Bize ulaşın! 0535 664 07 63cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Zina Sebebiyle Boşanma

Zina, Türk Medeni Kanunu’nda özel ve mutlak bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. İspatı hâlinde hâkim, ortak hayatın çekilmezliğini ayrıca araştırmaz.

Zina Nedir ve Boşanma Sebebi Olarak Niteliği

Zina, evli bir kişinin eşi dışında biriyle isteyerek cinsel ilişkide bulunmasıdır ve özel bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir (TMK m.161). Zina, mutlak boşanma sebeplerindendir; ispatlandığında ortak hayatın çekilmez hâle gelip gelmediğinin ayrıca araştırılması gerekmez.

Bu nedenle zina, kanıtlandığında doğrudan boşanma kararı verilmesini sağlayabilir.

İspat

Zinanın ispatı, doğrudan delillerle olabileceği gibi, zinayı kuvvetle muhtemel kılan vakıaların ortaya konmasıyla da sağlanabilir. Mesajlar, otel-konaklama kayıtları, tanık beyanları ve benzeri deliller değerlendirilir.

Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller değerlendirme dışı kalabileceğinden, delillerin usulüne uygun toplanması önemlidir.

Dava Açma Süresi ve Af

Zina sebebiyle dava açma hakkı, eşin zinayı öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina fiilinden itibaren beş yıl geçmekle düşer (TMK m.161). Zina yapan eşi affeden tarafın ise dava hakkı kalmaz.

Süre ve af koşulları, davanın kabulü bakımından belirleyicidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Zina sebebiyle açılacak boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetki bakımından Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesi özel bir kural getirir: boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Bu kural davacıya seçimlik imkân tanır; yetki itirazının ilk itiraz olarak süresinde ileri sürülmesi gerekir. Bu davalarda deliller kural olarak dilekçeler aşamasında bildirilir; sonradan delil sunulması sınırlı hâllerde mümkün olur.

Zina özel bir boşanma sebebi olduğundan, dava dilekçesinde hukuki sebebin açıkça gösterilmesi önem taşır. Aynı dilekçede terditli biçimde evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine de dayanılabilir; böylece zinanın ispatlanamaması hâlinde davanın genel sebebe göre değerlendirilmesi mümkün olur. Boşanmanın fer'i sonuçlarına ilişkin istemler, yani velayet, nafaka ve tazminat talepleri de aynı davada ileri sürülür. Bu taleplerin dilekçede açıkça belirtilmemesi, sonradan ayrı dava açılmasını gerektirebilir. Ayrıca dava açıldıktan sonra öğrenilen olaylar bakımından iddianın ıslah yoluyla genişletilmesi gündeme gelebilir; bu durumda süre koşulu yeniden değerlendirilir.

Zinanın Mali Sonuçlara Etkisi

Zina, kusur değerlendirmesinde ağırlıklı bir yer tuttuğundan boşanmanın mali sonuçlarını doğrudan etkiler. Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi, mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın maddi tazminat isteyebileceğini; kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın ise manevi tazminat talep edebileceğini düzenler. Zina eylemi, manevi tazminat isteminin en tipik dayanaklarından biridir. Tazminatın miktarı tarafların ekonomik durumu gözetilerek belirlenir. Maddi tazminatın belirlenmesinde evlilik birliğinin sağladığı güvence ve beklenen menfaatler esas alınırken, manevi tazminatta kişilik hakkına yönelen saldırının ağırlığı ölçü alınır. Talepler ayrı ayrı gerekçelendirilmelidir.

Yoksulluk nafakası bakımından 175. madde, nafaka isteyen tarafın kusurunun daha ağır olmaması koşulunu arar; zina nedeniyle boşanmaya sebep olan eşin bu nafakayı istemesi kural olarak mümkün olmaz. Mal rejiminin tasfiyesinde ise 236. maddenin ikinci fıkrası önemli bir imkân tanır: zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir ya da tamamen kaldırabilir. Bu istemin ayrıca ileri sürülmesi gerekir. Bu indirim veya kaldırma kendiliğinden uygulanmaz; hâkimin takdirine bırakıldığından talebin dilekçede açıkça dile getirilmesi gerekir.

Mevzuat DayanağıZina sebebiyle boşanma 4721 sayılı TMK m.161'de düzenlenmiştir. Mutlak boşanma sebebidir; dava açma süresi öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde fiilden itibaren beş yıldır. Affeden eşin dava hakkı düşer. Aile mahkemeleri görevlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Zina mutlak boşanma sebebi mi?

Evet. Zina ispatlandığında, ortak hayatın çekilmez hâle gelip gelmediği ayrıca araştırılmadan boşanmaya karar verilebilir.

Zina davası ne kadar sürede açılır?

Öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde fiilden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır; bu süreler hak düşürücüdür.

Affeden eş dava açabilir mi?

Hayır. Zina yapan eşi affeden tarafın dava hakkı kalmaz.

Aile hukukunda yanınızdayız

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassas ve etkili hukuki destek için bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar