Eşler, evlilik süresince yasal mal rejiminden farklı bir rejimi seçmek veya mevcut sözleşmeli rejimi değiştirmek istediklerinde kanunda öngörülen bazı şekil ve içerik şartlarına uymak zorundadır.
Türk Medeni Kanunu m.202 uyarınca eşler arasında yasal mal rejimi, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden biri sözleşmeyle kararlaştırılabilir; sözleşme evlenmeden önce veya evlilik süresince yapılabilir.
Mal rejimi sözleşmesi, m.205 gereğince noterde düzenleme şeklinde yapılır; taraflar evlenme başvurusu sırasında evlendirme memuruna da yazılı beyanda bulunarak seçtikleri rejimi bildirebilir. Rejim değişikliği ancak sözleşmenin kurulmasından sonraki döneme etkili olur.
Haklı bir sebebin varlığı halinde, eşlerden biri mahkemeden mevcut rejimin mal ayrılığına dönüştürülmesini isteyebilir; m.206 uyarınca diğerinin borcu aşırı ölçüde artmış veya malların yönetiminde ciddi bir güçlük ortaya çıkmışsa bu talep kabul edilebilir.
Alacaklıların, eşin mal rejimi nedeniyle alacağını tahsil edememesi durumunda da m.210 gereğince mal ayrılığına geçiş talep edebileceği kanunda düzenlenmiştir; bu düzenleme alacaklıların korunmasını amaçlar.
Rejim değişikliği kararı kesinleştiğinde, önceki rejimin tasfiyesi yapılır ve eşler arasındaki mal ilişkileri yeni rejime göre düzenlenmeye başlar; bu tasfiyede önceki rejime ilişkin hükümler uygulanır.
Sözleşmeyle yapılan rejim değişikliklerinde geriye dönük etki kural olarak aranmaz; ancak eşler sözleşmede açıkça kararlaştırmışlarsa evlilik tarihine kadar geriye etkili sonuç doğuracak şekilde de anlaşabilirler.
Mal rejimine ilişkin uyuşmazlıklar, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca aile mahkemesinin görev alanına girer. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde davalara, asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Olağanüstü mal rejimine geçiş, yani mevcut rejimin mal ayrılığına dönüştürülmesi istemi de bu mahkemede görülür. Alacaklının, borçlu eşin mal rejimi nedeniyle alacağını elde edememesi durumunda açacağı dava bakımından da görev aynı şekilde belirlenir; talebin niteliği değişse de görevli yargı yeri değişmez.
Yetki bakımından mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar için Türk Medeni Kanunu m.214 özel bir kural getirir. Buna göre rejim ölümle sona ermişse ölenin son yerleşim yeri mahkemesi; boşanma, evliliğin iptali veya hâkim kararıyla mal ayrılığına geçilmesi durumunda bu davalarda yetkili olan mahkeme; diğer hâllerde ise davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Rejim değişikliğine ilişkin talepler bakımından ise genel yetki kuralları uygulanır. Yetki itirazının ilk itiraz olarak süresinde ileri sürülmesi gerekir; aksi hâlde mahkeme yetkili hâle gelir.
Sözleşme yoluyla değişiklikte süreç, eşlerin seçmek istedikleri rejim üzerinde anlaşmasıyla başlar ve noterde düzenleme şeklinde yapılan sözleşmeyle tamamlanır. Sözleşme ancak ayırt etme gücüne sahip kişilerce yapılabilir; küçük ve kısıtlılar bakımından yasal temsilcinin rızası aranır. Noter, tarafların kimliğini ve iradesini tespit ederek metni düzenler ve taraflarca imzalanır. Seçilen rejim, kural olarak sözleşmenin kurulmasından sonraki döneme etki eder; geçmişe yönelik sonuç doğurması için ayrıca tasfiyeye ilişkin iradenin açıkça ortaya konulması gerekir. Sözleşmenin bir örneğinin taraflarca saklanması, ileride tasfiye aşamasında rejimin başlangıç tarihinin ispatını kolaylaştırır.
Mahkeme yoluyla değişiklikte ise dava dilekçesiyle birlikte haklı sebebin dayanakları ortaya konulur; borç yükünün aşırı artması, malların yönetiminde ciddi güçlük doğması veya alacaklının korunması gereği bu kapsamda değerlendirilir. Mahkeme, tarafları dinler, banka ve tapu kayıtlarını, icra dosyalarını ve gerektiğinde bilirkişi raporunu değerlendirerek karar verir. Mal ayrılığına geçilmesine karar verilirse önceki rejim tasfiye edilir ve sonuçları kararla birlikte doğar. Geçişi haklı kılan sebepler ortadan kalkarsa, eşlerden birinin istemiyle hâkim eski mal rejimine dönülmesine karar verebilir.
Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme şeklinde yapılır; evlenme başvurusu sırasında evlendirme memuruna yazılı beyanla da rejim seçimi bildirilebilir.
Evet, haklı bir sebebin varlığı halinde eşlerden biri mahkemeden mevcut rejimin mal ayrılığına dönüştürülmesini isteyebilir.
Evet, alacağını tahsil edemeyen alacaklı, belirli şartlarla mal ayrılığına geçiş talep edebilir.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.
Nişanda Verilen Hediye ve Ziynetlerin İadesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvlenme Ehliyeti ve Evlenme Engelleri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvliliğin Mutlak Butlanı ve Sonuçları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvliliğin Nispi Butlanı ve İptal Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvlilik Birliğinde Eşlerin Temsil Yetkisi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEdinilmiş Mallara Eklenecek Değerler ve Denkleştirme hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›