Bize ulaşın! 0535 664 07 63✉ cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

İtirazın İptali ile İtirazın Kaldırılması Farkı

Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesiyle icra takibi durur ve alacaklının önünde iki farklı yol açılır. İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması, hem görevli merci hem de ispat araçları bakımından birbirinden ayrılır.

İtirazın İptali Davası

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.67, itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde alacaklının genel mahkemede itirazın iptali davası açabileceğini düzenler. Bu dava, her türlü delille ispat imkânı tanıyan bir yargılamadır.

Davanın kabulü halinde borçlunun itirazı iptal edilir ve takip kaldığı yerden devam eder. Borçlunun haksız itirazı sabit olursa, alacağın en az yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilir.

İtirazın Kaldırılması Yolu

2004 sayılı İİK m.68, alacağı imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylı senede ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların verdiği belgelere dayanan alacaklının, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebileceğini öngörür. Burada yargılama, kanunda sınırlı biçimde sayılan belgelerle yürütülür.

m.68a ise borçlunun imzaya itiraz ettiği hallerde uygulanan imzaya itirazın kaldırılması usulünü düzenler. İcra mahkemesi bir alacak davası görmez; yalnızca belgenin niteliğini ve itirazın yerinde olup olmadığını inceler.

İki Yol Arasındaki Temel Farklar

İtirazın iptali genel mahkemede ve her delille görülürken, itirazın kaldırılması icra mahkemesinde ve yalnızca kanunda sayılı belgelerle görülür. Bu nedenle elinde nitelikli belge bulunan alacaklı için itirazın kaldırılması daha hızlı bir yoldur.

İtirazın kaldırılması talebinin reddi kesin hüküm oluşturmaz; alacaklı ayrıca genel mahkemede dava açabilir. Her iki yolda da haksız çıkan taraf aleyhine tazminat gündeme gelebilir.

Dava Şartı Arabuluculuk

İtirazın iptali davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak talebine dayandığından uyuşmazlığın türüne göre zorunlu arabuluculuk kapsamına girebilir. Ticari davalarda ve bireysel iş uyuşmazlıklarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Tüketici uyuşmazlıklarında da benzer bir zorunluluk öngörülmüştür. Arabuluculuk son tutanağının aslı veya örneği dava dilekçesine eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; eksiklik giderilmezse dava usulden reddedilir. Arabuluculuğa hiç başvurulmadan açılan davada eksikliğin her zaman giderilebileceği düşüncesine kapılmamak ve bu adımı atlamamak gerekir.

Buna karşılık itirazın kaldırılması bir dava değil, takip hukukuna özgü bir taleptir ve icra mahkemesinde sınırlı incelemeyle sonuçlandırılır. Bu nedenle itirazın kaldırılması talebi bakımından zorunlu arabuluculuk şartı aranmaz. Elinde kanunda sayılan nitelikte belge bulunan alacaklı için bu durum, süreci belirgin biçimde hızlandıran bir üstünlük sağlar. Arabuluculuk süreci ise dava açma süresinin işlemesini durdurduğundan, büroya başvuru tarihinin belgelenmesi ayrıca önem taşır. Uyuşmazlığın ticari, tüketici veya iş uyuşmazlığı niteliğinde olup olmadığı bu nedenle baştan belirlenmelidir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

En ağır sonuç doğuran hata, sürelerin kaçırılmasıdır. İtirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. İtirazın kaldırılması talebi ise itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesine sunulmalıdır; bu süre içinde talepte bulunmayan alacaklı, aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapamaz. Bu iki sürenin birbirine karıştırılması, alacaklıyı yalnızca genel hükümlere göre dava açmak zorunda bırakır. Sürelerin hesabında, itirazın alacaklıya usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği tarih esas alınır.

İkinci sık hata, yol seçiminde yapılır. Adi senede dayanan alacakta itirazın kesin kaldırılmasının istenmesi ya da imzaya itiraz ile borca itirazın karıştırılması, talebin reddiyle sonuçlanır ve borçlu lehine tazminata hükmedilmesine yol açabilir. Ayrıca icra inkâr tazminatının dava dilekçesinde açıkça talep edilmemesi, mahkemenin bu konuda karar verememesine neden olur. Takip talebindeki alacak kalemleriyle davadaki taleplerin örtüşmemesi de sıkça karşılaşılan bir eksikliktir. İtirazın kaldırılması talebinin reddedilmesi, alacaklının süresi içinde itirazın iptali davası açmasına engel değildir.

Mevzuat Dayanağıİtirazın iptali, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.67'de düzenlenmiş olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde genel mahkemede açılır ve haksız itiraz halinde icra inkâr tazminatı öngörür. İtirazın kaldırılması ise m.68 (borca itirazın kaldırılması) ve m.68a (imzaya itirazın kaldırılması) hükümlerinde düzenlenmiş olup, icra mahkemesinde ve kanunda sınırlı biçimde sayılan belgelerle yürütülür.

Sıkça Sorulan Sorular

İtirazın iptali davası hangi sürede açılır?

2004 sayılı İİK m.67 uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede açılır.

İtirazın kaldırılması hangi mahkemede istenir?

İİK m.68 ve m.68a uyarınca icra mahkemesinden istenir ve yalnızca kanunda sayılan belgelerle incelenir.

İcra inkâr tazminatı ne zaman gündeme gelir?

Genellikle itirazın iptali davasında borçlunun haksız itirazının sabit olması halinde, alacağın en az yüzde yirmisi oranında icra inkâr tazminatına hükmedilebilir.

İcra ve iflas takiplerinde yanınızdayız

Alacağınızın tahsili, itirazların çözümü ve haciz süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Dosyanızı değerlendirelim.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar