Eşler, yasal mal rejimi yerine sözleşmeyle mal ayrılığı veya paylaşmalı mal ayrılığı rejimini seçebilir; bu rejimler malvarlığının ayrılığı esasına dayanır.
Eşler, evlenirken veya evlilik sırasında düzenleyecekleri mal rejimi sözleşmesiyle, kanunda öngörülen seçimlik rejimlerden birini benimseyebilir. Mal ayrılığı ve paylaşmalı mal ayrılığı bu seçimlik rejimler arasındadır.
Mal ayrılığı rejiminde her eş, kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkını korur. Eşlerin malvarlıkları birbirinden tamamen ayrıdır; rejim sona erdiğinde kural olarak bir paylaşım söz konusu olmaz.
Paylaşmalı mal ayrılığında da malvarlıkları ayrıdır; ancak rejim sona erdiğinde, eşlerin aile için edindiği ve katkı sağladığı bazı mallar bakımından paylaşım ve hakkaniyet esasları devreye girer. Bu rejim, ayrılık ile katkı korumasını dengeler.
Mal rejimi sözleşmesinin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması gerekir. Şekle uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar; bu nedenle rejim değişikliği usulüne uygun yapılmalıdır.
Mal rejimi tercihi, boşanma veya ölüm hâlinde malvarlığının akıbetini doğrudan belirler. Rejim seçimi ve sözleşmenin hazırlanmasında hukuki destek alabilirsiniz.
Türk Medeni Kanunu m.254, evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona ermesi hâlinde, ailenin ortak kullanımına özgülenmiş ve eşler arasında eşit olarak paylaşma konusu olan konutta kalmaya ve ev eşyasını kullanmaya hangisinin devam edeceği konusunda eşlerin anlaşabileceğini öngörür. Konutta kalma hakkını elde eden eş, bu hakkın tapu kütüğüne şerh edilmesini isteyebilir. Böylece hakkın üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilmesi sağlanmış olur. Konutta kalma hakkı konutun mülkiyetini değiştirmez; yalnızca belirlenen süre boyunca kullanma yetkisi tanır ve hâkim aksine karar vermedikçe süre sonunda kendiliğinden sona erer.
Eşler anlaşamazsa hâkim, hakkaniyet gerektiriyorsa olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatini gözeterek bu hakka hangisinin sahip olacağına iptal veya boşanma kararıyla birlikte kendiliğinden karar verir ve kalma süresini belirler. Eşler konutta kira ile oturuyorsa hâkim, gerektiğinde kiracı sıfatı taşımayan eşin konutta kalmasına hükmedebilir. Süre dolmadan yararlanan eşin durumunda değişiklik olursa diğer taraf kararın gözden geçirilmesini isteyebilir. Hâkimin bu konuda karar verebilmesi için konutun ve ev eşyasının ailenin ortak kullanımına özgülendiğinin dosyaya yansıyan delillerle ortaya konulması gerekir.
Mal ayrılığı rejiminde eşlerin malvarlıkları ayrı olduğundan, rejim sona erdiğinde kural olarak bir tasfiye ve paylaşım yapılmaz. Bununla birlikte, diğer eşin adına kayıtlı malın edinilmesine para, emek veya hizmetle katkıda bulunan eşin katkı payı alacağı isteme imkânı bulunur. Bu talep mal rejimi hükümlerine değil genel hükümlere dayanır; somut olayın niteliğine göre sebepsiz zenginleşme, vekâletsiz iş görme veya adi ortaklık ilişkisi esas alınarak değerlendirilir. Katkı payı alacağı, boşanma davasıyla birlikte istenebileceği gibi ayrı bir dava olarak da ileri sürülebilir; talebin hangi hukuki sebebe dayandığı dilekçede açıkça gösterilmelidir.
Katkı payı alacağının kabulü için katkının, evlilik birliğine katılma payının ötesine geçmesi ve mal edinimiyle nedensellik bağı taşıması aranır. Katkının varlığı ve oranı; banka hesap hareketleri, kredi ödeme kayıtları, tapu ve satış belgeleri, ücret bordroları ile tanık beyanlarıyla ispat edilir. Ev işlerinin görülmesi ve çocuk bakımı gibi emek biçimindeki katkıların değerlendirilmesi somut olayın koşullarına göre yapılır. Alacak, malın dava tarihindeki değeri üzerinden katkı oranı esas alınarak hesaplanır. Ayrıca eşin, diğer eşe ait işyerinde ücret almaksızın çalışmış olması hâlinde bu emeğin karşılığının da talep edilebileceği kabul edilmektedir.
Mal ayrılığı rejiminde her eş, kendi malvarlığı üzerindeki yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkını korur; eşlerin malvarlıkları birbirinden tamamen ayrıdır. Rejim sona erdiğinde kural olarak bir paylaşım söz konusu olmaz. Bu rejim 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.242-243'te düzenlenmiştir.
Her iki rejimde de eşlerin malvarlıkları ayrıdır; ancak paylaşmalı mal ayrılığında rejim sona erdiğinde, aile için edinilen ve eşlerin katkı sağladığı bazı mallar bakımından paylaşım ve hakkaniyet esasları devreye girer. Paylaşmalı mal ayrılığı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.244 ve devamında düzenlenmiştir.
Mal rejimi sözleşmesinin noterde düzenleme veya onaylama biçiminde yapılması gerekir. Şekle uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar. Sözleşme, evlenmeden önce veya evlilik sırasında düzenlenebilir; sonradan yapılacak rejim değişikliği de aynı usule tabidir.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi uyuşmazlıklarında hukuki destek için bize ulaşın.
Eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle seçebileceği rejimler, yasal rejim ve TMK m.202-205 dayanağı.
Devamını oku ›MakaleBoşanmada malların paylaşımı ve katılma alacağı.
Devamını oku ›Makale4721 sayılı TMK kapsamında edinilmiş mallara katılma rejiminde katılma alacağı ile değer artış payı alacağının hesabı.
Devamını oku ›MakaleBoşanma nedeniyle uğranılan zararların tazmini.
Devamını oku ›MakaleEşlerin ortak yaşadığı konutun korunması.
Devamını oku ›MakaleTMK 166/3 kapsamında anlaşmalı boşanmanın şartları, protokolde yer alması gerekenler ve dava süreci.
Devamını oku ›