Yayım sözleşmesi, bir eserin çoğaltılıp yayımlanması için eser sahibinin eseri yayımcıya bırakmayı, yayımcının ise eseri çoğaltıp dağıtmayı üstlendiği sözleşmedir.
Yayım sözleşmesiyle eser sahibi, bir eserini çoğaltılıp yayımlanmak üzere yayımcıya bırakmayı; yayımcı ise eseri kendi hesabına çoğaltıp dağıtmayı üstlenir. Sözleşme, kitap, müzik ve benzeri eserlerin piyasaya sunulmasında temel rol oynar.
Eser sahibi, eseri yayımcıya teslim eder ve yayım süresince eseri başkasına yayımlatmaktan kaçınır. Yayımcı ise eseri uygun biçimde çoğaltmak, dağıtmak ve kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür. Tarafların edimleri sözleşmede açıkça belirlenir.
Sözleşmede baskı adedi, yeni baskı koşulları ve eser sahibine ödenecek bedel düzenlenir. Baskı sayısı belirlenmemişse, kanun yalnızca bir baskı yapılabileceğini öngörür. Bedelin telif payı veya götürü olarak belirlenmesi mümkündür.
Eserin tükenmesi, baskının yapılmaması veya tarafların yükümlülüklerini ihlal etmesi gibi hâllerde sözleşme sona erebilir. Eser sahibinin mali haklarının kapsamı ve süresi, sözleşme sonrası kullanımı belirler.
Yayım sözleşmesinin hak ve yükümlülükleri doğru düzenlemesi, ileride doğacak uyuşmazlıkları önler. Sözleşme hazırlığı ve uyuşmazlıklarda hukuki destek alabilirsiniz.
Yayım sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların büyük bölümü, baskı adedi ve satış miktarına bağlanan bedelin hesabından kaynaklanır. Taraflar bedeli satış miktarına bağlamışsa, yayımcı satış hesaplarını tutmak, çıkarmak ve teamüle uygun ispat edici belgeleri hazırlamakla yükümlüdür (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.497). Bu yükümlülük, eser sahibinin kendisine ödenen bedelin doğruluğunu denetleyebilmesini amaçlar ve sözleşmeyle tamamen ortadan kaldırılamaz. Bedelin götürü olarak kararlaştırıldığı hâllerde hesap tutma yükümlülüğü aynı kapsamda doğmaz; buna karşılık baskı adedine ilişkin kayıtların saklanması yine beklenir. Bu ayrım sözleşmede açıkça belirtilmelidir.
Uyuşmazlıkta sözleşme metni, teslim tutanakları, matbaa ve baskı faturaları, dağıtım sözleşmeleri, stok kayıtları ile satış raporları temel delil niteliğindedir. Yayımcının ticari defterlerinin incelenmesi ve bilirkişi raporu alınması sıkça başvurulan yollardandır. Eser sahibi, bedelin hesabına esas alınan verilerin dosyaya sunulmasını talep edebilir. Dijital yayımda indirme ve erişim kayıtları platform üzerinden elde edildiğinden, bu verilerin raporlanma biçimi ve dönemi sözleşmede açıkça düzenlenmelidir. Sözleşmede raporlama dönemi kararlaştırılmamışsa, dürüstlük kuralı çerçevesinde makul aralıklarla hesap verilmesi gerektiği kabul edilir. Bu husus uyuşmazlıkların önemli bir kısmının kaynağıdır.
Bir veya birkaç kişi, yayımcının belirlediği plana göre bir eser meydana getirmeyi üstlenirse sadece sözleşmeyle kararlaştırılan ücrete hak kazanır; bu durumda sözleşme konusu mali haklar yayımcıya ait olur (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.501). Ansiklopedi, sözlük, ders kitabı ve derleme çalışmaları bu tür ilişkilerin tipik örnekleridir. Yazar burada bağımsız biçimde eserini yayımlatan taraf gibi değil, yayımcının planını uygulayan taraf konumundadır. Bu ilişkide ortaya çıkan ürünün eser niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca değerlendirilir; katkının yaratıcı nitelik taşıdığı hâllerde eser sahipliği tartışması doğar.
Bu düzenleme yalnızca mali haklara ilişkindir; eser sahibinin adının belirtilmesi ve eserde değişiklik yapılmasını yasaklama gibi manevi haklar yazarda kalmaya devam eder. Ayrıca mali hakların devrine ilişkin sözleşmelerin yazılı olması ve devredilen hakların ayrı ayrı gösterilmesi gerekir (5846 sayılı Kanun m.52). Planın kapsamı, teslim takvimi ve yeni baskılarda ek ücret ödenip ödenmeyeceği sözleşmede açıkça düzenlenmezse taraflar arasında uyuşmazlık doğması kaçınılmaz olur. Ayrıca ücretin ödenmemesi hâlinde yazarın hangi taleplerde bulunabileceği ve sözleşmeden dönme koşulları da metinde düzenlenmelidir. Böylece ihtilaf hâlinde izlenecek yol belirginleşir.
Yayım sözleşmesi, eser sahibinin bir eserini çoğaltılıp yayımlanmak üzere yayımcıya bırakmayı, yayımcının ise eseri kendi hesabına çoğaltıp dağıtmayı üstlendiği sözleşmedir. Yayım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.487 ve devamında düzenlenmiştir; eser üzerindeki mali haklar bakımından 5846 sayılı FSEK hükümleri de uygulanır.
Sözleşmede basım sayısı belirtilmemişse yayımcının yalnızca bir basım yapma hakkı vardır. Taraflar, sözleşmenin süresini veya baskı adedini kararlaştırmak zorundadır. Bu kural 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.491'de düzenlenmiştir; birden çok basım yetkisi verilmişse yeni basımın ihmali hâlinde eser sahibine tanınan haklar gündeme gelir.
Eser sahibi eseri yayımcıya teslim eder ve yayım süresince eseri, yayımcının zararına olacak biçimde başkasına yayımlatmaktan kaçınır. Yayımcı ise eseri uygun biçimde çoğaltmak, dağıtmak ve kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür. Tarafların bu borçları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.487 ve devamında düzenlenmiştir.
Telif hakkı, eser sahipliği ve fikri haklara ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki destek için bize ulaşın.
Mali hakların devri ve ruhsat (lisans) sözleşmeleri, yazılı şekil şartı ve FSEK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleEser sahibinin manevi ve mali hakları, kapsamı ve devri.
Devamını oku ›MakaleEserin kopyalanması ve dağıtılmasına ilişkin temel mali haklar.
Devamını oku ›MakaleEser kavramı, telif hakkının doğuşu ve sağladığı koruma.
Devamını oku ›Makale5846 sayılı FSEK kapsamında eserin doğrudan veya araçla temsil edilmesi (sahneye konulması, icra edilmesi) hakkı.
Devamını oku ›Makale5846 sayılı FSEK kapsamında eser, bağlantılı haklar ve manevi hakların koruma süreleri.
Devamını oku ›