İş güvencesi kapsamındaki bir işçinin, davranışı veya verimi gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilmeden önce, savunmasının alınması zorunludur.
İşçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesi feshedilecekse, fesihten önce işçinin bu konudaki savunmasının alınması gerekir. Savunma alınmadan yapılan fesih, geçerli sebebe dayansa bile usul yönünden sakat olabilir.
İşçinin, işverenin haklı fesih hakkı doğuran ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları söz konusu olduğunda, savunma alma zorunluluğu kural olarak aranmaz. Bu ayrım, fesih sebebinin niteliğine bağlıdır.
Savunma talebinin yazılı olarak ve işçiye gerçek bir savunma imkânı verecek şekilde yapılması beklenir. İşçiye, hakkındaki iddiaların açıkça bildirilmesi ve cevap için makul süre tanınması önemlidir.
Savunma alınmadan yapılan geçersiz fesih, işe iade davasına konu olabilir. Mahkeme, hem geçerli sebebin varlığını hem de usule uygunluğu birlikte değerlendirir. Usule aykırılık, işveren aleyhine sonuç doğurabilir.
Fesih sürecinin hem maddi hem usul yönünden hukuka uygun yürütülmesi önemlidir. İşçi veya işveren olarak haklarınızın korunması için hukuki destek alabilirsiniz.
İş güvencesi kapsamındaki işçi, feshin geçersizliğinin tespiti için 4857 sayılı İş Kanunu m.20 ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca önce arabulucuya başvurmak zorundadır. Başvurunun, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde yapılması gerekir. Taraflar anlaşamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir; kaçırılması hâlinde feshin geçersizliği artık ileri sürülemez. Bu nedenle fesih bildiriminin tebliğ tarihinin belgelenmesi büyük önem taşır.
Feshin geçersizliğine karar verilirse, İş Kanunu m.21 uyarınca işçi kesinleşen kararın kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurur. İşveren bir ay içinde işe başlatmazsa, işçiye en az dört en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödenir. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer hakları ödenir. Süresinde başvurmayan işçi bakımından fesih geçerli sayılır ve bu haklardan yararlanılamaz.
Savunma istemi yazılı yapılmalı, işçiye yöneltilen iddialar tarih ve olay bazında somut biçimde açıklanmalıdır. Genel ifadelerle hazırlanan ve neye cevap verileceği anlaşılmayan istem yazıları, gerçek bir savunma imkânı tanımadığı gerekçesiyle sonuç doğurmayabilir. İşçiye cevap için makul bir süre verilmeli, yazının tebliği imza karşılığı ya da tebligat yoluyla belgelenmelidir. İşçi savunma vermekten kaçınırsa durum tutanakla tespit edilir. Fesih bildiriminin de yazılı yapılması ve sebebin açık, kesin biçimde gösterilmesi İş Kanunu m.19 gereğidir.
İş Kanunu m.20, feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükünü işverene yükler; işçi feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ederse bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu nedenle tutanaklar, disiplin kurulu kararı, müşteri ve iş arkadaşı beyanları, performans ölçüm verileri, elektronik posta yazışmaları ve devamsızlık kayıtları düzenli biçimde toplanmalıdır. Savunma isteminde belirtilmeyen bir sebebe fesih bildiriminde dayanılması, usul yönünden sakatlık doğurabilir. Feshin son çare olması ilkesi gereğince, daha hafif tedbirlerin denendiğinin gösterilmesi de önem taşır.
Evet; iş güvencesi kapsamındaki işçinin davranışı veya verimi nedeniyle iş sözleşmesi feshedilecekse, fesihten önce savunmasının alınması zorunludur. Bu yükümlülük 4857 sayılı İş Kanunu m.19'da düzenlenmiştir. Savunma alınmadan yapılan fesih, geçerli bir sebebe dayansa dahi usul yönünden sakat sayılabilir ve işveren aleyhine sonuç doğurabilir.
İşçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları nedeniyle haklı sebeple derhal fesih yapılıyorsa, savunma alma zorunluluğu kural olarak aranmaz. Ayrım, tamamen fesih sebebinin niteliğine bağlıdır: davranış ve verim kaynaklı geçerli fesihlerde savunma alınması zorunlu iken, haklı nedenle derhal fesihte bu koşul kural olarak aranmaz.
Savunma alınmadan yapılan fesih, işe iade davasına konu olabilir ve mahkemece geçersiz sayılabilir. Mahkeme hem geçerli sebebin varlığını hem de usule uygunluğu birlikte inceler. Savunma talebinin yazılı olarak yapılması, işçiye yöneltilen iddiaların açıkça bildirilmesi ve cevap verebilmesi için makul bir süre tanınması beklenir.
Kıdem, ihbar ve işçilik alacakları ile işe iade davalarında hukuki destek için bize ulaşın.
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş güvencesinden yararlanma koşulları ve geçerli fesih kavramı.
Devamını oku ›Makaleİş güvencesi şartları, zorunlu arabuluculuk, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti.
Devamını oku ›Makaleİş kazası tazminatı: işçinin maddi ve manevi tazminat talepleri, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü, kusur oranı ve destekten yoksun kalma hâli.
Devamını oku ›Makaleİşçinin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshi: sağlık, ahlak ve iyiniyet kuralları, zorlayıcı sebepler ve İş Kanunu dayanağı.
Devamını oku ›Makale4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işten ayrılan işçiye verilmesi gereken çalışma belgesi ve işverenin yükümlülükleri.
Devamını oku ›MakaleGrev ve lokavt hakkı, toplu iş uyuşmazlıklarında işçi ve işveren tarafına tanınan yetkileri kapsar; kanuni grev şartları ve uygulanan usul açıklanıyor.
Devamını oku ›