Bağlı kredi, belirli bir mal veya hizmetin finansmanı için verilen ve o sözleşmeyle bağlantılı olan tüketici kredisidir; bu bağlantı tüketiciye ek korumalar sağlar.
Bağlı kredi, tüketici kredisinin yalnızca belirli bir malın veya hizmetin tedarikine ilişkin sözleşmenin finansmanı için verildiği ve bu iki sözleşmenin objektif açıdan ekonomik birlik oluşturduğu kredi türünü ifade eder. Malın hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi hâlinde tüketici, kanunda sayılan seçimlik haklarını kredi verene karşı da kullanabilir. Kredi veren bu durumda satıcıyla birlikte sorumlu olur.
Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.30Sözlükte gör: Bağlı Kredi ›Bağlı kredi, tüketici kredisinin münhasıran belirli bir malın veya hizmetin finansmanı için verildiği ve bu iki sözleşmenin objektif olarak ekonomik bir birlik oluşturduğu kredi türüdür (TKHK m.30). Kredi ile mal/hizmet sözleşmesi birbirine bağlıdır.
Örneğin, bir ürünün satışıyla birlikte aynı işlemde düzenlenen kredi, bağlı kredi niteliği taşıyabilir.
Bağlı kredilerde malın hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi veya ayıplı çıkması hâlinde, tüketici yalnızca satıcıya değil, belirli koşullarda kredi verene karşı da haklarını ileri sürebilir. Satıcı ile kredi veren, kanunda belirlenen çerçevede müteselsil sorumlu olabilir.
Bu düzenleme, tüketicinin teslim almadığı veya ayıplı bir mal için kredi borcunu tek başına üstlenmesini önlemeyi amaçlar.
Tüketicinin mal veya hizmet sözleşmesinden cayması hâlinde, bağlı kredi sözleşmesi de kendiliğinden sona erer. Böylece iki sözleşme arasındaki ekonomik birlik, tüketici lehine korunmuş olur.
Bağlı krediden doğan uyuşmazlıklarda başvurulacak mercii, talebin parasal değeri belirler. Kanunda öngörülen sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem heyetine başvuru yapılamaz (TKHK m.68). Söz konusu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılarak uygulandığından, başvurudan önce güncel değerin kontrol edilmesi gerekir. Başvuru, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki hakem heyetine yapılabilir. Görevli olmayan bir mercie yapılan başvuru zaman kaybına yol açabilir.
Sınırın üzerindeki taleplerde tüketici mahkemesi görevlidir; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar. Dava, tüketicinin yerleşim yerindeki mahkemede de açılabilir ve tüketiciler tarafından açılan davalar Harçlar Kanunu'nda düzenlenen harçlardan muaftır (TKHK m.73). Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda kural olarak arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; ancak hakem heyetinin görev kapsamındaki uyuşmazlıklar ile hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar bu kuralın dışında tutulmuştur (TKHK m.73/A). Hakem heyeti kararlarına karşı ise kanunda öngörülen süre içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir.
Kredi verenin müteselsil sorumluluğu sınırsız değildir. Mal veya hizmet hiç ya da gereği gibi teslim veya ifa edilmezse, tüketicinin sözleşmeden dönme veya bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde satıcı, sağlayıcı ve kredi veren birlikte sorumlu olur. Ancak kredi verenin sorumluluğu, kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere bir yıldır. Bu süre; teslim veya ifa gerçekleşmemişse sözleşmede belirtilen teslim ya da ifa tarihinden, gerçekleşmişse fiilî teslim veya ifa tarihinden işlemeye başlar (TKHK m.30). Sürenin geçmesi hâlinde talepler yalnızca satıcı veya sağlayıcıya yöneltilebilir.
Cayma hâlinde de dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır: bağlı kredi sözleşmesinin tazminat veya cezai şart ödenmeksizin sona ermesi için, cayma bildiriminin cayma süresi içinde ayrıca kredi verene de yöneltilmesi gerekir. Yalnızca satıcıya yapılan bildirim her zaman yeterli olmayabilir. Ayrıca kredi veren ile satıcı arasında belirli bir malın tedarikine ilişkin bir sözleşme bulunmaksızın, tüketicinin kendisince belirlenen malın bedelinin kredi verence ödenmesi suretiyle kullandırılan krediler bağlı kredi sayılmaz; bu ayrım uygulamada sıkça karıştırılır. Bu nedenle sözleşme metninin ve kredi kullandırım belgelerinin baştan incelenmesi yerinde olur.
Belirli bir mal veya hizmetin finansmanı için verilen ve o sözleşmeyle ekonomik birlik oluşturan tüketici kredisidir.
Bağlı kredide tüketici, koşulları varsa kredi verene karşı da hak ileri sürebilir; satıcı ve kredi veren müteselsil sorumlu olabilir.
Hayır. Mal veya hizmet sözleşmesinden cayılması hâlinde bağlı kredi sözleşmesi de kendiliğinden sona erer.
Ayıplı mal/hizmet, cayma hakkı ve haksız uygulamalara karşı hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinde yanınızdayız. CMY Hukuk & Danışmanlık olarak haklarınızı arayalım.
Konut Finansmanı (Mortgage) Uyuşmazlıkları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleGazete ve dergi gibi süreli yayınlarla verilen promosyon ürünlerine ilişkin 6502 sayılı TKHK m.53 sınırlamaları.
Devamını oku ›MakaleKredi Kartı Yıllık Aidatının İadesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTicari reklamların denetimi, örtülü reklam yasağı ve idari yaptırımlarını düzenleyen 6502 sayılı TKHK m.61-63 ve Reklam Kurulu.
Devamını oku ›MakaleCayma Hakkının İstisnaları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüketici İşleminde Faiz ve Temerrüt hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›