Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davası niteliğindeki ticari davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Arabuluculuk, ticari uyuşmazlıkların hızlı çözümünü amaçlar.
Ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A). Arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.
Bu zorunluluk, tarafların uyuşmazlığı mahkeme dışında ve daha hızlı çözmelerini teşvik eder; anlaşma sağlanamazsa dava yoluna gidilir.
Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir. Taraflar anlaşırsa, anlaşma belgesi ilam niteliğinde olup icra edilebilir.
Anlaşma sağlanamazsa, son tutanak düzenlenir ve taraflar dava açabilir. Dava dilekçesine son tutanağın eklenmesi gerekir.
Zorunlu arabuluculuk; konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları için geçerlidir. İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma talepleri arabuluculuk şartına tabi değildir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre bazı talepler kapsam dışında kalabilir; sürecin doğru yürütülmesi, dava şartının sağlanması bakımından önemlidir.
Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Böylece dava şartı arabuluculuk nedeniyle beklenen sürede hak kaybı yaşanması önlenir. Bu koruma, arabuluculuk bürosuna başvurulduğu andan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar sürer. Sürecin uzaması hâlinde bile bu dönem bakımından zamanaşımının dolduğu ileri sürülemez; bu nedenle başvuru tarihini gösteren belgenin saklanması önem taşır. Bu koruma yalnızca dava şartı arabuluculukla sınırlı olmayıp, tarafların kendi iradeleriyle yürüttükleri ihtiyari arabuluculuk süreçleri bakımından da geçerlidir.
Arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarih, dava açma süreleri bakımından da belirleyicidir. Son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir; eklenmemesi hâlinde mahkeme bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde de sunulmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma talepleri ise arabuluculuk şartına bağlı olmadığından süreçten bağımsız olarak ileri sürülebilir. Ayrıca arabuluculuk aşamasında hiç ileri sürülmeyen taleplerin sonradan dava konusu yapılabilmesi için bu talepler yönünden de dava şartının sağlanmış olması gerekir.
Taraflar arabuluculuk sürecinde anlaşırsa, arabulucunun ücreti aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit biçimde karşılanır ve ücret, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenir. Anlaşma sağlanamazsa, iki saati aşmayan bölüme ilişkin ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; bu tutar sonradan açılan davada haksız çıkan taraftan yargılama gideri olarak tahsil edilir. Anlaşma sağlanan hâllerde ise davadan doğacak harç ve vekâlet ücreti yükünden kurtulunmuş olur. Anlaşma belgesinin taraf vekilleriyle birlikte imzalanmış olması, belgenin icra edilebilirliği bakımından ayrı bir kolaylık sağladığından bu husus süreç sonunda gözetilmelidir.
Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, sonradan açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki taraf da katılmazsa giderler kendi üzerlerinde bırakılır. Bu düzenleme, sürecin biçimsel bir aşamaya indirgenmesini önlemeyi amaçlar. Toplantıya katılamayacak tarafın mazeretini önceden ve belgeye dayalı biçimde arabulucuya bildirmesi gerekir. Bu nedenle toplantı davetlerinin ve mazeret yazışmalarının arabulucu dosyasına girmesi sağlanmalı, tebligat ile iletişim kayıtları özenle saklanmalıdır.
Konusu para olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur; aksi hâlde dava reddedilir.
Anlaşma belgesi ilam niteliğindedir ve icra edilebilir; ayrıca dava açmaya gerek kalmaz.
Hayır. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma talepleri dava şartı arabuluculuğa tabi değildir.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
Anonim Şirkette Kâr Payı Dağıtımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleŞirket Ortağı ve Müdürün Kamu Borcu Sorumluluğu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleÇekin İptali ve Zayi Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAdi Ortaklık Kuruluşu ve Tasfiyesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTicari Satışta Ayıp İhbarı ve Muayene Külfeti hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›