Bize ulaşın! 0535 664 07 63✉ cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Eserin Umuma Arz Yetkisi

Bir eserin kamuya ilk kez sunulup sunulmayacağına karar vermek, eser sahibinin en temel manevi haklarından biridir. Umuma arz salahiyeti, bu kararın zamanına ve biçimine ilişkin yetkiyi de kapsar.

Umuma Arz Salahiyetinin Niteliği

5846 sayılı FSEK m.14, bir eserin umuma arz edilip edilmeyeceğine, yayımlanma zamanına ve tarzına münhasıran eser sahibinin karar vereceğini düzenler. Bu, manevi haklar arasında yer alan ve kişiye sıkı sıkıya bağlı bir yetkidir.

Manevi hak olması nedeniyle bu yetki kural olarak devredilemez; ancak kullanımı mali haklarla birlikte belirli ölçüde başkasına bırakılabilir. Eserin henüz kamuya sunulmamış olması bu hakkın çekirdeğini oluşturur.

Zaman ve Tarzın Belirlenmesi

Umuma arz yetkisi yalnızca arz edilip edilmeyeceği kararını değil, ne zaman ve hangi biçimde sunulacağını da kapsar. Eser sahibi, eserini hangi mecrada ve nasıl bir sunuşla kamuya açacağını belirleyebilir.

Bu yetki sayesinde henüz tamamlanmamış ya da sahibinin kamuya sunmak istemediği bir eser, onun iradesi dışında yayımlanamaz. İradeye aykırı sunum, manevi hakka tecavüz oluşturur.

İçerik Hakkında Bilgi Verme Yetkisi

FSEK m.14, henüz umuma arz edilmemiş bir eserin içeriği hakkında bilgi verme yetkisinin de münhasıran eser sahibine ait olduğunu öngörür. Böylece eserin özeti ya da içeriği sahibinin izni olmadan açıklanamaz.

Ancak hüküm, eserin niteliğine ve umuma arz biçimine göre şeref ve itibarını zedeleyecek şekilde kullanımını sınırlayan bir denge gözetir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı manevi hakların bu koruyucu işlevini vurgular.

Eser Sahibinin Ölümünden Sonra Kullanım

Umuma arz yetkisi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir manevi hak olmakla birlikte, eser sahibinin ölümüyle birlikte tümüyle sona ermez. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 19. maddesi, bu yetkinin ölümden sonra kimler tarafından kullanılabileceğini sıralar. Eser sahibi ölmeden önce yetkiyi kullanmamışsa, vasiyeti tenfiz memuru ya da bu kişi tayin edilmemişse sırasıyla sağ kalan eşi ile çocukları ve mansup mirasçıları, ana babası ve kardeşleri bu yetkiyi kullanabilir. Kullanım, kanunda öngörülen koruma süresiyle sınırlıdır.

Sayılan kişilerin bulunmaması ya da yetkilerini kullanmaması hâlinde, eser memleketin kültürü bakımından önemli görülüyorsa Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkiyi kendi adına kullanabileceği kabul edilmiştir. Yetkinin kullanılmasında eser sahibinin açıklanmış ya da hâl ve şartlardan anlaşılan iradesine aykırı davranılamaz; bu sınır, ölümünden sonra da eser sahibinin kişiliğini korur. Yayımlanmamasını açıkça istediği bir eserin mirasçılarca kamuya sunulması, manevi hakka tecavüz iddiasına konu edilebilir ve hukuki sorumluluk doğurabilir. Bu kişilerin yetkiyi kullanması, eser üzerindeki mali hakların mirasçılara geçmesinden bağımsız biçimde değerlendirilir ve ayrı bir temele dayanır.

Tecavüz Hâlinde İleri Sürülebilecek Talepler

Umuma arz yetkisine aykırı biçimde eserin kamuya sunulması manevi hakka tecavüz oluşturur. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 66. maddesi, tecavüzün ref'i davasıyla ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasını mümkün kılar; 69. madde ise tecavüz tehlikesi bulunan hâllerde men davası açılabileceğini düzenler. Kusur aranmaksızın ileri sürülebilen bu talepler yanında, 70. maddenin birinci fıkrası uyarınca manevi hakları zarara uğrayan kişi manevi tazminat isteyebilir. Talepler aynı davada birlikte ileri sürülebilir. Tecavüzün devam etme tehlikesi bulunuyorsa, esas hakkındaki karardan önce ihtiyati tedbir yoluyla yayının durdurulması da istenebilir.

Manevi hakkın ihlali aynı zamanda mali sonuç doğurabilir. Eser izinsiz biçimde kamuya sunulmakla birlikte çoğaltılmış ya da yayılmışsa, 68. madde çerçevesinde sözleşme yapılmış olsaydı istenebilecek bedelin üç katına kadar talepte bulunulması gündeme gelir. Ayrıca kararın ilan edilmesi istenebilir; ilan, itibarın onarılması bakımından etkili bir sonuçtur. Cezai boyutta ise manevi haklara tecavüz oluşturan fiiller Kanunun 71. maddesi kapsamında değerlendirilir ve soruşturma kural olarak şikâyete bağlı yürütülür. Şikâyet hakkının süresinde kullanılması gerektiğinden, ihlalin ve failin öğrenildiği tarihin belgelenmesi büyük önem taşır. Hukuk davası ayrıca yürütülebilir.

Mevzuat DayanağıUmuma arz salahiyeti 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.14'te manevi haklar arasında düzenlenmiştir. Hüküm, eserin umuma arz edilip edilmeyeceğine, yayımlanma zamanı ve tarzına eser sahibinin karar vermesini ve umuma arz edilmemiş eserin içeriği hakkında bilgi verme yetkisinin münhasıran ona ait olmasını kapsar.

Sıkça Sorulan Sorular

Umuma arz yetkisi kime aittir?

FSEK m.14 uyarınca eserin umuma arz edilip edilmeyeceğine, zamanına ve tarzına karar verme yetkisi münhasıran eser sahibine aittir.

Bu yetki devredilebilir mi?

Manevi hak olduğu için kural olarak devredilemez; ancak kullanımı mali haklarla birlikte sözleşmeyle belirli ölçüde bırakılabilir.

Eserin içeriği izinsiz açıklanabilir mi?

Hayır; FSEK m.14 umuma arz edilmemiş eserin içeriği hakkında bilgi verme yetkisini de eser sahibine tanır.

Telif ve fikri haklarınız için yanınızdayız

Eser sahipliği, telif sözleşmeleri ve hak ihlallerine karşı FSEK kapsamında dava ve danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Durumunuzu birlikte değerlendirelim.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar