Borçtan kurtulma davası, itirazın geçici olarak kaldırılmasından sonra borçlunun, borçlu olmadığını ispatlamak için açtığı davadır. Süresinde açılması, takibin kesinleşmesini önler.
İtirazın geçici kaldırılması kararı, alacaklının elindeki adi senede dayanır ve takibi tam olarak kesinleştirmez. Borçlu, gerçekte borçlu olmadığını genel mahkemede ispatlamak için borçtan kurtulma davası açabilir (İİK m.69).
Bu dava, borçluya itirazının haklılığını esastan ispatlama imkânı verir. Dava sonucunda borçlu haklı çıkarsa takip iptal edilir.
Borçtan kurtulma davası, itirazın geçici kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde açılmalıdır. Süresinde açılmazsa geçici kaldırma kararı kesinleşir ve takip kesinleşir.
Dava sırasında, alacaklının talebiyle borçludan teminat istenebilir. Davanın açılması, icranın durması sonucunu her hâlde doğurmaz; koşullar değerlendirilir.
Borçtan kurtulma davasını kazanan borçlu, borçlu olmadığını ispatlamış olur ve takip iptal edilir; ayrıca koşulları varsa tazminat gündeme gelebilir. Davayı kaybeden borçlu bakımından ise takip kesinleşir.
Bu dava, itirazın kesin kaldırılmasından farklıdır; hangi yolun izleneceği, alacaklının dayandığı belgenin niteliğine göre belirlenir. Borçtan kurtulma davası genel mahkemede görülür ve ispat yükü kural olarak borçlu üzerindedir; bu nedenle borcun bulunmadığına ilişkin belge, ödeme dekontu ve tanık gibi delillerin dava açılmadan önce hazırlanması sürecin sağlıklı yürütülmesi bakımından önemlidir.
Borçtan kurtulma davası, icra mahkemesinde değil genel mahkemede görülür. Alacağın niteliğine ve tarafların sıfatına göre asliye hukuk mahkemesi ya da uyuşmazlık ticari nitelik taşıyorsa asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Görevin belirlenmesinde takibin türü değil, dayanak ilişkinin hukuki niteliği esas alınır. Görev kuralları kamu düzenindendir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle görev değerlendirmesinin, yedi günlük kısa süre işlemeye başlamadan önce yapılması büyük önem taşır. Uyuşmazlığın ticari sayılabilmesi için tarafın tacir olması tek başına yeterli olmayıp, işin ticari işletmeyle ilgili bulunması da aranır.
Yetki bakımından genel kurallar uygulanır; dava, davalı alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi uygulamada icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu kabul edilmektedir. Dava, takip alacaklısına karşı yöneltilir. Harç bakımından uyuşmazlık, alacak miktarı üzerinden nispi harca tabidir ve peşin harcın yatırılmaması dosyanın işlemden kaldırılmasına yol açar. Gider avansının süresinde tamamlanmaması ise davanın esasa girilmeden reddine sebep olabilir. Adli yardım koşullarını taşıyan borçlular, harç ve gider avansından geçici olarak muaf tutulmayı talep edebilir; bu istem dava dilekçesiyle ileri sürülür.
Borçtan kurtulma davası çoğu zaman menfi tespit davasıyla karıştırılır. Menfi tespit davası, İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine dayanır ve takipten önce veya sonra, kural olarak süre sınırı olmaksızın açılabilir. Borçtan kurtulma davası ise yalnızca itirazın geçici olarak kaldırılması kararının ardından ve yedi günlük kısa süre içinde açılabilen özel bir yoldur. İki davada da amaç borçlu olunmadığının saptanmasıdır; ancak açılma koşulları ve zamanı tümüyle farklıdır. Bu nedenle hangi kurumun işletileceği, alacaklının dayandığı belgeye ve takibin ulaştığı aşamaya göre belirlenmelidir.
İkinci fark ispat yükünde ortaya çıkar. Borçtan kurtulma davasında, itirazın geçici kaldırılmasıyla oluşan durum nedeniyle borçlu olunmadığını ispat yükü davacı borçludadır. Borcu ödeyen borçlunun başvurabileceği istirdat davası ise ayrı bir kurumdur ve cebrî icra tehdidi altında ödenen paranın geri alınmasına hizmet eder. İtirazın kesin kaldırılması hâlinde borçtan kurtulma davası açılamaz; bu durumda borçlunun yolu, koşulları varsa menfi tespit veya istirdat davasıdır. Her üç davada da yargılama giderleri ile vekâlet ücretine ilişkin sonuç, davanın kabul ya da reddine göre değişir.
İtirazın geçici kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde açılmalıdır.
Süresinde dava açılmazsa itirazın geçici kaldırılması kararı kesinleşir ve icra takibi kesinleşir.
Borçlu olmadığınızı ispatlamış olursunuz; takip iptal edilir ve koşulları varsa tazminat talep edilebilir.
Alacağınızın tahsili, itirazların çözümü ve haciz süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Dosyanızı değerlendirelim.
E-Haciz ve Banka Hesabına Haciz hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakalePara alacaklarını güvence altına alan ihtiyati haciz ile diğer hakları koruyan ihtiyati tedbir kurumları arasındaki temel farkları açıklar.
Devamını oku ›MakaleMaaş Haczinde Sıra ve Birden Fazla Haciz hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTaşınmaz Haczi ve Satış Süreci hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİlamsız tahliye takibi, kira borcunu ödemeyen kiracıya karşı icra dairesi aracılığıyla yürütülür; ödeme emri, itiraz ve tahliye aşamaları açıklanıyor.
Devamını oku ›MakaleGecikmiş İtiraz hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›