaya ilişkin dinleneceğinin gösterilmemesi, tanıklığın değerlendirilmesini güçleştirir. Affedilen ya da hoşgörüyle karşılandığı anlaşılan olaylara dayanılması da sonuç doğurmaz. Ayrıca eşin ekonomik durumuna ilişkin iddialarda banka, tapu ve sicil kayıtlarının mahkemeden getirtilmesi talep edilmediğinde yalnızca beyanla yetinilmiş olur ve nafaka ile tazminat taleplerinin dayanağı zayıflar. Delil listesinin dilekçe ekinde düzenli biçimde sunulması da yararlı olur.
Bir diğer önemli hata, delil elde ederken hukuka aykırı yöntemlere başvurulmasıdır. Gizli kayıt almak, konuta veya araca izinsiz cihaz yerleştirmek, eşin telefonuna yahut elektronik posta hesabına izinsiz erişmek gibi davranışlar yalnızca delilin değerlendirme dışı bırakılmasına yol açmaz; Türk Ceza Kanunu m.132 ve devamındaki hükümler bakımından ayrıca sorumluluk doğurabilir. Kusur karşılaştırmasının sonuçlarını gösteren delillerin ihmal edilmesi de tazminat ve nafaka taleplerini etkiler. Bu nedenle delil planının dava açılmadan önce oluşturulması yerinde olur.
Rıza dışı ve hukuka aykırı yolla ele geçirilen içerikler kural olarak delil sayılmaz. Eşin kendi rızasıyla paylaştığı veya açıkça erişilebilir içerikler somut olaya göre değerlendirilir.
Zorunlu değildir; ancak boşanma sebebi ve kusuru ispat yükü size aitse, tanık en sık başvurulan delildir. Belge ve kayıtlarla da ispat mümkündür.
Herkese açık paylaşımlar delil olarak sunulabilir. Kapalı hesaplara hukuka aykırı erişimle elde edilen içerikler değerlendirmeye alınmayabilir.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.
Ailenin korunması ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararları, başvuru mercileri ve tedbire aykırılık ele alınıyor.
Devamını oku ›MakaleZina, hayata kast ve terk gibi özel boşanma sebeplerinde af ve hak düşürücü sürelerin dava hakkına etkisi anlatılır.
Devamını oku ›Makaleİştirak Nafakası (Çocuk Nafakası) hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBoşanmada Ev Eşyalarının Paylaşımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleÇocuk Teslimi ve İcrası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›