Dijital platform, spor salonu ve benzeri abonelikler çoğu zaman kendiliğinden yenilenir. Tüketicinin bu sözleşmeleri kolayca sona erdirebilmesi kanunla güvence altına alınmıştır.
6502 sayılı Kanun'un 52. maddesine göre abonelik sözleşmesi, tüketicinin belirli bir mal veya hizmeti sürekli ya da düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmedir. Belirli ve belirsiz süreli olarak kurulabilir.
Bu sözleşmeler yazılı olarak veya mesafeli ya da elektronik ortamda kurulabilir. Satıcı veya sağlayıcı, sözleşmenin bir örneğini tüketiciye vermek ve içeriğini anlaşılır biçimde sunmakla yükümlüdür.
Belirli süreli abonelik sözleşmelerinin sürenin sonunda kendiliğinden yenilenebilmesi, tüketicinin bu konuda önceden bilgilendirilmesine bağlıdır. Sağlayıcı, yenileme öncesinde tüketiciyi kalıcı bir veri saklayıcısı ile uyarmakla yükümlüdür.
Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan uzun belirli süreli abonelik sözleşmelerini herhangi bir gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden feshedebilir. Fesih bildiriminin, sözleşmenin kurulduğu yöntemle veya en az onun kadar kolay bir yöntemle yapılabilmesi sağlanmalıdır.
Sağlayıcı, fesih talebinin kendisine ulaştığı andan itibaren yükümlülüklerini durdurmak ve varsa avans olarak alınan bedelin kullanılmayan kısmını iade etmekle yükümlüdür. Fesih bildiriminin ulaşmasını takip eden makul süre içinde hizmet sonlandırılır.
Sağlayıcının fesih işlemini zorlaştırması veya geciktirmesi, tüketici mevzuatına aykırılık oluşturur. Bu tür uygulamalar idari yaptırıma konu olabileceği gibi tüketicinin başvuru yollarına da açıktır.
Abonelik sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda tüketicinin önünde iki temel yol bulunur. Parasal sınırın altında kalan talepler için tüketici hakem heyetine başvurulur; bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar ise tüketici mahkemesinde görülür (6502 sayılı Kanun m.73). Tüketici mahkemesinde açılacak davalarda, hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar dışında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6502 sayılı Kanun m.73/A). Bu nedenle doğru başvuru merciinin baştan belirlenmesi, hak kaybı yaşanmaması bakımından önem taşır. Hakem heyeti kararlarına karşı itiraz yolu da ayrı bir usule ve süreye tabi olduğundan, kararın tebliğ tarihi dikkatle izlenmelidir.
Başvuru öncesinde sağlayıcıya yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı üzerinden fesih bildirimi yapılmış olması, sürecin seyrini kolaylaştırır. Tüketici hakem heyetine başvuru harca tabi değildir ve başvuru elektronik ortamdan da yapılabilir. Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler tarafından açılacak davalar ise harçlardan muaf tutulmuştur; buna karşılık gider avansı ve bilirkişi ücreti gibi yargılama giderleri gündeme gelebilir. Davayı kaybeden taraf aleyhine karşı vekâlet ücretine hükmedilebileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Başvuru dilekçesinde talebin konusu ve dayanağı açıkça yazılmalı; sözleşme örneği ile ödeme belgeleri eksiksiz biçimde eklenmelidir.
Uygulamada en sık karşılaşılan hata, fesih iradesinin ispatlanabilir biçimde ortaya konulmamasıdır. Telefonla yapılan görüşmeler veya uygulama içi menülerden yapılan iptaller çoğu zaman kayıt altına alınmaz; bu da tüketicinin fesih tarihini kanıtlamasını güçleştirir. Fesih bildiriminin tarihini ve içeriğini gösteren ekran görüntüsü, elektronik posta ya da başvuru numarası mutlaka saklanmalıdır. Ayrıca sağlayıcının gönderdiği hatırlatma bildirimlerinin arşivlenmesi, yenileme öncesi bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğinin denetlenmesini sağlar. Bu belgeler, sağlayıcının yükümlülüğünü hangi anda durdurması gerektiğinin ve iade edilecek tutarın hesaplanmasının temel dayanağını oluşturur.
İkinci sık hata, otomatik yenileme sonrası çekilen tutarların itiraz edilmeden ödenmeye devam edilmesidir. Ödemelerin sürdürülmesi, sözleşmenin zımnen kabul edildiği yönünde tartışmalara yol açabilir. Kart üzerinden yapılan düzenli tahsilatların durdurulması için bankaya talimat verilmesi ve aynı anda sağlayıcıya bildirimde bulunulması yerinde olur. Deneme süresi tanıyan kampanyalarda, süre bitiminde ücretli aboneliğe geçileceğinin açıkça bildirilip bildirilmediği de ayrıca değerlendirilmelidir; bu bildirimin yapılmaması tüketici lehine sonuç doğurabilir. Ayrıca kampanya koşullarının ekran görüntüsüyle saklanması, sonradan yapılan tek taraflı değişikliklerin karşılaştırılmasını ve iddianın somutlaştırılmasını sağlar.
Belirsiz süreli veya bir yıldan uzun belirli süreli aboneliklerde tüketici gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden fesih hakkına sahiptir. Sağlayıcı bu hakkı kısıtlayamaz.
Fesih, sözleşmenin kurulduğu yöntemle veya en az onun kadar kolay bir yöntemle yapılabilmelidir. Sağlayıcı, iptali karmaşık hâle getiren uygulamalar dayatamaz.
Evet; fesihten sonra hizmetin kullanılmayan dönemine ilişkin bedel, sağlayıcı tarafından tüketiciye iade edilmelidir.
Ayıplı mal-hizmet, cayma hakkı, banka ve kredi uyuşmazlıklarında hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinde yanınızdayız. Bize ulaşın.
Tüketici Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAyıplı Malda Değişim ve Bedel İadesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKredide Zorunlu Tutulan Hayat Sigortası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüketici Hakem Heyeti Parasal Sınır ve Yetki hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makale6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici kredisiyle bağlantılı sigorta ve ek ürünlerde tüketicinin açık talebi koşulu.
Devamını oku ›MakaleElektronik haberleşme hizmetlerinde abonelerin hakları, sözleşmenin feshi, faturaya itiraz, taahhüt cayma bedeli ve şikâyet başvuru yolları ele alınıyor.
Devamını oku ›