Bize ulaşın! 0535 664 07 63✉ cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Franchise (İsim Hakkı) Sözleşmesi

Franchise sözleşmesi, bir işletme sisteminin marka, know-how ve pazarlama desteğiyle birlikte başka bir işletmeciye kullandırılmasını konu alır. Türk hukukunda özel bir kanuni düzenlemesi bulunmayan bu ilişki, genel hükümler ve içtihat çerçevesinde uygulanır.

Hukuki Niteliği

Franchise sözleşmesi, kanunda özel olarak düzenlenmemiş (isimsiz/atipik) sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşmedir. Bu nedenle uyuşmazlıklarda öncelikle tarafların iradesi, ardından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun genel hükümleri ve niteliğine uygun düştüğü ölçüde benzer sözleşmelere ilişkin kurallar uygulanır.

Sözleşme; satış, kira, hizmet, vekâlet ve lisans gibi çeşitli sözleşme tiplerinden unsurlar taşıyan karma bir yapı gösterir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı, franchise ilişkisini sürekli ve karşılıklı güvene dayalı bir çerçeve sözleşme olarak değerlendirmektedir.

Marka, Know-How Kullanımı ve İnhisar Hakkı

Franchise veren; markasını, ticaret unvanını, işletme sistemini ve know-how'ını belirli bir bedel karşılığında franchise alana kullandırır. Marka ve diğer sınai hakların kullanımı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında lisans niteliğinde değerlendirilir.

Sözleşmeyle franchise alana belirli bir bölgede tek yetkili olma (inhisar/tekel) hakkı tanınabilir. Franchise veren bu durumda aynı bölgede başka bir işletmeciyle anlaşmama ve alanın sistemden yararlanmasını sürdürme yükümü altına girer.

Franchise Bedeli ve Rekabet Yasağı

Franchise alan, sisteme giriş için genellikle bir başlangıç bedeli ile ciro veya satış üzerinden hesaplanan sürekli (royalty) bedel öder. Buna karşılık franchise verenin eğitim, denetim ve destek sağlama borcu doğar.

Sözleşmelerde çoğunlukla, franchise alanın sözleşme süresince ve sona ermesinden sonra belirli bir süre rakip faaliyette bulunmamasını öngören rekabet yasağı kayıtları yer alır. Bu kayıtların geçerliliği, süre, yer ve konu bakımından makul sınırlar içinde kalması koşuluna bağlıdır (TBK m.444 vd. kıyasen).

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Franchise ilişkisi tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olduğundan, uyuşmazlıklar kural olarak ticari dava niteliği taşır. Türk Ticaret Kanunu m.4 ve m.5 uyarınca görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla bakar. Marka ve know-how kullanımına ilişkin tecavüz iddiaları gündeme geldiğinde ise fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemesi görevli olabilir. Bu durumda taleplerin niteliklerine göre ayrıştırılması ve doğru mahkemeye yöneltilmesi gerekir. Aksi hâlde tek dilekçede toplanan istemler yönünden görev tartışması çıkar ve süreç uzar.

Yetki bakımından genel kural, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda aynı Kanunun m.10 hükmü gereği sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Franchise sözleşmelerinde yetki ve tahkim kayıtlarına sıkça yer verilir; tacirler arasında yapılan yetki sözleşmeleri kural olarak geçerlidir. Yabancı unsurlu sözleşmelerde uygulanacak hukuk ile yetki kaydının birlikte değerlendirilmesi, uyuşmazlık çıktığında sürecin nerede ve hangi kurallara göre yürütüleceğini belirler. Geçerli bir tahkim şartı bulunması hâlinde mahkemede açılan dava, tahkim itirazı üzerine usulden reddedilir.

Dava Şartı Arabuluculuk

Ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat istemleri bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu kural Türk Ticaret Kanunu m.5/A ile getirilmiştir. Franchise ilişkisinden doğan isim hakkı bedeli, ciro payı, ödenmemiş faturalar ve rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemleri bu kapsamdadır. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir; bu nedenle sürecin doğru sırayla yürütülmesi büyük önem taşır. Karşı davanın da aynı nitelikte olması hâlinde bu koşul ayrıca aranır.

Buna karşılık sözleşmenin feshinin tespiti, markanın kullanımının önlenmesi ya da ihtiyati tedbir istemleri gibi para alacağı dışındaki talepler dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri, arabuluculuk süreci devam ederken de mahkemeden istenebilir. Arabuluculukta varılan anlaşma belgesi, kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi hâlinde ilam niteliği kazanır ve doğrudan icraya konulabilir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın aslı veya örneği dava dilekçesine eklenmelidir. Arabuluculuk sürecinde geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz.

Mevzuat DayanağıFranchise sözleşmesinin özel bir kanuni düzenlemesi bulunmadığından, ilişkiye 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun genel hükümleri ve niteliğine uygun düştüğü ölçüde benzer sözleşmelere ilişkin kurallar uygulanır. Marka ve know-how kullanımı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu; rekabet yasağı kayıtları ise kıyasen TBK m.444 vd. çerçevesinde değerlendirilir. Yargıtay uygulaması ilişkiyi sürekli, karma bir çerçeve sözleşme olarak nitelendirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Franchise sözleşmesi hangi kanunda düzenlenmiştir?

Özel bir kanuni düzenlemesi yoktur; isimsiz sürekli borç ilişkisi olarak TBK genel hükümleri, TTK ve içtihatlar çerçevesinde uygulanır.

Franchise alan belirli bir bölgede tek yetkili olabilir mi?

Sözleşmeyle franchise alana inhisar (tekel) hakkı tanınabilir; bu durumda veren aynı bölgede başka bir işletmeciyle anlaşamaz.

Sözleşme sonrası rekabet yasağı geçerli midir?

Rekabet yasağı kayıtları, süre, yer ve konu bakımından makul sınırlar içinde kaldığı ölçüde geçerli sayılır (TBK m.444 vd. kıyasen).

Ticari uyuşmazlıklarınızda yanınızdayız

Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar