İşveren, ancak toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinde gösterilen sebeplerle ve kanuni sınırlar içinde işçinin ücretinden ceza kesintisi yapabilir.
Kural olarak işçinin ücretinden keyfî kesinti yapılamaz. Ancak işveren, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinde önceden gösterilen sebeplere dayanarak, kanuni sınırlar içinde ücretten ceza kesintisi yapabilir.
İşçi ücretlerinden bu yolla yapılacak kesintiler, bir ayda iki gündelikten veya parça başına ya da yapılan iş miktarına göre verilen ücretlerde iki günlük kazançtan fazla olamaz. Bu sınır, işçinin geçimini korur.
Ücretten ceza kesintisi yapıldığında, işçiye bunun sebebiyle birlikte derhâl bildirilmesi gerekir. Kesintinin dayandığı sebebin önceden sözleşmede gösterilmiş olması da geçerlilik koşuludur.
Ücretten yapılan ceza kesintileri, işverenin kendi malvarlığına geçmez. Bu paralar, işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için kullanılmak üzere kanunda gösterilen amaçlara tahsis edilir.
Haksız veya sınır aşan ücret kesintileri, işçilik alacağı olarak talep edilebilir. Haklarınızın korunması için hukuki destek alabilirsiniz.
Ceza kesintisi, işçinin sözleşmeye aykırı davranışına bağlanan ve sınırlı biçimde uygulanabilen bir yaptırımdır. Buna karşılık icra takibi nedeniyle yapılan kesinti, kanuni bir yükümlülüğün yerine getirilmesidir. İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez, başkasına devir ve temlik olunamaz; işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hâkimin takdir edeceği miktar bu paraya dâhil değildir (4857 sayılı Kanun m.35). Nafaka alacaklılarının hakları ise saklıdır.
Avans mahsubu ile sigorta primi ve vergi kesintileri de ceza kesintisinden ayrı tutulmalıdır; bunlar ücretin hesaplanmasına ilişkin işlemler olup disiplin yaptırımı niteliği taşımaz. İşçinin işverene verdiği zararın ücretten doğrudan mahsup edilmesi kural olarak mümkün değildir; işveren zararını genel hükümlere göre talep eder ya da koşulları varsa takas ileri sürer. Bu ayrımların karıştırılması, bordroda görünen kesintilerin haksız kesinti olarak nitelendirilmesine ve alacak talebine konu edilmesine yol açar.
Haksız yapılan ya da kanuni sınırı aşan kesintiler, ücret alacağı olarak talep edilir. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (7036 sayılı Kanun m.3); anlaşma sağlanamazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir. Görevli mahkeme iş mahkemesi, yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. İşçi bu talebi iş sözleşmesi devam ederken de ileri sürebilir; iş ilişkisinin sona ermesi beklenmez.
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır (4857 sayılı Kanun m.32). Süre, her ücret döneminin muaccel olduğu tarihten itibaren ayrı ayrı işler; bu nedenle geçmişe dönük taleplerde bir kısım alacak zamanaşımına uğramış olabilir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur. İspat bakımından bordrolar, banka kayıtları, kesintinin sebebini gösteren yazılı bildirim ve sözleşme metni birlikte değerlendirilir. Kesinti sebebinin sözleşmede gösterilmemiş olması, işçinin talebini güçlendirir.
İşveren, ancak toplu iş sözleşmesinde veya iş sözleşmesinde önceden gösterilen sebeplere dayanarak işçinin ücretinden ceza kesintisi yapabilir; keyfî kesinti mümkün değildir. Ücretten ceza kesme ve sınırları 4857 sayılı İş Kanunu m.38'de düzenlenmiştir. Kesinti sebebinin sözleşmede önceden gösterilmiş olması geçerlilik koşuludur.
Bir ayda yapılacak ceza kesintisi, işçinin iki gündeliğinden; parça başına veya yapılan iş miktarına göre ödenen ücretlerde ise iki günlük kazancından fazla olamaz. Bu sınır 4857 sayılı İş Kanunu m.38'de belirlenmiştir ve işçinin geçimini korumayı amaçlar. Kesinti yapıldığında sebebiyle birlikte işçiye derhâl bildirilmelidir.
Ücretten kesilen ceza paraları işverenin malvarlığına geçmez; işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için kullanılmak üzere kanunda gösterilen yere yatırılır. Bu esas 4857 sayılı İş Kanunu m.38'de yer alır. Sınırı aşan veya dayanağı bulunmayan kesintiler ise işçilik alacağı olarak talep edilebilir.
Kıdem, ihbar ve işçilik alacakları ile işe iade davalarında hukuki destek için bize ulaşın.
Ödenmeyen maaş ve ücret alacaklarının tahsili, faiz ve haklı fesih hakkı.
Devamını oku ›MakaleHaftalık 45 saati aşan çalışmalarda fazla mesai hakkı.
Devamını oku ›Makale4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçinin davranışı veya verimi nedeniyle yapılacak fesihte savunmasının alınması zorunluluğu.
Devamını oku ›MakaleKıdem tazminatına hak kazanma şartları ve hesaplama yöntemi.
Devamını oku ›Makale4857 sayılı İş Kanunu kapsamında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma, ücret ve zamlı ödeme esasları.
Devamını oku ›Makaleİş hukukunda ibranamenin geçerlilik şartları, miktar içermesi ve TBK m.420 dayanağı.
Devamını oku ›