Kampanyalı satışlar ve ön ödemeli konut satışları, tüketiciye özel koruma sağlayan işlemlerdir. Teslim taahhüdü, cayma hakkı ve satıcının yükümlülükleri bakımından ayrı kurallar geçerlidir.
Kampanyalı satış, ayrı bir sözleşme tipi olarak mülga 4077 sayılı Kanun'da düzenlenmişti; yürürlükteki 6502 sayılı Kanun'da bu adla bir sözleşme tipi bulunmamaktadır. Bedelin bir kısmının ya da tamamının önceden ödendiği satışlar bugün ön ödemeli konut satışı, taksitle satış, iş yeri dışında kurulan sözleşmeler ve mesafeli sözleşmeler hükümlerine göre değerlendirilir. Ön ödemeli konutun sözleşmede taahhüt edilen süre içinde tüketiciye teslim edilmesi zorunludur (6502 sayılı Kanun m.44).
Bu süre her hâlükârda sözleşme tarihinden itibaren kırk sekiz ayı geçemez. Tüketici, taahhüt edilen edim yerine getirilmezse sözleşmeden dönebilir ve ödediğini geri isteyebilir.
Ön ödemeli konut satışında, tüketici konut tamamlanmadan ödeme yapar. Bu işlemlerde sözleşmenin yazılı yapılması, teminat (bina tamamlama sigortası vb.) sağlanması ve tapu güvencesi öngörülmüştür (6502 sayılı Kanun m.40-46).
Tüketici, ön ödemeli konut satışında belirli süre içinde herhangi bir gerekçe göstermeden cayabilir; devir/teslim süresi ise kanunda azami sınıra bağlanmıştır.
Ön ödemeli konut satışında tüketici, sözleşmenin kurulmasından itibaren belirli süre içinde cayma hakkını kullanabilir. Cayma hâlinde satıcı, aldığı bedeli iade eder.
Kampanyalı satışta da tüketicinin cayma ve dönme hakları saklıdır. İade ve tazminat talepleri, sözleşme ve ödeme belgeleriyle ileri sürülür.
Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda başvurulacak merci, uyuşmazlığın değerine göre belirlenir. Kanunda öngörülen parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar ise tüketici mahkemesinde görülür (6502 sayılı Kanun m.68, m.73). Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde davalara asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Tüketici, davayı kendi yerleşim yeri mahkemesinde de açabilir; bu kural tüketiciye tanınmış bir seçim hakkıdır ve satıcının merkezine bağlı kalma zorunluluğu bulunmadığını gösterir. Hakem heyetine başvuru, uyuşmazlığın konusuna ve tutarına göre ilçe veya il heyetine yapılır.
Tüketici mahkemelerinde açılan davalar harçtan muaftır; bu düzenleme hak arama yolunu kolaylaştırır (6502 sayılı Kanun m.73). Hakem heyeti kararlarına karşı, tebliğden itibaren kanunda öngörülen süre içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. Ayrıca tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; tüketici hakem heyetinin görev alanında kalan uyuşmazlıklar ile kanunda sayılan bazı hâller bu kapsamın dışındadır (6502 sayılı Kanun m.73/A). Son tutanağın dilekçeye eklenmemesi usulden ret sebebidir. Süreç boyunca tebligat adresinin güncel tutulması, kararların zamanında öğrenilmesi bakımından önem taşır.
İlk hata, sözleşmenin ve eklerinin bir örneğinin tüketiciye verilmemesi ya da tüketicinin bu belgeleri saklamamasıdır. Ön ödemeli konut satışında sözleşme kurulmadan önce ön bilgilendirme yapılması ve sözleşmenin öngörülen şekil şartına uygun düzenlenmesi zorunludur; şekil şartına uyulmaması, satıcının bu eksikliği tüketici aleyhine ileri sürmesini engeller. İkinci hata, ödemelerin sözleşmede gösterilen hesap dışına ve belgesiz yapılmasıdır; teminat düzeninin işleyebilmesi için ödemelerin izlenebilir olması gerekir. Banka kayıtları, ödeme planı ve dekontlar sonradan açılacak davada temel ispat aracını oluşturur.
Cayma ve dönme haklarının karıştırılması da sık görülür. Cayma, sözleşmenin kurulmasından sonra kanunda öngörülen kısa süre içinde ve gerekçe gösterilmeksizin kullanılan bir haktır; dönme ise teslim veya devir yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gibi bir sebebe dayanır ve sonuçları farklıdır (6502 sayılı Kanun m.43, m.45). Bildirimin yazılı olarak ya da kalıcı veri saklayıcısı ile yapılması ve gönderim tarihinin ispatlanabilmesi önemlidir. Teslim gecikmelerine ilişkin yazışmaların ve teslim tutanaklarının saklanması sonraki aşamada temel delil işlevi görür. Hangi hakkın kullanıldığının bildirimde açıkça belirtilmesi, karşı tarafın yanlış değerlendirme yapmasını engeller.
Evet. Sözleşmenin kurulmasından itibaren belirli süre içinde gerekçe göstermeden cayabilir ve ödediğinizi geri alabilirsiniz.
Taahhüt edilen sürede teslim yapılmazsa sözleşmeden dönebilir ve ödediğiniz bedeli geri isteyebilirsiniz.
Kanun, bina tamamlama sigortası gibi teminatlar ve tapu güvencesi öngörür; sözleşmenin yazılı olması zorunludur.
Ayıplı mal-hizmet, cayma hakkı, banka ve kredi uyuşmazlıklarında hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinde yanınızdayız. Bize ulaşın.
Ayıplı Konut ve Eksik İmalat hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüketici Hakem Heyeti Kararına İtiraz hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüketici davalarında 6502 sayılı TKHK m.73 uyarınca harçtan muafiyet, dava şartı arabuluculuk ve yargılama giderlerine ilişkin esaslar.
Devamını oku ›MakaleTüketici sözleşmesinde cayma hakkı, mesafeli satışlarda gerekçe gösterilmeden kullanılır; sürenin başlangıcı, bildirim şekli ve iade yükümlülüğü anlatılıyor.
Devamını oku ›MakaleKonut Kredisinde Dosya Masrafı İadesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleSigorta Sözleşmesinde Cayma ve İptal hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›