Kayyımlık, kişinin fiil ehliyeti tam olmakla birlikte belirli bir işini görememesi veya bir malvarlığının yönetime muhtaç olması hallerinde başvurulan, vesayetten daha sınırlı kapsamlı bir koruma önlemidir.
Türk Medeni Kanunu m.426 uyarınca, bir kişinin belirli bir işi görebilmesi için yasal temsilciye ihtiyaç duyulması ve bu işin açılmasının gecikmesinde sakınca bulunması hallerinde, vesayet makamı o iş için temsil kayyımı atar.
Temsil kayyımlığı, özellikle vesayet altındaki kişi ile vasisi arasında menfaat çatışması bulunduğunda veya kişinin bulunamadığı durumlarda başvurulan bir kurumdur; kayyım yalnızca kendisine verilen işle sınırlı yetkiye sahiptir.
m.427 gereğince, yönetilemeyen bir malvarlığının veya bir işletmenin korunması için yönetim kayyımı atanabilir; bu kayyım, kendisine bırakılan mal veya işletmeyi vesayet makamının denetiminde yönetir.
Yönetim kayyımlığı, özellikle mirasçıların belirsiz olduğu terekelerde veya kayıp kişilerin mallarının korunması gereken durumlarda uygulama alanı bulur; kayyımın yetkileri atama kararında açıkça belirlenir.
Kayyım, ilgilinin veya resmi makamların bildirimi üzerine sulh hukuk mahkemesi sıfatıyla hareket eden vesayet makamı tarafından atanır; atama öncesinde kayyımlık görevini üstlenecek kişinin uygunluğu araştırılır.
Atanan kayyım, görevi sona erdiğinde vesayet makamına hesap vermekle yükümlüdür; kayyımın görevini kötüye kullanması halinde denetim makamı tarafından görevden alınması mümkündür.
Kayyımlık ile vesayet arasındaki temel fark, kişinin fiil ehliyetine etkisidir. Vesayette kişi kısıtlanır ve fiil ehliyeti kural olarak ortadan kalkar ya da önemli ölçüde sınırlanır; vasi, vesayet altındaki kişinin bütün işlerinde yasal temsilcidir. Kayyımlıkta ise ilgilinin fiil ehliyeti korunur; kayyım yalnızca kendisine verilen belirli işi görür veya belirli bir malvarlığını yönetir. Bu nedenle kayyım atanması, kişinin hukuki durumuna en az müdahale eden koruma önlemi olarak nitelendirilir ve gereklilik ile ölçülülük ilkeleri çerçevesinde değerlendirilir.
Türk Medeni Kanunu m.429'da düzenlenen yasal danışmanlık ise farklı bir işleve sahiptir; burada kişi belirli işlemleri tek başına yapamaz, yasal danışmanın görüşü alınmadan gerçekleştirilen işlem geçerli olmaz. Kayyım ise kural olarak ilgilinin yerine hareket eder. Kayyımın vekilden farkı da açıktır: kayyımlık sözleşmeye değil mahkeme kararına dayanır, kapsamı kararla belirlenir ve kayyım vesayet makamının sürekli denetimi altındadır. Önemli işlemlerde vesayet makamının, bazı işlemlerde ayrıca denetim makamının izni aranır. Bu denetim, kayyımın işlemlerinin ilgilinin menfaatine uygunluğunun sürekli biçimde gözetilmesini sağlar.
Süreç, ilgilinin, yakınlarının veya durumu öğrenen resmî makamların bildirimi ya da mahkemenin resen harekete geçmesiyle başlar. Talep, vesayet makamı sıfatıyla görev yapan sulh hukuk mahkemesine yöneltilir. Mahkeme, atamayı gerektiren sebebin bulunup bulunmadığını araştırır; gerektiğinde ilgiliyi ve yakınlarını dinler, nüfus, tapu ve banka kayıtlarını inceler, sağlık durumuna ilişkin rapor alır. Karar verilirken kayyımın görev alanı, yetkilerinin kapsamı ve varsa süresi açıkça gösterilir; sınırları belirsiz bırakılan bir görevlendirme, sonradan yapılan işlemlerin geçerliliği bakımından tartışma doğurur.
Atama kararının ardından kayyım göreve başlar; yönetim kayyımlığında malvarlığının defterinin tutulması ve dönemsel olarak hesap ve rapor sunulması gerekir. Taşınmaz satışı, önemli tutarda borçlanma ve dava açma gibi işlemler için vesayet makamının, bazı işlemler bakımından ise ayrıca denetim makamının izni aranır. Vesayet makamının kararlarına karşı ilgililer, tebliğden başlayarak on gün içinde denetim makamı sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesine itiraz edebilir. Kayyımlığı gerektiren sebep ortadan kalktığında görev, vesayet makamının kararıyla sona erer.
Bir kişinin belirli bir işi görebilmesi için temsilciye ihtiyacı varsa ve bu işin gecikmesinde sakınca bulunuyorsa temsil kayyımı atanır.
Yönetilemeyen bir malvarlığı veya işletmenin korunması gerektiği durumlarda yönetim kayyımı atanır.
Kayyım, sulh hukuk mahkemesi sıfatıyla hareket eden vesayet makamı tarafından atanır.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.
Nişanda Verilen Hediye ve Ziynetlerin İadesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvlenme Ehliyeti ve Evlenme Engelleri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvliliğin Mutlak Butlanı ve Sonuçları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvliliğin Nispi Butlanı ve İptal Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvlilik Birliğinde Eşlerin Temsil Yetkisi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEdinilmiş Mallara Eklenecek Değerler ve Denkleştirme hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›