Velayetin kaldırılması, ana babanın velayet hakkının çocuğun yararı için sona erdirilmesini ifade eden en ağır koruma önlemidir. Bu karar, ancak daha hafif önlemlerin yetersiz kaldığı durumlarda verilir.
Velayet, ana babanın çocuğun bakımı, eğitimi ve temsiline ilişkin hak ve yükümlülüklerini kapsar. Çocuğun menfaati tehlikeye düştüğünde hâkim, önce durumun gereklerine göre uygun koruma önlemleri alır (TMK m.346).
Bu önlemler; uyarıda bulunma, çocuğa kayyım atama ya da çocuğu ailenin yanından alarak başka bir yere yerleştirme gibi kademeli tedbirlerdir. Velayetin tümüyle kaldırılması ise en son başvurulacak ağır önlemdir.
Ana babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzer sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi hâlinde velayet kaldırılabilir (TMK m.348). Ayrıca ana babanın çocuğa yeterli ilgi göstermemesi ya da yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması da kaldırma sebebidir.
Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır. Kaldırma kararı, aksi belirtilmedikçe mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar; bu yönüyle çocuğun geleceğini de etkileyen bir tedbirdir.
Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebepler ortadan kalktığında, hâkim resen ya da ana babanın istemiyle velayeti yeniden verebilir. Bu yönüyle kaldırma kararı kural olarak kalıcı değil, koşullara bağlı bir önlemdir.
Yargılamada belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır; mahkeme uzman görüşüne, sosyal inceleme raporuna ve çocuğun idrak gücüne göre görüşüne başvurabilir. Sürecin çocuğun psikolojisini de etkilemesi nedeniyle titizlikle yürütülmesi gerekir.
Velayetin kaldırılması istemleri aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla karar verir. Dava ana babaya karşı açılır ve her ikisinin de velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi hâlinde talep her ikisi yönünden ileri sürülebilir. Uygulamada bu davalar; Cumhuriyet savcısının ihbarı, kolluk bildirimi ya da sosyal hizmet birimlerinin başvurusu üzerine de açılabilmekte, hâkim çocuğun korunmasına ilişkin önlemleri kendiliğinden değerlendirmektedir. Dava sırasında çocuğun geçici olarak korunması amacıyla tedbir kararı verilmesi de istenebilir.
Yetki bakımından, çocuğun korunmasına yönelik önlemlerde çocuğun yerleşim yeri mahkemesi esas alınır. Boşanma davası devam ederken velayete ilişkin talepler, boşanmaya bakan mahkemede incelenir. Velayetin ana ve babanın her ikisinden kaldırılması hâlinde çocuğa vasi atanması gerekir; vesayet işleri küçüğün yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesince yürütülür (Türk Medeni Kanunu m.411). Bu nedenle kaldırma kararı kesinleştikten sonra dosyanın vesayet makamına bildirilmesi gerekir. Ayrıca kararın nüfus kaydına işlenmesi için ilgili müdürlüğe bildirim yapılması gerekir; bu bildirim velayet durumunun resmî kayıtlara yansımasını sağlar.
Velayete ilişkin davalarda hâkim, tarafların ileri sürdüğü delillerle bağlı değildir; çocuğun üstün yararını belirlemek için gerekli araştırmayı kendiliğinden yapar. Bu kapsamda uzmanlardan sosyal inceleme raporu alınması yerleşik uygulamadır. Rapor; ana babanın yaşam koşullarını, çocukla kurduğu ilişkiyi, ekonomik ve psikolojik durumunu değerlendirir. Aile mahkemesi bünyesinde görev yapan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar bu incelemeyi yürüterek gözlemlerini mahkemeye sunar. Rapor tek başına bağlayıcı değildir; hâkim dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirme yapar ve taraflar rapora itiraz ederek ek inceleme isteyebilir.
Delil olarak kolluk araştırması, okul ve sağlık kayıtları, çocuk izlem merkezi raporları, tanık beyanları ve varsa ceza soruşturması dosyaları birlikte değerlendirilir. Ayırt etme gücüne sahip çocuğun görüşünün alınması, çocuk haklarına ilişkin düzenlemeler gereği önem taşır. İhmal veya kötü muamele iddialarının somut belgelerle desteklenmesi beklenir; soyut iddialar velayetin kaldırılması gibi ağır bir sonuç doğurmaz, bunun yerine daha hafif koruma önlemlerinin uygulanması gündeme gelir. Yargılama sırasında ana babaya, eksikliklerini gidermeleri için süre tanınması da mümkündür.
Ana babanın ağır ihmali, çocuğa ilgisizliği veya velayet görevini sürekli yerine getirememesi gibi hâllerde ve daha hafif önlemler yetersiz kaldığında kaldırılır.
Velayetin kaldırılması kişisel ilişki hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; hâkim çocuğun yararını gözeterek uygun bir kişisel ilişki düzenlemesi yapabilir.
Alınabilir; kaldırmayı gerektiren sebepler ortadan kalktığında hâkim resen veya talep üzerine velayeti yeniden verebilir.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.
Aldatma Nedeniyle Manevi Tazminat hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBoşanmada Emeklilik İkramiyesinin Paylaşımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleUluslararası Çocuk Kaçırma ve Lahey Sözleşmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKadının Evlilikte Önceki Soyadını Kullanması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleÇekişmeli Boşanma Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleNafaka Türleri ve Hesabı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›