Bir işaretin hem marka hem ticaret unvanı olarak kullanılması çakışmaya yol açabilir. Uyuşmazlıkta önceki hak sahipliği, tescil ve kullanım ile haksız rekabet kuralları belirleyicidir.
Marka, mal ve hizmetleri ayırt eden işaret iken; ticaret unvanı, taciri ve işletmeyi tanıtan addır. Ticaret unvanı Türk Ticaret Kanunu'na göre (m.39 vd.), marka ise Sınai Mülkiyet Kanunu'na göre korunur.
Aynı veya benzer işaretin farklı sicillerde yer alması, ticari hayatta karışıklığa ve hak çatışmasına yol açabilir.
Çakışma hâlinde, işareti önce ve gerçek biçimde kullanan ya da tescil ettiren tarafın önceki hakkı korunur. Karıştırılma ihtimali ve haksız rekabet, uyuşmazlığın değerlendirilmesinde temel ölçütlerdir (SMK m.6; TTK m.52-55).
Tescilli bir markanın, sonradan aynı alanda ticaret unvanı olarak kullanılması ya da tersi, önceki hak sahibinin talepleriyle engellenebilir.
Önceki hak sahibi; kullanımın durdurulması, unvandan ilgili ibarenin terkini veya markaya tecavüzün önlenmesi ile haksız rekabetin tespiti ve men'ini isteyebilir. Koşulları varsa tazminat da talep edilir.
Uyuşmazlıkta tescil tarihleri, fiili kullanım belgeleri ve piyasadaki tanınmışlık incelenir; bu deliller sonucu doğrudan etkiler.
Sınai mülkiyet haklarından doğan hukuk davalarında görevli mahkeme, fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemesidir (6769 sayılı Kanun m.156). Bu mahkemelerin kurulmadığı yerlerde, belirlenen asliye hukuk mahkemeleri bu sıfatla görev yapar. Ticaret unvanının terkini ve haksız rekabete ilişkin talepler ise asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğinden, marka ve unvan iddialarının birlikte ileri sürüldüğü dosyalarda görev konusu dikkatle değerlendirilmelidir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflar bu konuda anlaşarak farklı bir mahkemeyi yetkilendiremez.
Yetki bakımından, hak sahibinin üçüncü kişilere karşı açacağı davalarda davacının yerleşim yeri, hukuki işlemin yapıldığı yer ya da tecavüz fiilinin gerçekleştiği yahut etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi yetkilidir. Davacının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmuyorsa, sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yer esas alınır. Kurum kararlarına karşı açılacak davalarda ise ayrı bir yetki kuralı işler. Birden fazla mahkeme yetkili olabileceğinden, seçim baştan bilinçli yapılmalı ve delillerin bulunduğu yer de gözetilmelidir. Yetki itirazı ilk itiraz niteliğinde olduğundan, süresinde ileri sürülmelidir.
Sık rastlanan bir hata, ticaret unvanının tescil edilmiş olmasının markaya karşı mutlak bir savunma oluşturduğu düşüncesidir. Unvan tescili, unvanın marka gibi mal ve hizmetleri ayırt edici biçimde kullanılmasına izin vermez; kullanımın biçimi ve yeri bu ayrımda önem taşır. Bir diğer hata, unvanın tamamının terkininin istenmesidir; talep genellikle karışıklığa yol açan çekirdek ibarenin unvandan çıkarılmasına yönelik olmalıdır. Aşırı geniş talepler, kısmen ret ve yargılama gideri bakımından olumsuz sonuç doğurur. Talep sonucunun somut ve uygulanabilir biçimde yazılması, kararın infazını kolaylaştırır.
Delil toplama aşamasında da eksikler görülür. Fiilî kullanımın başlangıç tarihi faturalar, katalog, reklam ve tabela görselleriyle ortaya konmadığında, önceye dayalı hak iddiası ispatsız kalır ve dosya yalnızca sicil kayıtlarına göre değerlendirilir. Uzun süre sessiz kalınması ise dürüstlük kuralı çerçevesinde aleyhe değerlendirilebilir. Marka ve ticaret sicillerinin düzenli izlenmemesi, tespit edilen çakışmaya geç müdahale edilmesine yol açar. İhtar aşaması atlanarak doğrudan dava açılması da uyuşmazlığın erken çözüm imkânını ortadan kaldırabilir. Delillerin dava dilekçesiyle birlikte sunulması usul yönünden zorunludur.
Önceki hak sahibi olarak kullanımın durdurulmasını, unvandan ilgili ibarenin terkinini ve haksız rekabetin men'ini isteyebilir; koşulları varsa tazminat talep edebilirsiniz.
Ticaret unvanı TTK'ya göre korunur; marka koruması ise SMK'ya dayanır. Çakışmada önceki ve gerçek hak sahipliği ile karıştırılma ihtimali esas alınır.
Tescil tarihleri, fiili kullanım belgeleri ve piyasadaki tanınmışlık ile karıştırılma ihtimali belirleyicidir.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
Anonim Şirkette Kâr Payı Dağıtımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleŞirket Ortağı ve Müdürün Kamu Borcu Sorumluluğu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTicari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleÇekin İptali ve Zayi Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAdi Ortaklık Kuruluşu ve Tasfiyesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›