Ödeme emri tebliğ edilince ne yapılmalı: 15 günlük süre, üç sınırlı itiraz sebebi ve mal bildirimi yükümlülüğü.
Ödeme emrine itiraz süresi 15 gündür. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58. maddesi uyarınca kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabilir.
Uygulamada bu itiraz, borçlunun bağlı olduğu vergi mahkemesinde dava açılarak ileri sürülür. Süre hak düşürücüdür ve kısadır; ödeme emrinin tebliğ tarihi ile zarf üzerindeki kayıtların hemen incelenmesi gerekir.
Ödeme emri bir takip işlemidir; verginin doğru hesaplanıp hesaplanmadığını tartışmaya açmaz. Bu nedenle kanun sebepleri üçle sınırlandırmıştır: borcun bulunmaması, kısmen ödenmiş olması ve zamanaşımına uğramış olması.
Matrahın yanlış hesaplandığı, cezanın ağır olduğu, indirimden yararlanılması gerektiği gibi esasa ilişkin iddialar bu aşamada dinlenmez; onların yeri ihbarname aşamasında açılacak vergi davasıdır. Uygulamada en sık yapılan hata, ihbarname aşamasını kaçırıp savunmayı ödeme emri aşamasına bırakmaktır.
Kanun kısmi itiraz için biçim şartı getirir: borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır (m. 58/2). Yani "borcun bir bölümü ödendi" demek yeterli değildir; hangi kalem, hangi dönem ve ne kadar tutar itiraza konudur, tek tek gösterilmelidir.
Bir diğer kural mal bildirimiyle ilgilidir: borcun bir kısmına karşı yapılan itirazlar mal bildiriminde bulunma müddetini uzatmaz (m. 58 son fıkra). Kısmi itiraz eden borçlu, mal bildirimi yükümlülüğünü ayrıca ve süresinde yerine getirmelidir.
Kanun m. 58 uyarınca borcun tamamına yapılan itirazın tamamen veya kısmen reddi hâlinde, borçlu ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir. Mal bildiriminde bulunmamanın kendine özgü yaptırımları vardır.
İtirazın reddiyle takip kaldığı yerden devam eder: haciz, satış ve tahsil işlemleri uygulanabilir. Bu aşamada ödeme güçlüğü varsa tecil ve taksitlendirme talebi, haciz uygulanmışsa haczin kaldırılması veya e-haczin çözülmesi gündeme gelir.
Ödeme emri, alacağın kesinleşmesinden sonra gelir. Bu nedenle asıl korunma ihbarname aşamasındadır: 30 gün içinde ya dava açılır, ya indirim talep edilir, ya uzlaşmaya gidilir. Beyan hatası söz konusuysa pişmanlık daha da erken bir imkândır.
Ayrıca ortada bir hesap veya vergilendirme hatası varsa, dava süresi geçmiş olsa bile düzeltme ve şikâyet yolu açık kalabilir; bu yol ödeme emri aşamasında dahi sonuç doğurabilecek tek esasa ilişkin imkândır.
Ödeme emri tebliğ edildiğinde yalnız itiraz süresi değil, mal bildirimi süresi de işlemeye başlar. Kendisine ödeme emri tebliğ edilen ve on beş gün içinde borcunu ödemeyen, mal bildiriminde de bulunmayan borçlu, mal bildiriminde bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik edilebilir (6183 s.K. m. 60). Bu karar, tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine icra tetkik mercii hâkimince verilir. İtiraz planıyla birlikte mal bildirimi takvimi de yapılmalıdır.
Mal bildirimi yazılı veya sözlü yapılabilir; borçlunun kendisinde ve üçüncü kişiler elinde bulunan mal, alacak ve hakları, gelirleri, haczi kabil malı yoksa bu durumu ve geçim kaynaklarını kapsar (m. 59). Bildirimin yapıldığına dair makbuz mutlaka alınmalıdır. Malı olmadığını veya borca yetecek kadar mal göstermediğini bildiren borçlu, sonradan edindiği malları ve gelirindeki artışları, edinme ve artma tarihinden itibaren on beş gün içinde tahsil dairesine bildirmek zorundadır (m. 61).
Zamanaşımı itirazı ileri sürülecekse hesap dikkatle yapılmalıdır. Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yıl başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar (m. 102). Ancak ödeme, haciz, ödeme emri tebliği, mal bildirimi ve ödeme planına bağlanma gibi işlemler zamanaşımını keser; süre, kesilmenin rastladığı yılı izleyen yıl başından yeniden işlemeye başlar (m. 103). Tahsil dairesindeki işlem geçmişi incelenmeden zamanaşımına dayanmak itirazı zayıflatır.
Ödeme emrindeki fer'i alacak hesabı da denetlenmelidir; başlangıç ve bitiş tarihleri için gecikme zammı ile gecikme faizi farkı başlığındaki kontrol listesi kullanılabilir. Alacağın faiziyle birlikte ulaştığı tutarı görmek için icra faiz hesaplama aracından yararlanabilirsiniz.
Somut olayın koşullarına göre motorlu taşıtlar vergisine itiraz yönünden de ayrı bir değerlendirme yapılması gerekir. Ödeme emrine rağmen borç ödenmediğinde tahsil dairesinin atacağı adımlar ise vergi dairesi haciz varakası başlığında ayrıca anlatılmaktadır. Vergi dairesince takip edilen kamu alacaklarından biri olan KYK öğrenim kredisi borcu bakımından ödeme emri süreci ayrı bir sayfada anlatılmıştır.
Tebliğ tarihinden itibaren 15 gündür (6183 sayılı Kanun m. 58). Süre hak düşürücüdür.
Yalnızca böyle bir borcun olmadığı, borcun kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı sebepleriyle itiraz edilebilir.
Hayır. Esasa ilişkin iddialar ödeme emri aşamasında incelenmez; bunların yeri ihbarnameye karşı 30 gün içinde açılacak vergi davasıdır.
İtiraz edilen kısmın cihet ve miktarı açıkça gösterilmelidir; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır. Ayrıca kısmi itiraz mal bildirimi süresini uzatmaz.
Ret kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde mal bildiriminde bulunmak zorundasınız. Bu aşamada tecil ve taksitlendirme ile haczin kaldırılması talepleri değerlendirilebilir.
Vergi ceza ihbarnamesi, ödeme emrine itiraz, uzlaşma ve vergi davalarında CMY Hukuk & Danışmanlık olarak süreçlerinizi yürütüyoruz. Bize ulaşın.