İbraname, işçinin işverenden olan alacaklarını aldığını ve onu ibra ettiğini gösteren belgedir. İş hukukunda ibranamenin geçerliliği, işçiyi koruyan sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır.
İbraname, işçinin ücret, kıdem, ihbar ve benzeri alacaklarını aldığını beyan ederek işvereni ibra ettiği belgedir. İş ilişkisinin sona ermesinde sıkça düzenlenir; ancak geçerliliği özel şartlara tabidir.
İbranamenin geçerli olması için yazılı yapılması, ibra tarihinin iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren belirli süre geçtikten sonrasına ilişkin olması, alacak türünün ve miktarının açıkça gösterilmesi ve ödemenin banka aracılığıyla yapılması aranır.
Alacağın miktarını içermeyen veya ödemeyi göstermeyen ibranameler, kural olarak makbuz hükmünde sayılır; alacağı tümüyle ortadan kaldırmaz. Bu durumda işçi, ödenmeyen alacak farkını talep edebilir.
İbranamede gösterilen alacağın gerçek tutardan düşük ödendiği hâllerde, ibraname yalnızca ödenen miktar kadar geçerli sayılır. İşçi, eksik kalan kısmı dava yoluyla isteyebilir.
İbranamelerin geçerliliği işçilik alacakları davalarında belirleyici olabilir. Belgenin şartlara uygun düzenlenip düzenlenmediğinin değerlendirilmesi ve hak kaybının önlenmesi iş hukuku avukatı desteğiyle sağlanmalıdır.
İbranamenin geçerliliği çoğunlukla işçilik alacağı davaları içinde tartışılır. Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ya da işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3). Aynı alacak ve tazminatlarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da bu kapsamda değerlendirilir. Arabuluculuk başvurusu, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır.
Anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenmelidir; eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir ve gereği yerine getirilmezse dava usulden reddedilir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ise bu dava şartının dışında tutulmuştur. Bu nedenle arabuluculuk sürecinin, dava açma iradesi netleşmeden önce başlatılması yerinde olur.
İş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara, iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar. İbranamenin geçerliliği ayrı bir dava konusu yapılabileceği gibi, açılmış bir alacak davasında savunma olarak da ileri sürülebilir. Görev kuralı kamu düzenine ilişkindir; mahkemece kendiliğinden gözetilir ve taraflar arasındaki anlaşmayla değiştirilemez. İbranameye dayanılarak işveren tarafından açılan istirdat istemleri de aynı mahkemenin görev alanındadır. Yargılama usulü bakımından iş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır.
Yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir; davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (7036 sayılı Kanun m.6). Bu hükümlere aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir. Dolayısıyla iş sözleşmesine konulan ve işçiyi uzak bir yer mahkemesinde dava açmaya zorlayan yetki kayıtları sonuç doğurmaz; işçi kanuni seçeneklerden birini kullanabilir. İşçinin fiilen çalıştığı işyerinin bulunduğu yer, işin yapıldığı yer olarak değerlendirilir.
Hayır. TBK m.420 uyarınca işçi ibranamesinin geçerliliği; yazılı şekil, sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir aylık sürenin geçmesi, alacak türü ve miktarının açıkça gösterilmesi ve ödemenin banka aracılığıyla yapılması şartlarına bağlıdır.
Alacağın miktarını içermeyen veya ödemeyi göstermeyen ibranameler kural olarak makbuz hükmünde sayılır; alacağı tümüyle ortadan kaldırmaz. Bu durumda işçi, ödenmeyen alacak farkını dava yoluyla talep edebilir.
İbranamede gösterilen alacağın gerçek tutardan düşük ödendiği hâllerde, ibraname yalnızca ödenen miktar kadar geçerli sayılır. İşçi, eksik kalan kısmı dava yoluyla isteyebilir; bu nedenle ödemelerin banka kayıtlarıyla belgelenmesi önemlidir.
İbraname, kıdem, ihbar ve fazla mesai alacakları konularında hukuki destek için bize ulaşın.