Bize ulaşın! 0535 664 07 63cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Tüketici Kredisinde Temerrüt ve Muacceliyet

Tüketici kredisinde taksitlerini ödemeyen tüketiciye karşı, kredi veren kalan borcun tamamını hemen isteyemez. Muacceliyet için yasal uyarı yapılması ve en az otuz günlük süre tanınması gerekir.

Muacceliyet Şartı

Kredi veren, tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kalan borcun tamamının muaccel olduğunu (hemen istenebilir hâle geldiğini) ileri sürebilmek için, birbirini izleyen en az iki taksitin ödenmemiş olması koşulunu arar (6502 sayılı Kanun m.24).

Ayrıca kredi veren, muacceliyet uyarısında bulunmadan ve en az otuz günlük süre tanımadan kalan borcun tamamını isteyemez.

Otuz Günlük Süre ve Uyarı

Kredi veren, muacceliyet hakkını kullanmak istiyorsa tüketiciye otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunmak zorundadır. Bu süre içinde ödeme yapılırsa muacceliyet sonucu doğmaz.

Usulüne uygun uyarı ve süre tanınmadan başlatılan takipler, tüketici tarafından itiraz konusu edilebilir; muacceliyetin koşulları oluşmamış sayılır.

Sonuçlar ve Koruma

Koşullar oluşmadan kalan borcun tamamı istenemez; bu, tüketiciyi ani ve ağır taleplerden korur. Muacceliyet usulüne uygun gerçekleşirse, kredi veren kalan borcun tamamı için takip yapabilir.

Tüketici, muacceliyet uyarısının ve sürenin usulüne uygunluğunu denetlemeli; eksiklik hâlinde hukuki yollara başvurmalıdır.

Görevli Mahkeme ve Tüketici Hakem Heyeti

Tüketici kredisi sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tüketici mahkemesidir; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakar (6502 sayılı Kanun m.73). Tüketici dilerse kendi yerleşim yeri mahkemesinde de dava açabilir; bu seçimlik yetki sözleşmeyle sınırlandırılamaz. Muacceliyet koşullarının oluşmadığının tespiti, borçlu olunmadığının belirlenmesi ve haksız şartların geçersizliği gibi talepler bu mahkemede incelenir. Talepler birlikte ileri sürülebilir ve aynı dosyada değerlendirilir. Haksız şart iddiasının, sözleşmenin ilgili maddeleri gösterilerek somutlaştırılması gerekir.

Uyuşmazlık, her yıl yeniden belirlenen parasal sınırın altında kalıyorsa tüketici hakem heyetine başvurulur (6502 sayılı Kanun m.68). Heyet kararlarına karşı, tebliğden itibaren kanunda öngörülen süre içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir ve mahkemenin bu konudaki kararı kesindir. Kredi verenin başlattığı icra takibine karşı ise itiraz icra dairesine yapılır; takibin durdurulmasına ve borca itiraza ilişkin sonuçlar icra hukuku kurallarına göre belirlenir. Hangi mercie başvurulacağı talebin niteliğine göre değişir. Hangi yola başvurulduğunun kayıt altına alınması, süre hesabında kolaylık sağlar.

Dava Şartı Arabuluculuk

Tüketici mahkemelerinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6502 sayılı Kanun m.73/A). Bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir ve süreç baştan işletilmek zorunda kalır. Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar, hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar ve ihtiyati tedbir talepleri ise bu zorunluluğun dışındadır. Karşı tarafın görüşmeye katılmaması hâlinde de süreç tamamlanmış sayılır ve dava yolu açılır. Bu nedenle dava dilekçesine son tutanağın aslının veya onaylı örneğinin eklenmesi zorunludur.

Kredi ilişkilerinde arabuluculuk, ödeme planının yeniden yapılandırılması ve gecikmiş taksitlerin tasfiyesi bakımından pratik sonuç verebilir. Görüşmelere kredi sözleşmesi, ödeme planı, hesap ekstresi ve muacceliyet uyarısına ilişkin tebligat belgeleriyle katılmak gerekir; uyarının tebliğ tarihi tartışmanın merkezinde yer alır. Anlaşma sağlanması hâlinde düzenlenen belge, koşulları varsa ilam niteliğinde sayılır ve icraya konulabilir. Anlaşma olmazsa son tutanak eklenerek süresi içinde tüketici mahkemesinde dava açılır. Varılan mutabakatın kapsamı da açıkça yazılmalı, kalan borç net biçimde gösterilmelidir.

Mevzuat DayanağıTüketici kredisinde temerrüt ve muacceliyet 6502 sayılı Kanun m.24'te düzenlenmiştir. Kredi veren, muacceliyet hakkını kullanabilmek için birbirini izleyen en az iki taksitin ödenmemesi koşulunu aramak ve tüketiciye otuz gün süre vererek uyarıda bulunmak zorundadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Bir taksit gecikince tüm kredi muaccel olur mu?

Hayır. Birbirini izleyen en az iki taksitin ödenmemesi ve otuz günlük süreli muacceliyet uyarısı yapılması gerekir.

Muacceliyet uyarısı zorunlu mu?

Evet. Kredi veren, en az otuz gün süre tanıyan bir muacceliyet uyarısı yapmadan kalan borcun tamamını isteyemez.

Uyarı yapılmadan takip başlatılırsa?

Koşullar oluşmadığından muacceliyete itiraz edilebilir; usule aykırı takip hukuki yollarla engellenebilir.

Tüketici haklarınızda yanınızdayız

Ayıplı mal-hizmet, cayma hakkı, banka ve kredi uyuşmazlıklarında hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinde yanınızdayız. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar