Bize ulaşın! 0535 664 07 63✉ cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Babalık Davasında Süre ve Soybağı Karinesi

Babalık davası, evlilik dışı doğan bir çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkeme kararıyla kurulmasını sağlayan ve kanunda özel sürelere bağlanmış bir dava türüdür.

Dava Açma Hakkı Olanlar

Türk Medeni Kanunu m.301 uyarınca babalık davasını ana ve çocuk açabilir; çocuğun ergin olması halinde bu hakkı bizzat kendisi kullanır, küçükken ise anası veya atanacak kayyım tarafından açılabilir.

Cumhuriyet savcısı ve Hazine'nin babalık davası açma hakkı bulunmamaktadır; kanun bu makamlar bakımından yalnızca ihbar öngörür. Babalık davası Cumhuriyet savcısına ve Hazineye, dava ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.

Dava Açma Süresi

m.303 gereğince ananın babalık davası, çocuğun doğumundan önce ya da doğumdan başlayarak bir yıl içinde açılabilir. Buna karşılık maddenin çocuğun dava hakkını süreye bağlayan hükümleri Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden, çocuk tarafından veya çocuk adına açılan babalık davalarında hak düşürücü bir süre bulunmamaktadır.

Bu nedenle sürenin işleyip işlemediği, davanın ana tarafından mı yoksa çocuk tarafından ya da çocuk adına mı açıldığına göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir; ananın dava hakkı bakımından bir yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmaması gerekir.

Soybağı Karinesi ve İspat

Davalı erkeğin, çocuğun doğumundan önce ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, m.302 gereğince babalığına karine oluşturur; bu karinenin çürütülmesi için davalının baba olmasının olanaksız veya bir başka erkeğin baba olma olasılığının çok daha yüksek olduğunun ispat edilmesi gerekir.

Günümüzde DNA testleri, babalık davalarında en güvenilir ispat aracı olarak kabul edilmekte ve mahkemeler bu testin sonucuna göre karar vermektedir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Babalık davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde dava, asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla görülür (4787 sayılı Kanun m.4). Yetki bakımından Türk Medeni Kanunu özel bir kural getirir: dava, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir (TMK m.283). Bu kural, ananın veya çocuğun bulunduğu yerde dava açılmasına imkân tanıyarak yargıya erişimi kolaylaştırır. Yetki itirazının ilk itiraz olarak ve süresinde ileri sürülmesi gerekir; aksi hâlde mahkeme yetkili hâle gelir. Görev kuralı kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme, taraflar ileri sürmese bile görevli olup olmadığını resen inceler.

Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır; husumetin yanlış yöneltilmesi işin esasının incelenmesini engeller. Kanun ayrıca ihbar yükümlülüğü öngörür: babalık davası Cumhuriyet savcısına ve Hazineye, dava ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir (TMK m.301). İhbarın yapılmaması kararın kaldırılması sebebi oluşturabildiğinden bu adımın tamamlanması önemlidir. Çocuk küçükse ve menfaat çatışması varsa, çocuğu temsil etmek üzere vesayet makamınca kayyım atanması gerekir; kayyım atanmadan yürütülen yargılamada temsil sorunu doğar. Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken taraf ve ihbar listesinin eksiksiz oluşturulması, sürecin gecikmeden ilerlemesini sağlar.

İspat ve Deliller

Babalık davasında hâkim maddî olguları resen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder; taraflarca getirilme ilkesi burada uygulanmaz (TMK m.284). Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdür. Uygulamada bu kural, genetik inceleme raporunu belirleyici delil hâline getirir. Davalı, hâkimin öngördüğü incelemeye rıza göstermezse hâkim, durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu onun aleyhine doğmuş sayabilir; bu yaptırım ispat bakımından güçlü bir etki doğurur. İnceleme giderlerinin gider avansından karşılanması ve raporun usulüne uygun biçimde alınması da sonucu etkileyen teknik ayrıntılardır.

Karinenin çürütülmesi, davalının baba olmasının olanaksız olduğunun ya da bir başka erkeğin baba olma olasılığının daha yüksek bulunduğunun ortaya konulmasına bağlıdır. Tanık beyanları, yazışmalar ve doğum kayıtları destekleyici değer taşısa da tek başına sonuç doğurmaz. Dava sürerken çocuğun ihtiyaçları için geçici nafakaya hükmedilmesi mümkündür; hâkim babalık olasılığını kuvvetli bulursa hükümden önce uygun bir nafaka takdir edebilir (TMK m.333). Ana ayrıca doğum giderleri ile doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini isteyebilir (TMK m.304). Bu istemler ayrı bir dava konusu yapılabileceği gibi babalık davasıyla birlikte de ileri sürülebilir.

Mevzuat DayanağıBabalık davası 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.301-303 hükümlerinde düzenlenmiştir. Bu maddeler dava açma hakkına sahip kişileri, doğumdan önce veya doğumdan itibaren bir yıllık dava açma süresini ve davalı erkeğin babalığına ilişkin karineyi belirlemektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Babalık davasını kim açabilir?

Babalık davasını ana veya çocuk açabilir; belirli şartlarda cumhuriyet savcısı ve Hazine de dava açabilir.

Babalık davası ne zamana kadar açılabilir?

Dava, doğumdan önce veya doğumdan itibaren bir yıl içinde açılabilir; haklı sebep varsa bu süre uzayabilir.

Babalığın ispatında hangi yöntem kullanılır?

Günümüzde DNA testi en güvenilir ispat aracı olarak kabul edilmekte ve mahkeme kararı bu sonuca göre verilmektedir.

Aile hukukunda yanınızdayız

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar