Taşınmaz kiralarında kiraya veren, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan dönemin kira alacağını güvence altına almak için kiralanandaki bazı taşınırlar üzerinde hapis hakkına sahiptir.
Hapis hakkı, kiraya verene; kira alacağını güvence altına almak amacıyla, kiralananda bulunan ve onun döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırlar üzerinde tanınan bir haktır. Bu hak, alacak ödenene kadar eşyaların alıkonmasına imkân verir.
Hapis hakkı, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira alacağını güvence altına alır. Kiralananın kullanımına ve döşenmesine yarayan taşınırlar bu hakkın konusudur; başkasına ait olduğu bilinen eşyalar kural olarak kapsam dışıdır.
Kiralanandaki eşyaların bir kısmı üçüncü kişiye ait olabilir. Kiraya veren, bu eşyaların başkasına ait olduğunu bilmiyor veya bilebilecek durumda değilse, iyiniyeti ölçüsünde hapis hakkı korunur. Aksi hâlde üçüncü kişinin hakları gözetilir.
Kiracı taşınmak veya eşyaları kaçırmak isterse, kiraya veren yetkili makamın yardımıyla eşyaları alıkoyabilir. Hapis hakkının paraya çevrilmesi, kanunda öngörülen usule göre icra yoluyla gerçekleştirilir.
Hapis hakkının kullanımı usule bağlıdır ve yanlış uygulanması sorumluluk doğurabilir. Hakkınızın doğru biçimde kullanılması için hukuki destek alabilirsiniz.
Hapis hakkı, eşyanın fiilen alıkonmasıyla değil kanunda öngörülen usulün izlenmesiyle sonuç doğurur. Kiraya veren, henüz icra takibi başlatmamış olsa dahi hakkının geçici olarak korunması için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.270 uyarınca icra dairesinin yardımını isteyebilir. Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde kolluk yardımı da istenebilir. İcra dairesi, üzerlerinde hapis hakkı bulunan eşyanın defterini yapar; böylece güvencenin kapsamı belirlenir ve eşyanın kaçırılması hukuken engellenmiş olur. Defterde eşyanın nitelik ve miktarının açıkça gösterilmesi, sonraki aşamalarda çıkacak tartışmaları önler.
Defter yapıldıktan sonra icra dairesi, kiraya verene rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip talebinde bulunması için on beş günü geçmemek üzere uygun bir süre verir. Bu süre içinde takip başlatılmazsa defterin sağladığı koruma etkisini yitirir. Takip kesinleştiğinde deftere kaydedilen eşyalar satılarak alacak karşılanır. Borçlu takibe itiraz ederse süreç durur ve uyuşmazlık, itirazın kaldırılması ya da iptali yoluyla çözülür; bu nedenle sürelerin baştan itibaren dikkatle izlenmesi gerekir. Hapis hakkının güvence altına aldığı dönem dışındaki alacaklar için ise ayrıca genel haciz yoluna başvurulması gerekir.
En sık yapılan hata, kiraya verenin icra dairesine başvurmadan kiralanandaki eşyayı kendiliğinden alıkoymasıdır. Bu davranış hapis hakkının kullanılması sayılmaz ve kiraya veren aleyhine hukuki, hatta cezai sorumluluk doğurabilir. Bir diğer hata, defter yapıldıktan sonra verilen süre içinde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibin başlatılmamasıdır; bu durumda güvence kendiliğinden ortadan kalkar. Talep edilen kira alacağının hangi döneme ait olduğunun net gösterilmemesi de sonucu olumsuz etkiler ve güvence kapsamının belirlenmesini güçleştirir. Ayrıca defter talebinin kiralananın bulunduğu yerdeki icra dairesine yöneltilmemesi işlemlerin gecikmesine neden olur.
Gizlice ya da zorla kiralanandan çıkarılan eşya bakımından 2004 sayılı Kanunun m.271 hükmü, götürülmelerinden itibaren on gün içinde icra dairesinin emri ve kolluk gücüyle geri alınmasına imkân tanır; bu kısa sürenin kaçırılması hak kaybına yol açar. Defteri yapılmış eşyayı kaçıran veya gizleyen borçlu bakımından ayrıca cezai sorumluluk gündeme gelir. İyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı olduğundan, başkasına ait olduğu ileri sürülen eşya için istihkak iddiası usulünce incelenir. Haczedilemeyen nitelikteki eşyaların deftere alınması da ayrı bir uyuşmazlık kaynağıdır.
Taşınmaz kiralarında kiraya verene, kira alacağını güvence altına almak amacıyla kiralananda bulunan ve onun döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırlar üzerinde tanınan bir haktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.336 ile m.338 arasında düzenlenmiştir. Bu hak, alacak ödenene kadar eşyaların alıkonulmasına imkân verir.
Hapis hakkı, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira alacağını güvence altına alır. Bu kapsam Türk Borçlar Kanunu m.336'da belirlenmiştir. Hakkın konusu, kiralananın kullanılmasına veya döşenmesine yarayan taşınırlardır; haczedilemeyen mallar ile başkasına ait olduğu bilinen eşyalar kural olarak kapsam dışındadır. Hapis hakkının paraya çevrilmesi icra yoluyla gerçekleştirilir.
Kural olarak kullanılamaz. Türk Borçlar Kanunu m.337 uyarınca kiraya veren, eşyanın başkasına ait olduğunu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa bu eşyalar üzerinde hapis hakkı doğmaz. Kiraya verenin iyiniyetli olduğu hâllerde hak korunur; kiracı eşyaları kaçırmak isterse kiraya veren yetkili makamın yardımını isteyebilir.
Tahliye, kira tespiti ve kira alacağı süreçlerinde hukuki destek için bize ulaşın.
Kira bedelinin ödenmemesi hâlinde temerrüt, otuz günlük süre, tahliye ve TBK-İİK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleKira sözleşmesi sonunda güvence bedelinin geri alınması.
Devamını oku ›MakaleKira ilişkisinde kiracının temel hak ve yükümlülükleri.
Devamını oku ›MakaleTicari taşınmaz kiralamalarında özel hükümler.
Devamını oku ›MakaleGeçerli ve koruyucu bir kira sözleşmesinin unsurları.
Devamını oku ›MakaleSüresinden önce çıkan kiracının sorumluluğu ve ev sahibinin tazminat hakkı.
Devamını oku ›