Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş, diğerinin edindiği malların yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahiptir. Tasfiye, kişisel mallar ayrıldıktan sonra kalan artık değer üzerinden yapılır.
Artık değer, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktarı ifade eder. Hesaba eklenecek değerler ile denkleştirme sonucu elde edilen tutarlar da toplama dâhil edilir; değer eksilmesi göz önüne alınmaz. Mal rejiminin tasfiyesinde her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağına sahip olur.
Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.231Sözlükte gör: Artık Değer ›Edinilmiş mal, her eşin evlilik birliği içinde karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir; başlıca çalışma karşılığı kazançlar, sosyal güvenlik ödemeleri ve edinilmiş malların gelirleridir (TMK m.219).
Evlenmeden önce sahip olunan mallar, miras veya bağış yoluyla edinilenler ile manevi tazminat alacakları kişisel mal sayılır (TMK m.220) ve katılma alacağı hesabına dâhil edilmez.
Her eşin edinilmiş mallarından borçları çıkarıldıktan sonra kalan tutar artık değeri oluşturur. Değer eksiltmesi yoksa, artık değer negatif olsa bile sıfır kabul edilir (TMK m.231-232).
Bir eşin diğerinin rızası olmadan yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal kaçırma amaçlı devirler, hesaba eklenerek denkleştirme yapılır (TMK m.229).
Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir (TMK m.236). Alacaklar takas edilerek tek bir tutar olarak ödenir.
Mal rejimi; boşanma, ölüm veya başka bir mal rejimine geçişle sona erer. Tasfiye davası, rejimin sona erdiği tarihteki mallar üzerinden yürütülür ve değerler tasfiye anına göre belirlenir.
Katılma alacağı istemleri aile hukukundan doğduğundan görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde davaya bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Yetki bakımından Türk Medeni Kanunu özel bir düzenleme getirir. Mal rejimi ölümle sona ermişse ölenin son yerleşim yeri mahkemesi, boşanmaya ya da evliliğin iptaline karar verilmesi durumunda bu davalarda yetkili olan mahkeme, diğer hâllerde ise davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.214). Yetki kuralının doğru belirlenmesi, dosyanın yetkisizlik nedeniyle uzun süre bekletilmesini önler. Yetki itirazının ilk itiraz olarak süresinde ileri sürülmesi de ayrıca önem taşır.
Boşanma hâlinde mal rejimi, karar tarihinde değil dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225). Bu nedenle tasfiyeye esas alınacak malvarlığı, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla belirlenir. Tasfiye talebi boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilirse de, hüküm kurulabilmesi için boşanmanın kesinleşmesi beklenir. Katılma alacağı Türk Borçlar Kanununun genel zamanaşımı hükümlerine tabi tutulmakta ve süre, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlamaktadır. Dava tarihinden sonra edinilen malvarlığı değerleri kural olarak tasfiyeye dâhil edilmez; bu husus uygulamada sıkça tartışma konusu olmaktadır.
Kanun ispat konusunda önemli bir karine öngörür: bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispatla yükümlüdür; hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar ise paylı mülkiyette sayılır (TMK m.222). Bu nedenle miras, bağış veya evlilik öncesi edinim savunmaları tapu kayıtları, veraset belgeleri, banka hesap hareketleri ve kredi dosyalarıyla desteklenmelidir. Karinenin aksini ispat edemeyen taraf, ilgili malın tasfiyeye dâhil edilmesi sonucuyla karşılaşır. Bu nedenle delillerin dava açılmadan önce toplanması yerinde olur.
Değerleme bakımından ölçüt, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş malların tasfiye anındaki değerleridir; hesaba eklenecek değerlerde ise malın devredildiği tarih esas alınır (TMK m.235). Katılma alacağı ayın olarak da para olarak da ödenebilir ve aynî ödemede malların sürüm değeri gözetilir. Derhâl ödeme borçlu eş için ciddi güçlük doğuracaksa uygun bir süre erteleme istenebilir; aksi kararlaştırılmadıkça tasfiyenin sona ermesinden itibaren faiz yürütülür (TMK m.239). Hesaplamanın karmaşık olduğu dosyalarda mahkemeler çoğunlukla bilirkişi incelemesine başvurur ve rapora karşı beyanların süresinde sunulması gerekir.
Her eşin edinilmiş mallarından borçları düşülerek artık değer bulunur; eş, diğerinin artık değerinin yarısı kadar katılma alacağına hak kazanır.
Hayır. Miras veya bağış yoluyla edinilen mallar kişisel mal sayılır ve katılma alacağı hesabına dâhil edilmez.
Diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar ve mal kaçırma amaçlı devirler, denkleştirme yoluyla hesaba eklenir.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.
Boşanmada Ortak Velayet hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleYoksulluk Nafakası ve Şartları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİştirak Nafakası (Çocuk Nafakası) hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBoşanma Davasında Deliller ve İspat hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBoşanmada Ev Eşyalarının Paylaşımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›