Bize ulaşın! 0535 664 07 63cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Ticari İlişkilerde Rekabet Yasağı Sözleşmesi

Rekabet yasağı sözleşmesi, bir tarafın belirli süre ve bölgede rakip faaliyette bulunmamayı üstlenmesidir. Geçerli olması için yer, zaman ve konu bakımından makul biçimde sınırlandırılması gerekir.

Rekabet Yasağının Geçerliliği

Türk Borçlar Kanunu m.444-447'deki rekabet yasağı hükümleri, genel hizmet sözleşmesine ilişkin olup işçi ile işveren arasındaki rekabet yasağını düzenler. İşçinin yazılı olarak üstlendiği rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye düşürmeyecek şekilde; yer, zaman ve işin türü bakımından uygun sınırlar içinde kararlaştırılabilir (TBK m.444-445). Tacirler arasındaki rekabet etmeme taahhütleri ise bu hükümlere değil, Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine, özellikle sözleşme özgürlüğü ve sınırlarına ilişkin m.26-27'ye tabidir.

Sınırsız veya ölçüsüz rekabet yasakları geçersiz sayılır ya da hâkim tarafından kapsamı daraltılabilir. Yasağın karşı tarafa aşırı yük getirmemesi esastır.

Süre ve Kapsam Sınırı

İşçi ile işveren arasındaki rekabet yasağının süresi, özel durum ve koşullar dışında kural olarak iki yılı aşamaz (TBK m.445). Bölge ve konu bakımından da, korunan meşru menfaatle orantılı olmalıdır.

Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını; bütün durumu ve karşı tarafın üstlendiği karşı edimi serbestçe değerlendirerek kapsam ve süre bakımından sınırlayabilir.

İhlal ve Sonuçları

Rekabet yasağına aykırı davranan taraf, doğan zararı tazminle yükümlüdür. Sözleşmede ceza koşulu kararlaştırılmışsa, aksi belirtilmedikçe yükümlü ceza koşulunu ödeyerek yasaktan kurtulabilir (TBK m.446).

Yasağa aykırılığın önlenmesi için, açıkça saklı tutulmuş ve haklı görülen hâllerde aykırılığın men'i de istenebilir. Koşulların sözleşmede açıkça düzenlenmesi önemlidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Dava Şartı Arabuluculuk

Ticari işletmeyi ilgilendiren rekabet yasağı uyuşmazlıkları ticari dava niteliği taşıdığında, Türk Ticaret Kanunu m.4 ve m.5 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetki bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6 gereğince davalının yerleşim yeri mahkemesi genel yetkilidir. Sözleşmeden doğan davalarda aynı Kanun m.10 uyarınca ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. Tacirler arasında yapılan yetki sözleşmeleri, Kanun m.17 çerçevesinde geçerli olabilir. Görevsizlik hâlinde dosya, talep üzerine görevli mahkemeye gönderilir.

Türk Ticaret Kanunu m.5/A, ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak öngörür. Ceza koşulunun veya zarar tazminatının tahsiline yönelik istemler bu kapsamda değerlendirilir. Buna karşılık yasağa aykırılığın önlenmesine yönelik talepler para alacağı içermediğinden kural olarak bu şartın dışında kalır. İhtiyati tedbir ve delil tespiti gibi geçici hukuki koruma istemleri de arabuluculuk şartından bağımsız olarak ileri sürülebilir.

Sözleşme Kaleme Alınırken Sık Yapılan Hatalar

En yaygın hata, yer, zaman ve işin türü bakımından hiçbir sınır getirilmemesi ya da tüm ülkeyi ve süresiz bir dönemi kapsayan ifadeler kullanılmasıdır; bu tür kayıtlar geçersiz sayılabilir veya hâkim tarafından daraltılabilir. İkinci hata, korunmak istenen meşru menfaatin somutlaştırılmamasıdır; müşteri çevresi, üretim sırları veya iş sırları gibi unsurların sözleşmede açıkça gösterilmesi beklenir. Üçüncü hata ise ceza koşulunun edimle orantısız belirlenmesidir; Türk Borçlar Kanunu m.182 uyarınca aşırı görülen ceza koşulu hâkim tarafından indirilir.

Sözleşmelerde çoğu zaman yasağın hangi hâllerde sona ereceği düzenlenmez. Türk Borçlar Kanunu m.447, yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararın kalmadığının belirlenmesi hâlinde rekabet yasağının sona ereceğini kabul eder; sözleşmenin haklı bir sebep olmaksızın sona erdirildiği durumlar bakımından da özel sonuçlar öngörülmüştür. Aykırılığın ispatı bakımından müşteri listeleri, teklif ve sipariş kayıtları, elektronik yazışmalar ile ticari sır niteliğindeki belgelerin korunma düzeni önceden kurgulanmalıdır. Gizlilik yükümlülüğünün ayrıca düzenlenmesi de yararlı olur. Sona erme koşullarının sözleşmede açıkça gösterilmesi uyuşmazlığı azaltır.

Mevzuat DayanağıRekabet yasağı sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu m.444-447'de düzenlenmiştir. Yasağın yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlandırılması; süresinin kural olarak iki yılı aşmaması gerekir. Aşırı yasakları hâkim sınırlayabilir; ihlal hâlinde tazminat ve ceza koşulu ile aykırılığın men'i gündeme gelir.

Sıkça Sorulan Sorular

Rekabet yasağı en fazla kaç yıl olabilir?

Özel durumlar dışında rekabet yasağı süresi kural olarak iki yılı aşamaz; ayrıca yer ve konu bakımından da makul olmalıdır.

Sınırsız rekabet yasağı geçerli mi?

Hayır. Yer, zaman ve konu bakımından ölçüsüz rekabet yasakları geçersizdir; hâkim kapsamı daraltabilir.

Yasağı ihlal edersem ne olur?

Doğan zararı tazmin edersiniz; ceza koşulu varsa onu ödersiniz. Açıkça kararlaştırılmış ve haklı hâllerde aykırılığın men'i de istenebilir.

Ticari uyuşmazlıklarınızda yanınızdayız

Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar