Taksitle satış, bedelin en az iki taksitle ödendiği ve malın tüketiciye sözleşmeyle devredildiği satıştır. Tüketiciyi korumak için yazılı şekil, cayma hakkı ve muacceliyet sınırları öngörülmüştür.
Taksitle satış sözleşmesi, satıcının malı tüketiciye teslim ettiği, tüketicinin ise bedeli iki veya daha fazla taksitle ödediği sözleşmedir. Bu sözleşmeler tüketici lehine özel kurallara tabidir.
Taksitle satış sözleşmesinin yazılı yapılması ve tüketiciye bir nüshasının verilmesi gerekir. Sözleşmede; mal bilgisi, peşinat, taksit tutarları, vade ve toplam bedel gibi unsurların açıkça gösterilmesi zorunludur.
Tüketici, taksitle satış sözleşmesinden belirli süre içinde herhangi bir gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden cayabilir. Cayma hakkının usulüne uygun kullanılması, sözleşmeyi geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırır.
Satıcı, tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kalan borcun tamamını ancak kanunda öngörülen şartlar gerçekleştiğinde isteyebilir. Bu, tüketiciyi ölçüsüz muacceliyet taleplerine karşı korur.
Sözleşmenin şekil şartlarına uygunluğu ve muacceliyet koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği uyuşmazlıklarda belirleyicidir. Tüketicinin haklarını koruması tüketici hukuku avukatı desteğiyle kolaylaşır.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.18, tüketicinin yedi gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin taksitle satış sözleşmesinden cayabileceğini öngörür. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir; bildirimin aynı süre içinde ulaşması aranmaz. Satıcı veya sağlayıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle bilgilendirme formu, teslim tutanağı ve sözleşme nüshasının teslim edildiğini gösteren belgeler uyuşmazlıkta belirleyici olur. Bildirimin yazılı olarak ve ulaştığını kanıtlayan bir yöntemle yapılması sonraki uyuşmazlığı önler.
Sözleşmenin şekline ilişkin kural da ispat dengesini etkiler. Taksitle satış sözleşmesi yazılı olarak kurulmadıkça geçerli olmaz; geçerli bir sözleşme yapmamış olan satıcı veya sağlayıcı, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez (TKHK m.17). Satıcı cayma süresi içinde malı tüketiciye teslim etmişse, malın geri gönderilmesine ilişkin özel kurallar uygulanır. Tüketicinin kira süresi sonunda malın mülkiyetini edinme zorunluluğu bulunan finansal kiralama sözleşmeleri hakkında da aynı bölüm hükümleri uygulanır. Sözleşmede bulunması zorunlu unsurlardaki eksiklikler de kural olarak tüketici lehine yorumlanır.
Taksitle satıştan doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tüketici mahkemesidir; tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar. Kanunda belirlenen parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda ise dava açmadan önce tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur. Yetki yönünden tüketici, davayı satıcı veya sağlayıcının yerleşim yeri mahkemesinde açabileceği gibi kendi yerleşim yeri mahkemesinde de açabilir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, yanlış mercie yapılan başvuru esasa girilmeden reddedilir. Bu nedenle uyuşmazlığın değeri ile talep edilen kalemlerin niteliği, başvurudan önce birlikte değerlendirilmelidir.
Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TKHK m.73/A). Buna karşılık tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında kalan uyuşmazlıklar ile hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itirazlar bu şartın dışında tutulmuştur. Bu ayrımın gözden kaçırılması, aylarca süren bir sürecin usulden ret ile sonuçlanmasına yol açabilir. Temerrüt ve muacceliyet iddiasıyla açılan takip ve davalarda ise TKHK m.19'daki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin baştan denetlenmesi gerekir. Muacceliyet uyarısı yapılmadan başlatılan takibe karşı ise süresinde itiraz edilmesi gerekir.
Satıcının malı tüketiciye teslim ettiği, tüketicinin ise bedeli iki veya daha fazla taksitle ödediği sözleşmedir (TKHK m.17-19). Bu sözleşmeler tüketici lehine yazılı şekil, cayma hakkı ve muacceliyet sınırı gibi özel kurallara tabidir.
Evet. Tüketici, kanunda öngörülen süre içinde herhangi bir gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden cayabilir. Cayma hakkının usulüne uygun kullanılması sözleşmeyi geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırır.
Satıcı, kalan borcun tamamını (muacceliyet) ancak kanunda öngörülen şartlar gerçekleştiğinde isteyebilir. Bu kural, tüketiciyi tek bir gecikmeye dayalı ölçüsüz muacceliyet taleplerine karşı korur.
Taksitle satış, cayma hakkı ve tüketici uyuşmazlıklarında hukuki destek için bize ulaşın.