Evlenme, kanunda öngörülen bazı ehliyet şartlarının varlığını ve bazı engellerin bulunmamasını gerektiren, kamu düzenini de ilgilendiren bir hukuki işlemdir.
Türk Medeni Kanunu m.124 uyarınca evlenebilmek için erkek ve kadının on yedi yaşını doldurmuş olması gerekir; olağandışı durumlarda hâkim on altı yaşını dolduran kişinin evlenmesine izin verebilir. Ayrıca m.125 gereğince evlenecek kişinin ayırt etme gücüne sahip olması aranır.
Küçükler ve kısıtlılar bakımından yasal temsilcinin izni gerekir; m.126 ve m.127 hükümleri bu iznin şekli ve reddi halinde izlenecek yolu düzenler. İzin verilmemesi halinde ilgili kişi hâkimden izin isteyebilir.
Hısım olanlar arasında evlenme m.129 gereğince yasaktır; üst soy-alt soy hısımları, kardeşler, amca-hala-dayı-teyze ile yeğenler arasında evlenme kesin olarak engellenmiştir. Evlat edinen ile evlatlık arasında da bu engel geçerlidir.
Halen devam eden bir evlilik varken ikinci bir evlilik yapılamaz; m.130 hükmü önceki evliliğin sona ermesini yeni evlilik için ön şart olarak arar. Akıl hastalığı nedeniyle evlenmede sağlık kurulu raporu istenebileceği m.133'te düzenlenmiştir.
Evlenme engellerine rağmen yapılan evlilik, kendiliğinden yok hükmünde sayılmaz; ilgili kişiler veya savcılığın açacağı butlan davasıyla mahkeme kararıyla ortadan kaldırılır. Bu nedenle evlenme engelleri ile butlan sebepleri birbiriyle yakından ilişkilidir.
Evlendirme memuru, başvuru sırasında evlenme engeli bulunup bulunmadığını inceler ve engel tespit ederse evlenmeyi resen reddeder; ret kararı nüfus müdürlüğüne veya idare mahkemesine itiraz konusu yapılabilir.
Evlenme engellerine rağmen kurulan evliliklerde başvurulacak yol butlan davasıdır. Türk Medeni Kanunu m.145, eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunmasını, sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olmasını, evlenmeye engel derecede akıl hastalığı bulunmasını ve eşler arasında evlenmeye engel derecede hısımlık bulunmasını mutlak butlan sebebi sayar. Mutlak butlan davası Cumhuriyet savcısı tarafından resen açılır; bu dava ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir (m.146). Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.
Dava hakkı bazı hâllerde sınırlanır. Sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı savcı tarafından resen dava edilemez; ancak her ilgili butlanın karar altına alınmasını isteyebilir (TMK m.147). Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmesi durumunda mutlak butlan davasını yalnızca ilgili eş açabilir. Yasal temsilcinin izni alınmadan evlenen küçük veya kısıtlı bakımından iptal davası yasal temsilciye tanınmıştır; evlenen kişinin sonradan ergin olması, kısıtlılıktan çıkması veya kadının gebe kalması hâlinde iptale karar verilemez (m.153).
Uygulamada en sık rastlanan yanılgı, engelli evliliğin kendiliğinden hükümsüz olduğu düşüncesidir. Oysa TMK m.156 açıkça, batıl bir evliliğin ancak hâkimin kararıyla sona ereceğini ve mutlak butlan hâlinde bile evlenmenin, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğuracağını düzenler. Bu nedenle karar verilinceye kadar mirasçılık, soyadı, mal rejimi ve evlilik birliğinden doğan yükümlülükler varlığını sürdürür. Butlan kararı geçmişe etkili sonuç doğurmaz; evlilik, boşanmaya benzer biçimde ileriye etkili olarak sona erer ve nüfus kütüğüne tescil edilir.
Kararın sonuçları çocuklar ve eşler yönünden ayrı düzenlenmiştir. Butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasa bile evlilik içinde doğmuş sayılır (TMK m.157); soybağı bu kararla etkilenmez. Eşler yönünden ise evlenirken iyiniyetli olan eş, bu evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur. Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı konularında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (m.158). Butlanı dava etme hakkı mirasçılara geçmez; mirasçılar yalnızca açılmış olan davayı sürdürebilir (m.159).
Kural olarak on yedi yaşını dolduran kişiler evlenebilir; olağandışı hallerde hâkim kararıyla on altı yaşını dolduranlara da izin verilebilir.
Evet, amca-hala-dayı-teyze çocukları arasında evlenme yasağı bulunmaz; yasak yalnızca kanunda sayılan yakın hısımlık derecelerini kapsar.
Böyle bir evlilik kendiliğinden geçersiz sayılmaz; ancak butlan davası açılarak mahkeme kararıyla ortadan kaldırılabilir.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.
Nişanda Verilen Hediye ve Ziynetlerin İadesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvliliğin Mutlak Butlanı ve Sonuçları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvliliğin Nispi Butlanı ve İptal Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvlilik Birliğinde Eşlerin Temsil Yetkisi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEdinilmiş Mallara Eklenecek Değerler ve Denkleştirme hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvlilik Sırasında Mal Rejiminin Değiştirilmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›