Beyana dayanan vergilerde kendiliğinden bildirimle vergi ziyaı cezasından tümüyle kurtulmanın şartları ve süreleri.
Pişmanlık ve ıslah, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaına yol açan fiili kendiliğinden bildiren mükellefe vergi ziyaı cezası kesilmemesini sağlayan kurumdur. Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesine göre bunun için ihbar bulunmamış, vergi incelemesine başlanmamış veya takdir komisyonuna sevk edilmemiş olması; hiç verilmemiş beyannamelerin on beş gün içinde verilmesi ve ödeme süresi geçmiş vergilerin aynı sürede gecikme zammı oranında bir zamla ödenmesi gerekir.
Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.371Pişmanlık ve ıslah, şartları yerine getiren mükellefe vergi ziyaı cezasının hiç kesilmemesi sonucunu doğurur. VUK m. 371 uyarınca beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin, kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, kanunda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.
İndirimden farkı büyüktür: VUK m. 376 indirimi cezanın yarısını siler, pişmanlık ise cezanın tamamını önler. Buna karşılık pişmanlık yalnız beyana dayanan vergilerde uygulanır ve emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.
Kanun şartları tek tek sayar. 1) Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından resmi bir makama ihbarda bulunulmamış olması. 2) Haber verme dilekçesinin, ilgili vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlanmasından veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirilmesinden önce verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.
3) Hiç verilmemiş beyannamelerin, haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak on beş gün içinde verilmesi. 4) Eksik veya yanlış beyanın yine on beş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi. 5) Ödeme süresi geçmiş vergilerin, geciken her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51. maddesindeki nispette gecikme zammı oranında bir zamla birlikte on beş gün içinde ödenmesi.
Pişmanlık yalnız idari ceza (vergi ziyaı cezası) bakımından değil, ceza sorumluluğu bakımından da önem taşır. Kanun m. 371/2 parantez içinde açık hüküm getirmiştir: dilekçenin kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce verilmiş olması aranır.
Bu nedenle sahte belge kullanma gibi VUK m. 359 kapsamındaki fiillerde pişmanlık, ancak tespit yapılmadan önce ve zamanında kullanılırsa anlam taşır. Tespitten sonra verilen dilekçe hem cezayı önlemez hem de fiilin ikrarı olarak değerlendirilebilir; bu nedenle başvuru öncesinde hukuki değerlendirme şarttır.
Başvuru, bağlı bulunulan vergi dairesine yazılı dilekçeyle yapılır ve dilekçenin resmi kayda girmesi zorunludur. Dilekçede hangi vergi türü ve dönemine ilişkin, hangi fiilin bildirildiği açıkça yazılmalıdır; genel ifadeler sonradan kapsam tartışması doğurur.
Dilekçe verildikten sonra on beş günlük süre işlemeye başlar: beyanname bu sürede verilir veya düzeltilir, tahakkuk eden vergi gecikme zammı oranındaki zamla birlikte bu sürede ödenir. Şartlardan herhangi birinin yerine getirilmemesi hâlinde pişmanlık hükümsüz kalır ve ceza kesilir.
Pişmanlıkla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergi, mükellefin kendi beyanına dayandığından kural olarak dava konusu yapılamaz. Beyanın hatalı olduğu düşünülüyorsa beyannamenin ihtirazi kayıtla verilmesi gerekir; bu hâlde tahakkuka karşı dava yolu açık kalır.
İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine açılan davanın tahsilatı durdurmadığını unutmamak gerekir (İYUK m. 27/4); bu hâlde ayrıca yürütmenin durdurulması istenmelidir. Hesap veya vergilendirme hatası söz konusuysa düzeltme yolu ayrıca değerlendirilir.
Pişmanlık başvurusunda en sık hata, on beş günlük sürenin beyan ve ödeme için birlikte işlediğini gözden kaçırmaktır. VUK m. 371 uyarınca hiç verilmemiş beyannamenin verilmesi, eksik veya yanlış beyanın düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş verginin zamla ödenmesi, haber verme tarihinden başlayan aynı on beş gün içinde tamamlanmalıdır. Beyanname süresinde verilse bile ödeme bu sürenin dışına taşarsa kanunda yazılı şartlardan biri gerçekleşmemiş olur.
İkinci hata, pişmanlık zammının eksik hesaplanmasıdır. Zam, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51. maddesindeki gecikme zammı oranında uygulanır; bu nedenle ay kesirleri tam ay sayılmalı ve dönemler itibarıyla değişen oranlar ayrı ayrı hesaplanmalıdır. Birden fazla dönem veya vergi türü için pişmanlığa gidiliyorsa, her dönemin vergi aslı ve zammı ayrı gösterilmeli, ödeme dekontlarında dönem ve vergi türü eşleştirilmelidir. Eksik ödeme, ilgili dönem bakımından şartın yerine gelmemesi riskini doğurur.
Üçüncü hata, zamanlamanın yanlış değerlendirilmesidir. Aynı vergi türüne ilişkin incelemeye başlanmış, olay takdir komisyonuna intikal ettirilmiş ya da konu hakkında resmi kayda geçmiş bir ihbar bulunuyorsa pişmanlık artık mümkün değildir. Vergi dairesinden bir davet veya bilgi isteme yazısı alınmışsa, bunun incelemenin başlaması anlamına gelip gelmediği dilekçeden önce değerlendirilmelidir. Dilekçenin evrak kayıt numarası ve tarihi, ödeme dekontlarıyla birlikte saklanmalıdır; şartların yerine getirildiği bu belgelerle ispatlanır.
Şartlar yerine getirilirse vergi ziyaı cezası hiç kesilmez (VUK m. 371). Verginin aslı ve gecikme zammı oranındaki zam ödenir.
On beş gün. Beyanname bu sürede verilir veya düzeltilir; ödeme süresi geçmiş vergiler de gecikme zammı oranındaki zamla birlikte bu sürede ödenir.
Hayır. Dilekçenin, ilgili vergi türüne ilişkin vergi incelemesine başlanmasından veya olayın takdir komisyonuna intikalinden önce verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.
Hayır. VUK m. 371 hükümleri emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.
Kural olarak hayır; beyan mükellefin kendi iradesine dayanır. Dava yolunu açık tutmak için beyannamenin ihtirazi kayıtla verilmesi gerekir.
Vergi ceza ihbarnamesi, ödeme emrine itiraz, uzlaşma ve vergi davalarında CMY Hukuk & Danışmanlık olarak süreçlerinizi yürütüyoruz. Bize ulaşın.