Nispi butlan, mutlak butlandan farklı olarak yalnızca belirli kişilerin dava açma hakkına sahip olduğu ve kısa sürelerle sınırlanmış bir geçersizlik türüdür.
Türk Medeni Kanunu m.148-151 uyarınca ayırt etme gücünden geçici yoksunluk (m.148), yanılma (m.149), aldatma (m.150) veya korkutma (m.151) altında yapılan evlenmeler nispi butlanla sakatlanmış sayılır. Yasal temsilcinin izni olmadan evlenen küçük veya kısıtlının evliliği de bu kapsamdadır.
Yanılma halinde, eşin kişiliğinde veya önemli niteliklerinde yanılgıya düşülmüş olması ve bu yanılgının evlenme kararı üzerinde belirleyici etkisi bulunması aranır; sırf beklentilerin karşılanmamış olması nispi butlan sebebi sayılmaz.
Nispi butlan davası, m.148-151 gereğince ilgili sakatlığa uğrayan eş tarafından açılabilir; yasal temsilcinin dava hakkı ise m.153'te ayrıca düzenlenmiştir. Hak düşürücü süreler m.152'de gösterilmiştir.
Dava açma hakkı, sakatlığın öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren altı ay ve her halde evlenme tarihinden itibaren beş yıl geçtikten sonra kullanılamaz; bu süreler hak düşürücü niteliktedir.
Yasal temsilcinin izni olmadan evlenen küçük veya kısıtlı ergin olur ya da kısıtlılık hali kalkarsa ve evliliğe açıkça veya örtülü olarak onay verirse, m.153 gereğince nispi butlan davası açılamaz.
Nispi butlan davası kabul edilirse evlilik, mutlak butlanda olduğu gibi karar kesinleşinceye kadar geçerli sayılır ve kesinleşme anında ileriye etkili olarak sona erer; mali sonuçlar boşanmaya ilişkin hükümlere göre belirlenir.
Mutlak butlan sebepleri kamu düzenini yakından ilgilendiren ağır sakatlıklardır; eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması, sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olması, evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığının bulunması veya evlenmeye engel hısımlığın varlığı bu kapsamdadır. Bu hâllerde dava Cumhuriyet savcısı tarafından resen açılır ve ilgisi bulunan herkes dava açabilir. Nispi butlanda ise dava hakkı yalnızca iradesi sakatlanan eşe ve belirli hâllerde yasal temsilciye tanınmıştır. Bir diğer fark davanın kişiye bağlılığıdır; nispi butlan davası kural olarak mirasçılara geçmezken, mutlak butlan iddiası bazı hâllerde ilgili üçüncü kişilerce de ileri sürülebilir.
İkinci önemli fark sürelere ilişkindir. Mutlak butlan davası kural olarak bir süreye bağlı değildir ve evlilik devam ettiği sürece açılabilir. Nispi butlan davası ise sakatlığın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde evlenme tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Üçüncü fark onaydır; nispi butlanla sakat evlilik, hak sahibinin evliliği onaması veya sürelerin geçmesiyle geçerli hâle gelirken, mutlak butlan sebepleri kural olarak sonradan onaylanamaz. Bu nedenle olayda hangi geçersizlik türünün bulunduğunun baştan doğru belirlenmesi, dava hakkının varlığı ve süresi bakımından belirleyici olur.
Butlanla sakat bir evlilik kendiliğinden hükümsüz değildir; ancak hâkim kararıyla sona erer. Karar verilinceye kadar evlilik, geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur. Bu nedenle iptal kararı geçmişe etkili sonuç doğurmaz; taraflar arasında bu dönemde kurulan mal rejimi ilişkisi ile nafaka ve miras hakları, karar kesinleşinceye kadar geçerliliğini korur. İptal kararının sonuçlarına, kanunun açık atfı gereği boşanmaya ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır. İptal talebi reddedilirse evlilik geçerli sayılarak devam eder; bu nedenle davanın koşullarının oluşmadığı hâllerde boşanma sebeplerinin ayrıca değerlendirilmesi yerinde olur.
İptal edilen evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyi niyetli olmasa bile evlilik içinde doğmuş sayılır; çocuklarla ana ve baba arasındaki ilişkilere de boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Evlenirken iyi niyetli olan eş, bu evlenmeyle kazandığı kişisel durumunu korur. Koşulları varsa yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talepleri de gündeme gelebilir. Karar kesinleştiğinde nüfus kütüğüne işlenir ve evlilik ileriye etkili biçimde sona erer. Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası bakımından da boşanmadaki ölçütler uygulandığından, çocukların üstün yararı kararın merkezinde yer alır.
Evet, aldatma nedeniyle evlenmeye karar veren eş, öğrenmeden itibaren altı ay içinde nispi butlan davası açabilir.
Evet, öğrenme tarihinden itibaren altı ay ve evlenme tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü sürelere tabidir.
Ergin olduktan sonra evliliğe açıkça veya örtülü olarak onay verirse artık nispi butlan davası açılamaz.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.
Nişanda Verilen Hediye ve Ziynetlerin İadesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvlenme Ehliyeti ve Evlenme Engelleri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvliliğin Mutlak Butlanı ve Sonuçları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvlilik Birliğinde Eşlerin Temsil Yetkisi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEdinilmiş Mallara Eklenecek Değerler ve Denkleştirme hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvlilik Sırasında Mal Rejiminin Değiştirilmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›