Bize ulaşın! 0535 664 07 63✉ cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Tüketici Hakem Heyeti Parasal Sınır ve Yetki

Tüketici uyuşmazlıklarında belirli bir tutarın altındaki talepler için önce Tüketici Hakem Heyetine başvurmak zorunludur. Bu sınırın nasıl belirlendiği ve hangi heyetin yetkili olduğu uygulamada sıkça sorulur.

Hakem Heyetine Zorunlu Başvuru

6502 sayılı Kanun'un 68. maddesine göre, değeri kanunda öngörülen parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunludur. Bu sınırın altındaki talepler için doğrudan tüketici mahkemesinde dava açılamaz.

Heyetin verdiği kararlar tarafları bağlar; ancak taraflar karara karşı süresi içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilir. Bu yönüyle Hakem Heyeti, küçük tutarlı uyuşmazlıklarda hızlı bir çözüm yolu sunar.

Parasal Sınırın Güncellenmesi

Başvuru için öngörülen parasal sınır, sabit bir rakam olarak değil, her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenen bir tutar olarak belirlenir. Bu nedenle güncel sınırın, başvuru yapılacak yıl için ilan edilen tutar üzerinden kontrol edilmesi gerekir.

Sınırın altında kalan uyuşmazlıklar zorunlu olarak Hakem Heyetine taşınır; sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6502 sayılı Kanun m.73/A). Tutarın her yıl değişmesi nedeniyle bu makalede kesin bir rakam verilmemektedir.

Yetkili Heyetin Belirlenmesi

Uyuşmazlığın çözümünde tüketicinin yerleşim yerinin veya tüketici işleminin yapıldığı yerin bulunduğu ilçe ya da il tüketici hakem heyeti yetkilidir. İl ve ilçe hakem heyetleri arasında parasal tutar aralığına ve büyükşehir statüsüne göre görev dağılımı yapan kademeli sistem kaldırılmıştır; tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir.

Yetkisiz heyete yapılan başvurular, ilgili ve yetkili heyete gönderilebilir. Başvurunun doğru heyete yöneltilmesi, sürecin gereksiz uzamasını önler.

Süreç Nasıl İşler

Başvuru, yetkili tüketici hakem heyetine yazılı olarak ya da elektronik ortamda Tüketici Bilgi Sistemi üzerinden yapılır. Başvuruda uyuşmazlığın konusu açıkça belirtilmeli, talep somutlaştırılmalı ve dayanak belgeler eklenmelidir. Hakem heyeti, uyuşmazlık konusuna ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi taraflardan, ilgili kurum veya kuruluşlardan isteyebilir (6502 sayılı Kanun m.69). Gerekli görülen dosyalarda bilirkişi görevlendirilir ve düzenlenen rapor dosyaya eklenerek karara esas alınır. Başvuruda iletişim bilgilerinin doğru verilmesi, tebligatın elektronik ortamda yapılabilmesi bakımından önemlidir. Eksik belgeler için heyet tamamlama isteyebilir.

İnceleme dosya üzerinden yapılır; duruşma açılmaz ve taraflar sözlü olarak dinlenmez. Bu nedenle iddiaların ve delillerin başvuru aşamasında eksiksiz sunulması büyük önem taşır. Karar taraflara tebliğ edilir; tebligat kural olarak elektronik ortamda yapılır, bunun mümkün olmadığı hâllerde Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır (6502 sayılı Kanun m.70). Hakem heyetlerince vekâlet ücretine hükmedilemez. Tüketici aleyhine sonuçlanan dosyalarda tebligat ve bilirkişi giderleri Bakanlıkça karşılanır. Kararın gerekçesi, itiraz aşamasında mahkemenin yapacağı denetimin kapsamını belirler; bu nedenle tebliğ tarihinin kaydedilmesi gerekir.

Karara İtiraz ve Kararın İcrası

Taraflar, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde; hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir (6502 sayılı Kanun m.70). İtiraz, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, icranın tedbir yoluyla durdurulmasına karar verebilir. İtiraz üzerine tüketici mahkemesinin verdiği karar kesindir ve bu karara karşı başka bir kanun yoluna başvurulamaz. İtiraz dilekçesinde hangi hususların hatalı olduğunun somut biçimde gösterilmesi beklenir; süresinde itiraz edilmezse karar kesinleşir.

Hakem heyeti kararları tarafları bağlar ve İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesine ilişkin hükümlerine göre icra edilir (6502 sayılı Kanun m.70). Karara uyulmaması hâlinde tüketici, icra dairesine başvurarak takip başlatabilir. Tüketici lehine verilen kararın itiraz üzerine iptal edilmesi durumunda tüketici aleyhine vekâlet ücretine hükmedilir; ancak mevcut olduğu hâlde hakem heyetine sunulmayan bir bilgi veya belgenin mahkemeye sunulması nedeniyle iptal söz konusuysa bu sonuç doğmaz. Takip sırasında borçlunun ileri sürebileceği itirazlar, ilamlı takibe özgü sınırlı sebeplerle çerçevelenmiştir.

Mevzuat DayanağıTüketici Hakem Heyetlerinin görev ve parasal sınırları 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68. maddesinde düzenlenmiştir; başvuru sınırı her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında güncellenir. Heyetlerin çalışma usulü ise Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği ile ayrıntılandırılmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hangi tutara kadar Hakem Heyetine başvurmam gerekir?

Kanunda öngörülen parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda başvuru zorunludur. Bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiği için başvuru yılına ait güncel tutarı esas almalısınız.

Hakem Heyeti kararına itiraz edebilir miyim?

Evet; taraflar karara karşı süresi içinde tüketici mahkemesinde itiraz edebilir. Mahkemenin bu itiraz üzerine verdiği karar kesindir.

Hangi hakem heyetine başvurmalıyım?

Kural olarak tüketicinin yerleşim yeri ya da işlemin yapıldığı yerdeki il veya ilçe hakem heyeti yetkilidir. Yetkisiz heyet, başvuruyu yetkili heyete gönderebilir.

Tüketici haklarınızda yanınızdayız

Ayıplı mal-hizmet, cayma hakkı, banka ve kredi uyuşmazlıklarında hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinde yanınızdayız. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar