Velayet kapsamında ana ve baba, çocuğun mallarını yönetme hak ve yükümlülüğüne sahiptir; bu yönetim çocuğun yararı gözetilerek yapılır.
Velayet, çocuğun kişiliği yanında mallarını da kapsar. Ana ve baba, velayetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetmek ve bu yönetimden çocuğun yararına olacak şekilde sorumlu olmakla yükümlüdür.
Çocuğun mallarının gelirleri, kural olarak çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için kullanılır. Artan kısmın çocuğun malvarlığına eklenmesi esastır. Ana ve baba, bu gelirleri kendi yararlarına keyfî biçimde kullanamaz.
Çocuğun malları üzerinde, özellikle taşınmazların devri veya ağır yükümlülük altına sokulması gibi önemli işlemler bakımından ana ve babanın yetkisi sınırlandırılmıştır. Bu tür işlemlerde çocuğun korunması için ek güvenceler aranabilir.
Velayetin sona ermesiyle ana ve baba, çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin çocuğa veya kayyıma devreder. Kötü yönetim hâlinde, çocuğun mallarının korunması için mahkemece önlemler alınabilir.
Çocuğun malvarlığının korunması, hem ebeveyn hem çocuğun yararı bakımından önemlidir. Bu konudaki uyuşmazlıklarda hukuki destek alabilirsiniz.
Ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hâkim, malların korunması için uygun önlemleri alır (TMK m.360). Hâkim özellikle yönetim konusunda talimat verebilir; belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabı yeterli görmezse malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebilir. Önlemler, ağır bir kusur aranmaksızın malvarlığındaki somut tehlikeye göre belirlenir. Talebin, azalma tehlikesini gösteren somut olgulara dayandırılması beklenir. Hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde geçici nitelikte tedbirlere de karar verebilir.
Çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka bir şekilde önlenemiyorsa hâkim, yönetimin bir kayyıma devredilmesine karar verebilir (TMK m.361). Aynı önlemler, yönetimi ana babaya ait olmayan malların tehlikeye düşmesi hâlinde de uygulanabilir. Gelirlerin ya da bu mallardan ayrılmış belirli miktarların kanuna uygun harcanacağından kuşku duyulursa, bunların yönetimi de kayyıma bırakılabilir. Kayyım, yaptığı işlemler bakımından mahkemeye hesap vermekle yükümlüdür. Önlemin kapsamı tehlikenin ağırlığıyla orantılı belirlenir ve koşullar değiştiğinde kaldırılması istenebilir. Verilen karar, ilgili kurumlara bildirilerek uygulanır.
Çocuk mallarının korunmasına ilişkin talepler aile mahkemesine yapılır (4787 sayılı Kanun m.4); aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görevlidir. Talep kural olarak çocuğun yerleşim yeri mahkemesine yöneltilir. Başvuruyu ana ve baba dışındaki ilgililer de yapabilir; çocuğun korunmaya muhtaç olduğunun anlaşıldığı hâllerde hâkim kendiliğinden de harekete geçebilir. Başvuruda çocuğun kimlik bilgileri, malvarlığının niteliği ve tehlikenin dayanağı açıkça belirtilmelidir. Vesayet altındaki çocuklar bakımından sulh hukuk mahkemesinin vesayet makamı sıfatıyla yürüttüğü işlemler ayrıca gündeme gelir.
Yargılamada hâkim delilleri kendiliğinden araştırır; tapu, banka ve vergi kayıtları celbedilerek çocuğun malvarlığı belirlenir. Gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılır ve idrak çağındaki çocuk dinlenir. Kararın gerekçesinde, alınan önlemin çocuğun yararına nasıl hizmet ettiği açıklanır. Alınan önlemler geçici niteliktedir; koşulların değişmesi hâlinde değiştirilmesi ya da kaldırılması talep edilebilir. Kararın etkili biçimde uygulanabilmesi için tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi tamamlayıcı tedbirler de istenebilir. Karara karşı kanun yoluna başvurulması mümkündür; ancak önlemin uygulanması kural olarak durmaz.
Evet; ana ve baba, velayetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hak ve yükümlülüğüne sahiptir. Bu yetki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.352 ve devamında düzenlenmiştir ve daima çocuğun yararı gözetilerek kullanılır. Yönetim bir mülkiyet yetkisi değil, çocuk yararına bir sorumluluktur.
Çocuğun mallarının gelirleri kural olarak çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için kullanılır; artan kısmın çocuğun malvarlığına eklenmesi esastır. Ana ve baba bu gelirleri kendi yararlarına keyfî biçimde harcayamaz. Gelirlerin amacı dışında kullanılması hâlinde, çocuğun malvarlığının korunması için ilgililerin talebiyle mahkemece önlem alınması istenebilir.
Velayetin sona ermesiyle ana ve baba, çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin olan çocuğa ya da atanan kayyıma devretmek zorundadır. Taşınmazların devri gibi önemli işlemlerde ebeveynin yetkisi zaten sınırlıdır. Malların kötü yönetildiği veya tehlikeye düştüğü hâllerde, velayet devam ederken de mahkemece koruyucu önlemlere hükmedilebilir.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi uyuşmazlıklarında hukuki destek için bize ulaşın.
Boşanma sonrası mal rejimi tasfiyesinden doğan alacaklarda uygulanan zamanaşımı süresi ve başlangıç tarihi anlatılır.
Devamını oku ›Makale4721 sayılı TMK kapsamında velayetin değiştirilmesi: koşulları, çocuğun üstün yararı ve süreç.
Devamını oku ›MakaleVesayet, kısıtlılık, vasi ve kayyım atanması, kapsamı ve TMK dayanağı.
Devamını oku ›Makale4721 sayılı TMK kapsamında evlilik dışı doğan çocuğun velayeti, soybağı ve soyadı.
Devamını oku ›MakaleMal ayrılığı ve paylaşmalı mal ayrılığı: mülkiyetin ayrı kalması, ailenin ortak kullanımına özgülenen malların paylaşımı ve rejimin sona ermesinin sonuçları.
Devamını oku ›Makale4721 sayılı TMK kapsamında ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya uzun süre haber alınamayan kişi hakkında gaiplik kararı.
Devamını oku ›