Tacirler arasındaki ticari satışlarda alıcı, teslim aldığı malı belirli süre içinde muayene etmek ve ayıpları satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Süresinde ihbar edilmeyen ayıplar bakımından mal kabul edilmiş sayılır.
Ticari satışlarda alıcı, malı teslim aldıktan sonra imkân bulunur bulunmaz muayene etmek; açık bir ayıp varsa iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmek zorundadır (TTK m.23/1-c).
Bu külfet, tacirler arasındaki ilişkilerde basiretli davranma yükümlülüğünün bir gereğidir; süresinde ihbar edilmeyen açık ayıplar bakımından mal kabul edilmiş sayılır.
Malda, olağan muayeneyle ortaya çıkmayan gizli bir ayıp bulunması hâlinde, ayıbın ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin satıcıya ihbar edilmesi gerekir (TTK m.23/1-c). Aksi hâlde gizli ayıp bakımından da mal kabul edilmiş sayılır.
Gizli ayıbın niteliği ve ortaya çıkış zamanı önemlidir; ihbarın gecikmesi, alıcının ayıba dayalı haklarını kaybetmesine yol açar.
Süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarı yapan alıcı; sözleşmeden dönme, bedel indirimi, onarım veya ayıpsız misliyle değişim gibi seçimlik haklardan yararlanabilir (TBK m.227 çerçevesinde).
İhbarların yazılı ve ispatlanabilir biçimde yapılması, uyuşmazlıkta alıcının konumunu güçlendirir; teslim ve muayene kayıtları önemlidir.
Ayıp ihbarı için kanun belirli bir şekil öngörmemiştir; ihbar sözlü olarak da yapılabilir. Ancak ihbarın süresinde yapıldığını ispat yükü alıcıya ait olduğundan, uygulamada noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi, kayıtlı elektronik posta kullanılması ya da taahhütlü mektup tercih edilir. İhbarda ayıbın niteliği somut biçimde açıklanmalı, hangi partiye ve hangi irsaliyeye ilişkin olduğu gösterilmelidir. Genel nitelikli ve soyut şikâyet bildirimleri, süresinde yapılmış geçerli bir ayıp ihbarı sayılmayabilir. İhbarın karşı tarafa ulaştığı tarihin belgelenmesi, iki günlük süreye ve gecikmeksizin bildirim kuralına uyulduğunun gösterilmesi bakımından belirleyicidir.
İhbarın yanında delil tespiti yaptırılması da önem taşır. Malın niteliği gereği bozulma riski bulunuyorsa, mahkemeden delil tespiti istenerek ayıbın türü ve oranı kayıt altına alınabilir. Alıcının malı kullanmaya ya da satmaya devam etmesi, ayıbı kabul ettiği yönünde değerlendirilmeye açık sonuçlar doğurabilir. Satıcının ayıbı ağır kusuruyla veya hile ile gizlemiş olması hâlinde ise, muayene ve ihbar külfetine dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı kabul edilir. Ayrıca malın yalnızca bir kısmının ayıplı çıkması hâlinde, ihbarın hangi miktara ve hangi partiye ilişkin olduğunun açıkça gösterilmesi gerekir.
Süresinde ihbar edilmiş ayıplara dayanan talepler, satıcı ayıbı ağır kusuruyla gizlememişse teslimden itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.231). Taşınmaz yapılar bakımından bu süre daha uzun tutulmuştur. Satıcının ayıbı kasten veya ağır kusuruyla gizlemesi hâlinde ise zamanaşımı savunmasından yararlanılamaz. Zamanaşımı def'i hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; süresinde ve açıkça ileri sürülmesi gerekir, aksi hâlde savunma dinlenmez. Ayıptan doğan taleplerle sözleşmeye aykırılıktan doğan genel tazminat taleplerinin farklı sürelere tabi olabileceği de değerlendirmede gözetilmelidir.
Her iki tarafın da tacir olduğu ve ticari işletmeleriyle ilgili bulunan satışlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava niteliğindedir; görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4 ve m.5). Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (m.5/A). Ayıplı malın değiştirilmesi ya da onarımı gibi para alacağı dışındaki talepler ise bu kapsamın dışında kalır. Yetki bakımından ise tacirler arasında yapılan yetki sözleşmelerinin geçerli olduğu ve davanın görüleceği yeri belirleyebileceği unutulmamalıdır.
Açık ayıpları malı teslim aldıktan sonra iki gün içinde; gizli ayıpları ise ortaya çıktıklarında gecikmeksizin satıcıya ihbar etmelisiniz.
Süresinde ihbar edilmeyen ayıplar bakımından mal kabul edilmiş sayılır ve ayıba dayalı haklarınızı kaybedebilirsiniz.
İhbarın yazılı ve ispatlanabilir biçimde (ihtarname, e-posta, noter) yapılması, olası uyuşmazlıkta konumunuzu güçlendirir.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
Anonim Şirkette Kâr Payı Dağıtımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleŞirket Ortağı ve Müdürün Kamu Borcu Sorumluluğu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTicari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleÇekin İptali ve Zayi Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAdi Ortaklık Kuruluşu ve Tasfiyesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›