Gaiplik, ölümüne kesin gözle bakılacak şekilde kaybolan ya da uzun süredir kendisinden haber alınamayan kişinin, mahkeme kararıyla ölmüş gibi kabul edilmesidir.
Gaiplik, bir kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya uzun süre haber alınamaması nedeniyle, ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunması hâlinde mahkemece verilen karardır. Karar, kişiyi hukuken ölmüş gibi kabul ederek sonuç doğurur.
Ölüm tehlikesi içinde kaybolma hâlinde belirli bir süre, uzun zamandan beri haber alınamama hâlinde ise daha uzun bir süre geçmiş olması aranır. Bu süreler dolmadan gaiplik kararı istenemez.
Gaiplik kararı, hakkı bu yüzden zarara uğrayacak kişilerin başvurusu üzerine mahkemece verilir. Mahkeme, kaybolan kişi hakkında bilgisi olanlara ilan yoluyla çağrı yapar; ilan süresi sonunda haber alınamazsa gaipliğe karar verilir.
Gaiplik kararıyla, kişinin ölümüne bağlı sonuçlar doğar; mirası açılır ve evlilik bakımından sonuçlar gündeme gelir. Ancak gaibin sağ dönmesi hâlinde, kanunda öngörülen düzenlemeler uygulanır.
Gaiplik kararı, miras ve aile hukuku bakımından önemli sonuçlar doğurur. Sürecin doğru yürütülmesi için hukuki destek alabilirsiniz.
Türk Medeni Kanunu m.32 uyarınca gaiplik kararı, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine verilir. Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye'deki son yerleşim yeri; Türkiye'de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir. Bu sıralama seçimlik değildir, sırayla uygulanır. Yanlış yerde açılan dava, yetki itirazı üzerine dosyanın gönderilmesiyle sonuçlanır ve süreç uzar. Başvuru hakkı yalnızca hakları bu ölüme bağlı olanlara tanındığından, başvuranın hukuki yararını somut biçimde ortaya koyması gerekir.
Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri usulüne göre yapılan ilanla çağırır. m.33'e göre bu süre, ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır. İlan süresi içinde kişiden haber alınırsa istem düşer; süre sonunda haber alınamazsa gaipliğe karar verilir. Karar, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur ve nüfus kütüğüne işlenmesi için ilgili müdürlüğe bildirilir. İlan giderleri ile ilan biçimine ilişkin mahkeme kararına uyulmaması, sürecin baştan tekrarlanmasına yol açar.
Gaiplik kararı evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Türk Medeni Kanunu m.131 uyarınca gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir. Ayrı bir dava ile evliliğin feshi, davacının yerleşim yeri mahkemesinden istenir. Uygulamada iki talebin birlikte ileri sürülmesi, ikinci bir yargılama yükünü ortadan kaldırır. Evliliğin feshine karar verilmedikçe eşin kişisel durumu ve nüfus kaydı bakımından tartışmalar sürer; bu nedenle talebin baştan ileri sürülmesi yerinde olur.
Miras yönünden özel bir güvence düzeni öngörülmüştür. m.584 uyarınca gaiplik kararı verilen kişinin mirasçıları, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadır. Güvence, ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda beş yıl, uzun zamandan beri haber alınamama durumunda on beş yıl ve her hâlde gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süre için gösterilir. Güvence gösterilmeden yapılan teslim, sonradan ortaya çıkan üstün hak sahiplerine karşı ciddi sorumluluk doğurabilir.
Gaiplik kararı; ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunması hâlinde mahkemece verilen karardır. Karar, kişiyi hukuken ölmüş gibi kabul ederek sonuç doğurur. Gaiplik 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.32 ve devamında düzenlenmiştir.
Ölüm tehlikesi içinde kaybolma hâlinde tehlikenin üzerinden en az bir yıl, uzun zamandan beri haber alınamama hâlinde ise son haber tarihinden itibaren en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Süreler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.33'te belirlenmiştir; bu süreler dolmadan gaiplik kararı istenemez.
Gaiplik kararıyla kişinin ölümüne bağlı sonuçlar doğar ve mirası açılır. Buna karşılık evlilik, gaiplik kararıyla kendiliğinden sona ermez; eşin ayrıca mahkemeden evliliğin feshini istemesi gerekir. Bu sonuçlar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.35 ve devamı ile evlilik yönünden m.131'de düzenlenmiştir.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi uyuşmazlıklarında hukuki destek için bize ulaşın.
Vesayet, kısıtlılık, vasi ve kayyım atanması, kapsamı ve TMK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleYabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi, koşulları ve MÖHUK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleEvlat edinmenin şartları ve hukuki sonuçları.
Devamını oku ›MakaleSoybağının (babalık karinesinin) reddi davası, davacılar, hak düşürücü süre ve TMK dayanağı.
Devamını oku ›Makale4721 sayılı TMK kapsamında velayet altındaki çocuğun mallarının ana ve baba tarafından yönetimi.
Devamını oku ›MakaleBoşanmada malların paylaşımı ve katılma alacağı.
Devamını oku ›