Çek, bono gibi kıymetli evrak kaybolur veya çalınırsa, hak sahibi mahkemeden iptal (zayi) kararı isteyebilir. İptal süreci boyunca ödeme yasağı konularak evrakın kötüye kullanımı önlenir.
Kıymetli evrak zilyetliği kaybedilirse, hamil mahkemeden evrakın iptaline karar verilmesini isteyebilir (TTK m.757 vd.). İptal kararı, senetteki hakkın senet olmaksızın ileri sürülmesini sağlar.
Bu yol, çek veya bonoyu elinde bulundurmayan gerçek hak sahibinin hakkını korur ve evrakın üçüncü kişilerce kötüye kullanılmasını engellemeyi amaçlar.
Mahkeme, iptal talebi üzerine muhataba (bankaya) ödeme yasağı koyabilir; böylece çek bedelinin kaybeden dışındaki kişilere ödenmesi önlenir. Ayrıca evrakı elinde bulundurana başvurması için ilan yapılır.
İlan süresi içinde senedi ibraz eden çıkmazsa, mahkeme evrakın iptaline karar verir. Ödeme yasağı, süreç boyunca hakkı güvence altına alır.
İptal kararıyla, hak sahibi senet olmaksızın hakkını borçludan talep edebilir. Çekte, iptal kararı sonrası banka ilgiliye ödeme yapabilir veya hak sahibi alacağını takip edebilir.
Zayi süreci teknik ve süreye bağlı olduğundan, kayıp fark edilir edilmez bankaya bildirim ve mahkemeye başvuru önemlidir; gecikme, kötüye kullanım riskini artırır.
Kıymetli evrakın iptali, çekişmesiz yargı işi niteliğinde olmakla birlikte ticari nitelik taşıdığından asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girer (6102 sayılı Kanun m.4 ve m.5). Talep kural olarak ödeme yerindeki mahkemeye yöneltilir; ödeme yeri açıkça gösterilmemişse senet üzerindeki diğer kayıtlar esas alınır. Görevsiz veya yetkisiz mahkemeye yapılan başvuru zaman kaybına yol açar ve ödeme yasağı kararının gecikmesine neden olur. Bu nedenle dilekçe hazırlanırken senedin ödeme yerine ilişkin kayıtları dikkatle incelenmelidir.
Başvuru, çekişmesiz yargı usulüne göre incelenir ve kural olarak basit yargılama usulü uygulanır. Mahkeme öncelikle senedin zilyetliğinin kaybedildiğine ilişkin iddiayı ve başvuranın senet üzerindeki hak sahipliğini değerlendirir. Bu aşamada muhatap bankaya ödeme yasağı bildirilmesi, sürecin en kritik adımını oluşturur. Verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması mümkündür; çekişmesiz yargı kararlarının kesin hüküm oluşturmaması nedeniyle, sonradan senedi elinde bulundurduğunu ileri süren kişinin genel hükümlere göre dava açma imkânı saklı kalır.
İptal talebinde bulunan kişi, hem senedin zilyetliğini kaybettiğini hem de kaybedilen senedin içeriğini ispat etmek zorundadır. Bu nedenle senedin fotokopisi, banka ekstresi, teslim tutanağı, ciro zincirini gösteren belgeler ve varsa yazışmalar delil olarak sunulur. Hırsızlık veya kayıp hâlinde kolluğa yapılan başvuru tutanağı da destekleyici niteliktedir. Çeklerde muhatap bankadan alınacak yazı, çekin düzenleme bilgilerini ve karşılığının bulunup bulunmadığını ortaya koyar; bu belge hem içerik hem hak sahipliği bakımından belirleyici olur.
Uygulamada en sık yapılan hata, kayıp fark edildiği anda bankaya ve mahkemeye başvurulmayıp beklenmesidir. Bu gecikme, senedin iyi niyetli üçüncü kişilere ciro edilmesi riskini doğurur ve iptal talebinin sonucunu etkiler. Bir diğer hata, ödeme yasağı talebinin dilekçede ayrıca ve açıkça belirtilmemesidir. Ayrıca ilan usulüne uyulmaması ya da ilanda senede ilişkin bilgilerin eksik gösterilmesi, sürecin tekrarlanmasına yol açabilir. Senet borçlusuna durumun bildirilmesi de uygulamada sıklıkla ihmal edilmektedir.
Derhâl bankaya bildirip mahkemeden çekin iptali (zayi) ile ödeme yasağı konulmasını isteyebilirsiniz; böylece kötüye kullanım önlenir.
İptal kararıyla, senet elinizde olmasa bile senetteki hakkı borçludan talep edebilirsiniz.
Mahkeme, iptal talebi üzerine muhatap bankaya ödeme yasağı koyarak süreç boyunca bedelin başkalarına ödenmesini engelleyebilir.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
Sermaye artırımında pay sahiplerine tanınan rüçhan hakkının kapsamı, sınırlanması ve kaldırılması şartları 6102 sayılı TTK m.461 çerçevesinde incelenir.
Devamını oku ›MakaleSigorta ettirenin sözleşme kurulmadan önceki beyan yükümlülüğü, ihlalinin sonuçları ve sigortacının cayma hakkı 6102 sayılı TTK m.1435-1442 hükümlerine göre.
Devamını oku ›MakaleŞirket Ortağı ve Müdürün Kamu Borcu Sorumluluğu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTicari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAdi Ortaklık Kuruluşu ve Tasfiyesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTicari Satışta Ayıp İhbarı ve Muayene Külfeti hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›