Bize ulaşın! 0535 664 07 63✉ cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Feshin Son Çare (Ultima Ratio) İlkesi

Feshin son çare ilkesi, iş sözleşmesinin feshinin ancak başka bir çözüm bulunmadığında başvurulabilecek en son araç olması gerektiğini ifade eder. İş güvencesi denetiminde geçerli sebebin varlığı bu ilke ışığında değerlendirilir.

İş Güvencesi ve Geçerli Sebep

4857 sayılı İş Kanunu m.18, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli sözleşmesinin feshi için işletme, işyeri veya işin gereklerinden ya da işçinin yeterliliğinden kaynaklanan geçerli bir sebep bulunmasını zorunlu kılar. Geçerli sebep gösterilmeden yapılan fesih geçersizdir.

İşveren feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispatla yükümlüdür. Fesih bildiriminin yazılı yapılması ve sebebin açık ve kesin biçimde belirtilmesi m.19 gereğidir.

Feshin Son Çare Olması

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre işveren, işçiyi işten çıkarmadan önce başka önlemlerle ilişkiyi sürdürmenin mümkün olup olmadığını araştırmalıdır. Fazla çalışmanın kaldırılması, esnek çalışma, eğitim veya başka bir pozisyona nakil gibi seçenekler değerlendirilmelidir.

İşçiye uygun boş bir kadro varken doğrudan feshe gidilmesi, feshin son çare ilkesine aykırılık oluşturur. Bu ilkenin gözetilmediği fesihler geçersiz kabul edilebilir.

Ölçülülük Denetimi ve Sonuçları

Feshin son çare olup olmadığı, ölçülülük ilkesi kapsamında somut olayın özelliklerine göre denetlenir. İşverenin daha hafif bir tedbirle amaca ulaşabilecekken feshi tercih etmesi ölçüsüz sayılır.

Feshin geçersizliğine karar verilmesi halinde 4857 sayılı İş Kanunu m.21 uyarınca işe iade, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı gündeme gelir. İşçi kesinleşen kararın tebliğinden itibaren süresi içinde işverene başvurmalıdır.

Süreç Nasıl İşler

İşe iade talebinde ilk adım dava değil arabuluculuktur. İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır; arabuluculuk dava şartıdır ve bu adım atlanarak açılan dava usulden reddedilir (7036 sayılı Kanun m.3, İş K m.20). Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır. Son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenmezse mahkeme, eksikliğin tamamlanması için kesin süre verir. Başvurunun süresinde yapıldığı, arabuluculuk bürosunun kayıt tarihi üzerinden denetlenir.

Yargılamada ispat yükü işverendedir; feshin geçerli bir sebebe dayandığını ve son çare ilkesinin gözetildiğini işveren ortaya koyar. İşçi feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ederse bunu ispatla yükümlüdür. Mahkeme, işyerindeki norm kadro çalışmalarını, boş kadro bulunup bulunmadığını, fesih tarihinden önce ve sonra yeni işçi alınıp alınmadığını, fazla çalışma uygulamalarını ve nakil imkânlarını inceler. Bilirkişi raporuyla desteklenen bu inceleme, ölçülülük denetiminin somutlaştığı aşamadır. Yargılama basit usule tabidir ve ivedilikle sonuçlandırılır. Bu nedenle işveren, fesih tarihindeki kadro durumunu ve değerlendirdiği alternatif çözümleri gösteren kayıtları dosyaya sunmalıdır.

Sonuçları ve Kararın İcrası

Feshin geçersizliğine karar verilmesi hâlinde işçi, kararın kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır; süresinde başvurulmazsa işverence yapılan fesih geçerli sayılır ve işçi yalnızca feshin sonuçlarına bağlı haklarını alır (İş K m.21). Başvuru üzerine işveren bir ay içinde işçiyi işe başlatmalıdır. İşe başlatmazsa, mahkemece belirlenen ve işçinin en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarındaki tazminatı ödemekle yükümlü olur. Başvurunun ve işverene ulaşma anının belgelenmesi bu nedenle kritiktir. Sürelerin ne zaman işlemeye başladığının doğru tespiti, çoğu dosyada sonucu belirleyen ilk incelemedir.

İşçi, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer haklarına da hak kazanır. İşe başlatılması hâlinde peşin ödenen ihbar ve kıdem tazminatı bu alacaklardan mahsup edilir. İşe iade kararı doğrudan cebrî icraya konularak işçinin fiilen çalıştırılması sağlanamaz; hüküm, koşulların gerçekleşmesiyle para alacaklarına dönüşerek icra edilir. Bu nedenle kararın kesinleşme tarihi, başvuru tarihi ve tazminat kalemlerinin doğru hesaplanması sonucu belirleyen unsurlardır. İşe başlatılmama hâlinde doğan kalemlerin talep dilekçesinde ayrı ayrı gösterilmesi de gereklidir.

Mevzuat DayanağıFeshin son çare ilkesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun iş güvencesi hükümleri olan m.18 (geçerli sebeple fesih), m.19 (usul ve yazılı bildirim), m.20 (fesih bildirimine itiraz ve yargılama) ve m.21 (geçersiz feshin sonuçları, işe iade) kapsamında Yargıtay'ın yerleşik içtihadıyla geliştirilmiştir. İlke, geçerli sebebin ve ölçülülüğün denetiminde temel ölçüt olarak uygulanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Feshin son çare ilkesi hangi işyerlerinde uygulanır?

Uygulama alanı iş güvencesi kapsamıdır; 4857 sayılı İş Kanunu m.18 gereği en az otuz işçi çalıştıran işyerinde altı aylık kıdemi olan işçilerin feshinde gözetilir.

İşveren fesihten önce ne yapmalıdır?

Yargıtay içtihadına göre işveren, nakil, eğitim, fazla çalışmanın kaldırılması gibi daha hafif önlemlerle ilişkiyi sürdürmenin mümkün olup olmadığını araştırmalıdır.

İlkeye aykırı fesih yapılırsa ne olur?

Fesih geçersiz sayılabilir ve 4857 sayılı İş Kanunu m.21 uyarınca işe iade, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı gündeme gelir.

İşçi ve işveren haklarınızda yanınızdayız

Kıdem-ihbar tazminatından işçilik alacaklarına, iş kazasından mobbinge kadar tüm iş hukuku uyuşmazlıklarında CMY Hukuk & Danışmanlık olarak süreçlerinizi yürütüyoruz. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar