Boşanma davası açıldığında, dava sonuçlanana kadar eşlerin ve çocukların durumunu düzenlemek için hâkim tarafından geçici önlemler alınır.
Boşanma veya ayrılık davası açıldığında, dava sonuçlanıncaya kadar eşlerin ve çocukların durumunu düzenlemek için hâkim gerekli geçici önlemleri (ihtiyati tedbirleri) alır (TMK m.169). Bu önlemler, yargılama süresince ortaya çıkabilecek mağduriyetleri engeller.
Tedbirler, tarafların talebiyle veya hâkim tarafından resen belirlenebilir.
Hâkim; eşlerin barınmasına, geçimine (tedbir nafakası), malların yönetimine ve özellikle çocukların bakımı ile velayetin geçici olarak kime bırakılacağına ilişkin düzenlemeler yapar. Çocukla kişisel ilişki de geçici olarak belirlenebilir.
Aile içi şiddet riski varsa, koruyucu ve uzaklaştırıcı tedbirler de gündeme gelir.
İhtiyati tedbirler, davanın kesinleşmesine kadar geçerlidir ve koşullar değiştikçe yeniden düzenlenebilir. Dava sonunda verilen kesin kararla bu geçici düzenlemeler yerini kalıcı hükümlere bırakır.
Tedbirlerin doğru ve hızlı biçimde alınması, özellikle çocukların yararı bakımından önemlidir.
Tedbir talebi dava dilekçesinde ileri sürülebileceği gibi yargılamanın her aşamasında ayrıca da istenebilir; hâkim ivedi konularda karşı tarafı dinlemeden karar verebilir. Boşanma davasındaki geçici önlemler, malvarlığına ilişkin klasik ihtiyati tedbirlerden farklı olarak aile hukukuna özgüdür ve kural olarak teminat aranmaz (TMK m.169). Talep hakkında verilen karar ara karar niteliğindedir ve tek başına istinaf konusu yapılamaz; buna karşılık tedbir kararlarına karşı kanunda öngörülen süre içinde aynı mahkemeye itiraz edilebilir (HMK m.394). İtiraz üzerine mahkeme kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Karşı taraf dinlenmeden verilen kararlarda, kararın tebliğinden itibaren işleyen itiraz süresinin yakından izlenmesi gerekir.
Koşullar değiştiğinde tedbirlerin uyarlanması istenebilir; nafakanın artırılması ya da azaltılması, kişisel ilişki günlerinin değiştirilmesi ve geçici velayetin yeniden düzenlenmesi bu kapsamdadır. Talebin somut olgularla desteklenmesi, gelir ve gider belgelerinin, sosyal inceleme raporunun ve varsa uzman görüşünün sunulması süreci hızlandırır. Şiddet ya da şiddet tehlikesi bulunan hâllerde koruyucu ve önleyici tedbirler ayrı bir usule tabidir; bu tedbirler için boşanma davası açılmış olması şart değildir ve talep kolluğa veya mülkî amire de iletilebilir (6284 sayılı Kanun). Talebin reddedilmesi, koşullar değiştiğinde aynı istemin yeniden ileri sürülmesine engel oluşturmaz.
Tedbir nafakası, kararda gösterilen tarihten itibaren istenebilir hâle gelir ve ödenmemesi durumunda ilamların icrası hükümlerine göre takibe konulabilir. Nafaka alacağı, haciz sınırlamaları bakımından ayrıcalıklı bir konumdadır. Birikmiş nafakanın ödenmemesi ayrıca icra ceza mahkemesinde şikâyet yolunu açar; bu yolda kanunda öngörülen usul ve süreye uyulması gerekir (İİK m.344). Tedbir kararı, boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar etkisini sürdürür ve kesinleşmeyle birlikte yerini nafaka ile velayete ilişkin kalıcı düzenlemelere bırakır. Nafakanın hangi tarihten itibaren işleyeceğinin hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi, sonraki icra aşamasındaki tartışmaları büyük ölçüde önler.
Çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair kararların yerine getirilmesi artık icra dairelerince değil, adlî destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yürütülür; işlem, çocuğun üstün yararı gözetilerek ve uzman eşliğinde gerçekleştirilir (5395 sayılı Kanun m.41/A ve devamı). Kararın gereğini yerine getirmeyen tarafa öngörülen yaptırımlar uygulanabilir. Konuta ilişkin tedbirlerde, taşınmazın maliki olmayan eşin kullanımına karar verilmesi mülkiyet durumunu değiştirmez; düzenleme yalnızca yargılama süresince geçerli bir kullanım imkânı sağlar. Aynı şekilde ortak konuta ilişkin uzaklaştırma kararları da mülkiyet ilişkisini değil, geçici kullanım düzenini ilgilendirir.
Eşlerin barınması, geçimi (tedbir nafakası), malların yönetimi ve çocukların velayeti-bakımına ilişkin geçici önlemler alınır.
İhtiyati tedbirler davanın kesinleşmesine kadar geçerlidir ve koşullar değiştikçe yeniden düzenlenebilir.
Aile içi şiddet riskinde koruyucu ve uzaklaştırıcı tedbirler de gündeme gelir.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi uyuşmazlıklarında hukuki destek için bize ulaşın.
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruyucu ve önleyici tedbir kararlarına karşı itiraz yolu ve süreleri anlatılır.
Devamını oku ›MakaleTedbir Nafakası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleVelayet Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAna ve çocuğun babalık davası açma süreleri ile hâkim tarafından babalığın belirlenmesinde uygulanan karineler anlatılır.
Devamını oku ›Makale6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›