Aciz vesikası, yapılan icra takibinde alacaklının alacağına kavuşamadığını resmen belgeleyen ve ona bazı kolaylıklar sağlayan bir belgedir.
Aciz vesikası, haciz yoluyla yapılan takipte alacaklının alacağını tamamen tahsil edemediğini gösteren ve icra dairesince düzenlenen belgeyi ifade eder. Belgede yazılı alacak için faiz istenemez ve bu borç, belgenin düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alacaklı bir yıl içinde yeniden takibe geçerse borçluya yeni ödeme emri tebliğine gerek kalmaz.
Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.143Sözlükte gör: Aciz Vesikası ›Aciz vesikası, alacaklının yaptığı icra takibinde borçlunun haczedilebilir malı bulunmadığının veya mevcut malların alacağı karşılamaya yetmediğinin resmen belgelenmesidir (İİK m.143). Belge, alacağın karşılıksız kalan kısmını gösterir.
Kesin aciz vesikası, haciz işlemleri sonucunda alacağın tahsil edilemeyen bölümü için düzenlenir.
Haczedilen malların tahmin edilen değeri alacağı karşılamaya yetmiyorsa, icra dairesi geçici aciz vesikası düzenler (İİK m.105). Bu belge, alacaklıya tasarrufun iptali davası açma imkânı sağlaması bakımından önemlidir.
Aciz vesikasındaki alacak, borç ikrarını içeren bir belge niteliğindedir ve alacaklı lehine uzun zamanaşımı süresinden yararlanır. Aciz vesikasına bağlanan alacak için yeniden takip yapılırken belirli kolaylıklar tanınır.
Borçlunun durumunun düzelmesi hâlinde alacaklı, aciz vesikasına dayanarak alacağını tahsil için yeniden takibe geçebilir.
Aciz vesikasının uygulamadaki en önemli sonuçlarından biri, alacaklıya tasarrufun iptali davası açma sıfatı kazandırmasıdır. İcra ve İflas Kanunu m.277 uyarınca bu davayı, elinde geçici yahut kesin aciz vesikası bulunan her alacaklı açabilir. Dava ile borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı ve kanunda sayılan tasarrufların, davacı alacaklı bakımından hükümsüz sayılması istenir. Amaç tasarrufu tümüyle ortadan kaldırmak değil, devredilen mal üzerinde alacaklının haciz ve satış isteyebilmesini sağlamaktır. Bu yönüyle aciz vesikası, tahsilat sürecinin sonu değil, yeni bir hukuki imkânın başlangıcı olarak değerlendirilir.
Bu davada süre belirleyicidir: iptal davası hakkı, iptali istenen tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer (İİK m.284). Söz konusu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan mahkemece resen gözetilir ve taraflarca uzatılamaz. Dava, tasarrufta bulunan borçluya ve tasarruftan yararlanan üçüncü kişiye birlikte yöneltilir. Borçlunun mal varlığının alacağı karşılamadığının ortaya konulması davanın temel dayanaklarındandır; bu nedenle takip dosyasındaki haciz tutanakları ile aciz vesikasının dosyaya eksiksiz sunulması gerekir. Borçlunun tasarruf tarihindeki mali durumunun belgelenmesi de iddiayı destekleyen önemli bir unsurdur.
Aciz vesikası düzenlenmesi borcu sona erdirmez; buna karşılık alacaklıya birtakım kolaylıklar sağlar. Alacaklı, vesikayı aldığı tarihten itibaren bir yıl içinde takibe teşebbüs ederse borçluya yeniden ödeme emri tebliğ edilmesine gerek kalmaz. Buna karşılık vesikada yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. Vesikaya bağlanan borç, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmekle borçluya karşı zamanaşımına uğrar. Ayrıca bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tabi değildir (İİK m.143). Bir yıllık süre geçtikten sonra yapılacak takiplerde ise ödeme emri tebliği yeniden gerekeceğinden süreç baştan yürütülür.
Borçlu açısından da önemli sonuçlar doğar. Aciz vesikasının bir nüshası, her il merkezinde Adalet Bakanlığınca tespit edilen icra dairesinde tutulan ve aleni olan özel sicile kaydedilmek üzere gönderilir. Borçlu, vesikayı düzenleyen icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman ödeyebilir; ödemenin tamamlanmasıyla kayıt sicilden terkin edilir ve kendisine buna ilişkin bir belge verilir. Takibin batıl olması, iptal edilmesi, borçlu olunmadığının mahkeme kararıyla saptanması veya alacaklının takibi geri alması hâllerinde de terkin gerçekleşir. Sicilin aleni olması, kaydın ticari ilişkilerde de sonuç doğurmasına yol açabilir.
Hayır. Aciz vesikası yalnızca alacağın tahsil edilemediğini belgeler; borç devam eder ve borçlunun durumu düzelirse alacaklı yeniden takip yapabilir.
Borçlunun mallarının alacağı karşılamadığını gösterir ve alacaklıya tasarrufun iptali davası açma imkânı tanır.
Aciz vesikasına bağlanan alacak için uzun zamanaşımı süresi uygulanır; bu süre alacaklı lehine bir avantaj sağlar.
Alacak takibi, haciz, itirazın iptali ve menfi tespit süreçlerinde alacaklı ve borçlu vekilliği ile haklarınızı koruyoruz. CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yol haritanızı çıkaralım.
Takip konusu alacağın üçüncü kişiye devredilmesi halinde takibin akıbetini ve borçlunun devir öncesi defilerini ileri sürme hakkını TBK hükümleri.
Devamını oku ›MakaleTasarrufun İptali Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makale2004 sayılı İİK kapsamında haczedilen malların muhafazası, yediemin tayini, sorumluluğu ve muhafaza giderleri.
Devamını oku ›Makaleİcranın Geri Bırakılması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBorçlunun Mal Beyanında Bulunma Yükümlülüğü hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleHaciz İhbarnamesi (İİK 89) hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›