Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesinde itiraz edilebilir. İtiraz, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; ancak mahkeme tedbir kararı verebilir.
Tüketici hakem heyeti kararları taraflar için bağlayıcıdır ve ilam niteliğindedir; icra dairesi aracılığıyla yerine getirilebilir (6502 sayılı Kanun m.70).
Belirli parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuru zorunludur; sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar doğrudan tüketici mahkemesinde görülür.
Taraflar, hakem heyeti kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir (6502 sayılı Kanun m.70/3). Süre hak düşürücüdür.
İtirazı inceleyen tüketici mahkemesinin verdiği karar kesindir. İtiraz dilekçesinde, kararın hukuka aykırı yönleri somut biçimde açıklanmalıdır. İtiraz dilekçesi, tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine sunulur; sürenin son gününün resmî tatile denk gelmesi hâlinde süre, izleyen ilk iş günü mesai bitimine kadar uzar.
İtiraz edilmesi, hakem heyeti kararının icrasını kendiliğinden durdurmaz. Ancak tüketici mahkemesi, talep üzerine ve koşulları varsa icranın durdurulmasına (tedbire) karar verebilir.
İtiraz haklı bulunursa karar kaldırılır; haksız bulunursa hakem heyeti kararı kesinleşir ve uygulanır. Bu nedenle sürelere ve gerekçelere dikkat edilmelidir.
İtiraz dilekçesinde ileri sürülebilecek sebepler hem usule hem esasa ilişkin olabilir. Hakem heyetinin parasal sınır bakımından yetkisiz olması, başvurunun yetkisiz heyete yapılmış olması, tarafların usulüne uygun bilgilendirilmemesi ve kararın gerekçesiz bırakılması usule ilişkin başlıca itiraz sebepleridir. Esasa ilişkin olarak ise uyuşmazlığın tüketici işlemi sayılmaması, ayıp iddiasının yerinde olmaması, zamanaşımının dolması veya hesaplamanın hatalı yapılması ileri sürülebilir. Sebeplerin somut biçimde açıklanması gerekir. Kararın taraflara usulüne uygun biçimde tebliğ edilmemiş olması da ileri sürülebilir; bu iddia, itiraz süresinin başlangıcını doğrudan etkilediğinden ayrıca değerlendirilir.
İnceleme, tüketici mahkemesince kural olarak dosya üzerinden yapılır; mahkeme gerekli gördüğünde duruşma açabilir, bilirkişi incelemesine başvurabilir ve taraflardan ek belge isteyebilir. Yargılama basit yargılama usulüne tabidir. Mahkeme itirazı esastan inceleyerek hakem heyeti kararını onayabilir ya da kaldırarak uyuşmazlık hakkında yeniden karar verebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir; bu nedenle itiraz dilekçesinin ilk aşamada eksiksiz hazırlanması ve delillerin dilekçeyle birlikte sunulması büyük önem taşır. Bu nedenle dosyaya sunulmayan bir belgenin sonradan ileri sürülmesi çoğu zaman mümkün olmaz; delil listesinin baştan eksiksiz hazırlanması gerekir.
Tüketici hakem heyetine başvuru aşaması, tüketici bakımından masrafsız işleyen bir yoldur; başvuru için harç ya da benzeri bir ödeme aranmaz. Mahkeme aşamasında ise Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlık tarafından açılan davalar Harçlar Kanunu'nda düzenlenen harçlardan muaftır. Bu muafiyet, tüketicinin yargıya erişimini kolaylaştıran ve maliyet kaygısını azaltan bir düzenlemedir. Hakem heyeti aşamasında bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulduğunda ücret heyet bütçesinden karşılanır ve tüketiciden istenmez. Böylece küçük tutarlı uyuşmazlıklarda hak arama maliyeti düşük tutulmuş olur.
Buna karşılık harç muafiyeti, yargılama giderlerinin tümünden bağışıklık anlamına gelmez. Bilirkişi ücreti, tebligat ve keşif gibi giderler için gider avansı yatırılması istenebilir; avansın yatırılmaması davanın açılmamış sayılmasına yol açabilir. Vekille temsil hâlinde, davanın sonucuna göre haksız çıkan taraf aleyhine vekâlet ücretine hükmedilir; bu ücret yürürlükteki tarifeye göre belirlenir. Ortaya çıkabilecek gider yükünün, itiraz yoluna başvurmadan önce değerlendirilmesi yerinde olur. Ayrıca itiraz eden taraf haksız çıkarsa, karşı tarafın yaptığı yargılama giderlerinden sorumlu tutulur. Bu nedenle itiraz sebeplerinin gerçekten hukuki bir dayanağı bulunup bulunmadığı önceden değerlendirilmelidir.
Kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir; bu süre hak düşürücüdür.
Kendiliğinden durdurmaz; ancak tüketici mahkemesi koşulları varsa icranın durdurulmasına karar verebilir.
Evet. Tüketici mahkemesinin hakem heyeti kararına itiraz üzerine verdiği karar kesindir.
Ayıplı mal-hizmet, cayma hakkı, banka ve kredi uyuşmazlıklarında hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinde yanınızdayız. Bize ulaşın.
Ayıplı Konut ve Eksik İmalat hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAyıplı Araçta Ayıptan Doğan Seçimlik Haklar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKredide Erken Kapama ve Erken Ödeme İndirimi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKonut Kredisinde Dosya Masrafı İadesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleSigorta Sözleşmesinde Cayma ve İptal hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKampanyalı ve Ön Ödemeli Satışlarda Haklar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›