Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar, genel zamanaşımı sürelerinden farklı ve daha kısa özel sürelere tabidir. Bono ve çekte sürelerin doğru hesaplanması, alacağın takip yoluyla tahsili bakımından kritik önem taşır.
Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.749). Bono hakkında poliçeye ilişkin hükümler uygulandığından, hamilin bonoyu düzenleyene (keşideciye) karşı istemleri de üç yıllık zamanaşımına tabidir (TTK m.778).
Hamilin, cirantalar ve düzenleyen aleyhine açacağı davalarda ise süreler daha kısadır; bu istemler süresinde protesto çekilmesine veya senette yer alan kayıtlara göre belirlenen tarihten itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Çekte, hamilin düzenleyene, cirantalara ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma (müracaat) hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m.814). Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları da çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yılda zamanaşımına uğrar.
Çekin ibraz sürelerinin doğru belirlenmesi, üç yıllık sürenin başlangıcı bakımından önemlidir. Sürenin kaçırılması, kambiyo senedine özgü takip imkânının yitirilmesine yol açar.
Zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir. Zamanaşımının kesilmesi, yalnızca kesilmeye sebep olan işlemi yapan kişi bakımından hüküm ifade eder (TTK m.750).
Zamanaşımı dolduğu için kambiyo senedinden doğan hakları düşen hamil, düzenleyene veya kendi zararına zenginleşmiş olan diğer borçlulara karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvurabilir (TTK m.732). Bu istem daha uzun bir süreye tabidir.
Zamanaşımı, alacağın varlığını değil dava ve takip yoluyla istenebilirliğini etkiler; bu nedenle hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz, borçlunun ileri sürmesi gerekir. Kambiyo senedine dayalı takipte borçlu, takip kesinleşmeden önceki aşamada zamanaşımı itirazını icra mahkemesine yöneltir. Takip kesinleştikten sonra gerçekleşen zamanaşımı ise icranın geri bırakılması yoluyla ileri sürülür. Süresinde ileri sürülmeyen zamanaşımı, sonradan kanun yolu aşamasında ilk kez dile getirilemez. Bu nedenle senedin vadesi ile takip tarihi baştan karşılaştırılmalıdır.
Zamanaşımı süresi dolduktan sonra borçlunun ödeme yapması hâlinde, bu ödeme geri istenemez; zamanaşımına uğramış borç ortadan kalkmaz, eksik borç hâline gelir. Borçlunun borcu ikrar etmesi ya da kısmi ödemede bulunması, sürenin yeniden işlemeye başlaması sonucunu doğurabilir. Buna karşılık zamanaşımından önceden feragat edilemez. Alacaklı bakımından en güvenli yol, süre dolmadan takip başlatmak veya dava açmaktır; çünkü bu işlemler süreyi keser ve kesilmenin ardından süre yeniden işlemeye başlar.
En sık hata, çekte altı aylık sürenin düzenleme tarihinden başlatılmasıdır. Oysa süre, ibraz süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlar; ibraz süresi ise çekin düzenlendiği yer ile ödeneceği yerin aynı olup olmamasına göre değişir. Yurt dışında düzenlenip ülkemizde ödenecek çeklerde süre farklıdır. Bu nedenle önce ibraz süresi doğru belirlenmeli, ardından zamanaşımı hesabı yapılmalıdır. Bononun vadesinin saptanmasında da görüldüğünde, görüldüğünden belli bir süre sonra ya da belirli günde ödenecek senet ayrımı gözetilmelidir.
İkinci sık hata, senet üzerindeki kayıtların ve ciro zincirinin gözden kaçırılmasıdır. Cirantalara başvuruda süreler daha kısa olduğundan, aynı senet için farklı borçlular bakımından farklı tarihlerde zamanaşımı gerçekleşebilir. Ayrıca zamanaşımını kesen işlem, yalnızca hakkında bu işlemin yapıldığı borçlu bakımından sonuç doğurur; diğer borçlular yönünden süre işlemeye devam eder. Kambiyo hukukuna özgü bu ayrımlar gözetilmediğinde, takip bir borçlu yönünden geçerliyken diğeri yönünden zamanaşımına uğrayabilir.
Hamilin bonoyu düzenleyene karşı istemleri, vadeden itibaren üç yıllık zamanaşımına tabidir (TTK m.749, m.778).
Hamilin başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m.814).
Kambiyo hakları düşse de hamil, zararına zenginleşen borçluya karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvurabilir (TTK m.732).
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
Anonim Şirkette Genel Kurul Çağrısı ve Gündem hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleCari Hesap Sözleşmesi ve Mutabakat hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAcentenin Denkleştirme (Portföy) Tazminatı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleFranchise (İsim Hakkı) Sözleşmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleDeniz yoluyla eşya taşımasının temelini oluşturan navlun sözleşmesinin türleri ve taşıyanın yükümlülükleri 6102 sayılı TTK m.1138-1141 hükümlerine göre.
Devamını oku ›MakaleNama ve hamiline yazılı pay senetlerinin çıkarılma şartları, devir usulleri ve hukuki farkları 6102 sayılı TTK m.484-490 hükümleri çerçevesinde ele alınır.
Devamını oku ›