Tüketici kredisi verilirken, kredi ile bağlantılı bir sigorta veya ek ürün, ancak tüketicinin açık talebi olması hâlinde yaptırılabilir.
Tüketicinin açık talebi olmaksızın, krediyle bağlantılı sigorta ve benzeri ürünler yaptırılamaz. Krediyi, sigorta veya ek bir ürün satın alma şartına bağlamak kural olarak mümkün değildir; tüketicinin iradesi esastır.
Tüketici, krediyle bağlantılı bir sigortayı dilerse başka bir sigorta şirketinden de yaptırabilir. Kredi veren, tüketiciyi belirli bir sigorta şirketiyle çalışmaya zorlayamaz; bu, tüketicinin seçim özgürlüğünü korur.
Tüketicinin açık talebi olmadan eklenen sigorta veya ek ürün bedelleri, tüketici tarafından geri istenebilir. Bu tür uygulamalar, haksız şart ve haksız ticari uygulama kapsamında değerlendirilebilir.
Krediyle bağlantılı ürünlerin maliyeti ve koşulları hakkında tüketiciye açık bilgi verilmesi gerekir. Toplam maliyetin ve geri ödeme planının şeffaf biçimde sunulması zorunludur.
İstenmeden eklenen ürün ve sigortalar, sıkça karşılaşılan tüketici mağduriyetlerindendir. İade ve uyuşmazlık süreçlerinde hukuki destek alabilirsiniz.
Tüketici, belirli süreli tüketici kredisi sözleşmesinden, sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayabilir (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.24). Cayma bildirimi, kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile kredi verene yöneltilir. Cayma hâlinde tüketici, anaparayı ve kredinin kullanıldığı tarihten geri ödendiği tarihe kadar tahakkuk eden faizi kanunda öngörülen süre içinde geri öder. Cayma hakkının kullanıldığının ispatı tüketiciye ait olduğundan, bildirimin gönderim kaydının saklanması gerekir. Kredi verenin sözleşme öncesi bilgilendirme yükümlülüğü de ayrıca denetlenir.
Tüketici, borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi taksitlerden birini veya birkaçını da vadesinden önce ödeyebilir. Bu hâlde kredi veren, ödenen miktara göre gerekli faiz ve komisyon indirimini yapmakla yükümlüdür (TKHK m.27). Kredinin erken kapatılması, krediyle bağlantılı olarak yaptırılan sigortanın amacının da ortadan kalkması sonucunu doğurabilir; bu durumda kullanılmayan döneme ilişkin primlerin iadesi gündeme gelir. Talebin yazılı olarak ve kayıt altında iletilmesi önem taşır. Bağlantılı kredi sözleşmelerinde, asıl sözleşmeden dönülmesi kredi sözleşmesini de etkileyebilir. Bu nedenle kredinin hangi mal veya hizmetin finansmanı için kullanıldığı belgelerle ortaya konmalıdır.
Açık talep olmaksızın eklenen sigorta ve ek ürün bedellerinin iadesi için önce kredi verene yazılı başvuru yapılır. Sonuç alınamazsa, uyuşmazlığın parasal değerine göre tüketici hakem heyetine ya da tüketici mahkemesine başvurulur; hakem heyetlerinin görev sınırları her yıl yeniden belirlendiğinden başvuru anında güncel sınırın kontrol edilmesi gerekir (TKHK m.68, m.73). Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerindeki mahkemede de açılabilir. Hakem heyeti kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. Başvurularda belgelerin eksiksiz sunulması süreci hızlandırır.
Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda, hakem heyetinin görevi kapsamında kalanlar dışında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TKHK m.73/A). İspat bakımından kredi sözleşmesi, ödeme planı, sigorta poliçesi, başvuru formları, dekontlar ve banka içi kayıtlar belirleyicidir. Tüketicinin açık talebinin bulunduğunu ileri süren kredi verenin bunu ispatlaması beklenir; matbu ve önceden işaretlenmiş formlar, açık talebin varlığını göstermeye tek başına yeterli sayılmaz. Haksız şart niteliğindeki sözleşme hükümleri tüketiciyi bağlamaz ve bu durum mahkemece resen dikkate alınır. Sözleşmenin kalan hükümleri ise kural olarak geçerliliğini sürdürür.
Hayır, zorunlu değildir. 6502 sayılı Kanun m.29 uyarınca tüketicinin yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi bağlantılı sigorta yaptırılamaz. Kredi veren, sigorta içermeyen bir sözleşmeyi de teklif etmek koşuluyla sigortalı seçeneği tüketiciye sunabilir. Açık talep alınmadan yapılan sigorta, tüketiciyi bağlamaz.
Evet, yaptırabilirsiniz. 6502 sayılı Kanun m.29 uyarınca tüketicinin istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat, kredi veren tarafından kabul edilmek zorundadır. Kredi veren tüketiciyi belirli bir sigorta şirketiyle çalışmaya zorlayamaz. Bu kural, tüketicinin seçim özgürlüğünü ve teklif karşılaştırması yapabilmesini korur. Teminatın, kredi tutarı ve vadesiyle uyumlu olması aranır.
Açık talep olmaksızın eklenen kredi bağlantılı sigorta ve ek ürün bedellerinin iadesi istenebilir. Önce kredi verene yazılı başvuru yapılır; sonuç alınamazsa uyuşmazlık tutarına göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine gidilir. Başvuru merci, o yıl için geçerli parasal sınırlara göre belirlenir.
Ayıplı mal/hizmet, cayma hakkı ve hakem heyeti süreçlerinde hukuki destek için bize ulaşın.
Tüketici kredilerinde haklar ve erken kapama indirimi.
Devamını oku ›MakaleMal veya hizmet alımıyla bağlantılı kredilerde tüketicinin korunması.
Devamını oku ›MakaleKonut kredilerinde tüketicinin korunması.
Devamını oku ›MakaleKredi dosya masrafı ve haksız banka kesintilerinin iadesi, haksız şart denetimi ve TKHK dayanağı.
Devamını oku ›Makale6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemlerinde temerrüt faizi sınırı ve tüketici aleyhine düzenleme yasağı.
Devamını oku ›MakaleYıllık üyelik ücreti alınan kredi kartlarında tüketicinin iade hakkı.
Devamını oku ›