Kiraya veren kira bedelini almaktan kaçınırsa, kiracı temerrüde düşmemek için sulh hukuk mahkemesinden tevdi mahalli tayini isteyip ödemeyi buraya yatırabilir. Böylece borç geçerli biçimde ifa edilmiş sayılır.
Tevdi mahalli tayini, alacaklının ifayı kabulden kaçınması hâlinde borçlunun borç konusunu bırakacağı yerin hâkim tarafından belirlenmesini ifade eder. Kira ilişkilerinde kiraya verenin kira bedelini almaktan kaçınması durumunda kiracı, sulh hukuk mahkemesinden tevdi yeri belirlenmesini ister. Belirlenen yere yapılan ödeme ile kiracı borcundan kurtulur ve temerrüde düşmemiş sayılır.
Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.107Sözlükte gör: Tevdi Mahalli Tayini ›Alacaklının ödemeyi kabulden kaçınması (alacaklı temerrüdü) hâlinde borçlu, hâkimin belirleyeceği yere borç konusunu tevdi ederek borcundan kurtulabilir (TBK m.107 vd.).
Kira ilişkisinde kiraya veren bedeli almaktan kaçınırsa, kiracı bu yola başvurarak temerrüde düşmekten ve tahliye riskinden korunur.
Kiracı, kiralananın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden tevdi mahalli tayinini talep eder. Mahkeme genellikle bir banka hesabını tevdi yeri olarak belirler.
Kiracı, her ay kira bedelini belirlenen yere yatırarak ödemesini belgelemiş olur; bu ödemeler ifa yerine geçer ve kiraya verene bildirilir.
Tevdi yoluyla yapılan ödemeler, kiraya verenin daha sonra kira alacağı veya tahliye iddiasında bulunmasını engeller; kiracı temerrüde düşmemiş sayılır.
Tevdi mahalli tayini olmadan yapılan gelişigüzel ödemeler ispat sorunları doğurabilir; bu nedenle usulüne uygun tevdi, kiracının hukuki güvenliğini sağlar.
Tevdi, borcu her hâlde kesin biçimde sona erdiren bir işlem değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 109. maddesine göre alacaklı tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklamış veya tevdi bir rehnin ortadan kaldırılması sonucunu doğurmuş olmadıkça borçlu, tevdi ettiği şeyi geri alabilir. Tevdi edilen şey geri alındığı anda alacak, bütün yan haklarıyla birlikte varlığını sürdürür. Kira ilişkisinde bu kural, tevdi ettiği bedeli sonradan çeken kiracının ödeme yapmamış duruma düşeceği ve temerrüt riskiyle yeniden karşılaşacağı anlamına gelir.
Tevdi uygulaması, alacaklı temerrüdünün ortadan kalkmasıyla sona erer. Kiraya verenin belirlenen yerden bedeli çekmesi, tarafların yeni bir ödeme yeri veya hesap üzerinde anlaşması ya da kira ilişkisinin sona ermesi hâlinde ayrıca tevdiye devam edilmesine gerek kalmaz. Tevdi mahalli tayini talebi çekişmesiz yargı işi niteliğinde kabul edilir; bu dosyada kira bedelinin miktarı veya alacağın varlığı esasa ilişkin biçimde çözülmez. Taraflar arasında bedelin miktarına ilişkin bir uyuşmazlık varsa bunun ayrı bir davanın konusunu oluşturacağı gözden kaçırılmamalıdır.
Uygulamadaki ilk hata, alacaklı temerrüdünün koşulları gerçekleşmeden doğrudan tevdi yoluna gidilmesidir. Kiraya veren sözleşmede bir banka hesabı göstermişse ya da ödemeyi kabulden kaçındığı ortaya konulamıyorsa, tevdi talebinin dayanağı tartışmalı hâle gelir. İkinci sık hata, ödemenin eksik ya da gecikmeli yatırılmasıdır; tevdi kararı alınmış olması, kira bedelinin sözleşmede kararlaştırılan tarihte ve tam olarak yatırılması yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu iki nokta, sonradan açılacak tahliye davalarında kiracı aleyhine sonuç doğurabilecek niteliktedir. Bu nedenle başvurudan önce kiraya verenin ödemeyi kabul etmediğinin ihtarname, banka kayıtları veya yazışmalarla ortaya konulması beklenir.
Üçüncü hata, ödemelerin izlenebilir biçimde belgelenmemesidir. Her ödemede hangi aya ait kira bedelinin yatırıldığının açıklama kısmında gösterilmesi, sonradan hangi dönemin ödendiği tartışmasını önler. Tevdi kararının ve yatırma belgelerinin kiraya verene bildirilmesi de ihmal edilmemelidir. Kira bedelinin artırılmasına ilişkin uyuşmazlıklarda, tartışmasız kısmın düzenli olarak tevdi edilip farkın ayrıca değerlendirilmesi tercih edilen bir yoldur. Tevdi kararının her ay yeniden alınması gerekmez; ancak ödemelerin kesintisiz sürdürülmesi ve belgelerin dosyada saklanması önem taşır. Belgelerin düzenli tutulması, ilerleyen dönemde açılacak bir davada ifanın ispatını kolaylaştırır.
Sulh hukuk mahkemesinden tevdi mahalli tayini isteyip kira bedelini belirlenen yere yatırabilirsiniz; böylece ödeme geçerli sayılır.
Evet. Usulüne uygun tevdi ile kiracı temerrüde düşmüş sayılmaz ve kira ödememe nedeniyle tahliye riskinden korunur.
Kiralananın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden tevdi mahalli tayini talep edilir; mahkeme genellikle bir banka hesabı belirler.
Tahliye, kira tespiti, uyarlama ve kira alacağı süreçlerinde kiracı ve kiraya veren olarak haklarınızı koruyoruz. Bize ulaşın.
Kira Artışında TÜFE Sınırı ve Uygulaması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiracının Erken Çıkması ve Bildirim Süresi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKira Sözleşmesinde Ceza Koşulu ve Muacceliyet hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKira Alacağı ve Tahliye İçin İcra Takibi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Devri ve Malikin Değişmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKonut ve İşyeri Kira Artışında Farklar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›