Temsil hakkı, eserin sahnede oynanması, çalınması, okunması veya başka biçimde doğrudan ya da araçla halka sunulması üzerindeki mali bir haktır.
Temsil hakkı, bir eserin; okumak, çalmak, oynamak veya sahneye koymak gibi yollarla doğrudan doğruya ya da işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla halka sunulması üzerindeki haktır. Tiyatro, konser ve gösteri gibi etkinlikler bu kapsamdadır.
Bir eserin temsil edilebilmesi için kural olarak eser sahibinin izni gerekir. İzinsiz temsil, mali haklara tecavüz oluşturur. Umuma açık mahallerde yapılan temsiller bakımından meslek birlikleri aracılığıyla izin ve ödeme süreçleri işletilebilir.
Eserin canlı olarak sunulması doğrudan temsildir. Eserin, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla bir başka yerde aynı anda izlenebilir kılınması ise dolaylı temsil sayılır. Her iki biçim de eser sahibinin iznine tabidir.
İzinsiz temsil hâlinde eser sahibi; tecavüzün durdurulmasını, önlenmesini ve maddi-manevi tazminat talep edebilir. Ayrıca şikâyet üzerine cezai sorumluluk da gündeme gelebilir.
Temsil hakkının korunması ve lisanslanması, etkinlik düzenleyenler ve hak sahipleri için önemlidir. Bu süreçlerde hukuki destek alabilirsiniz.
Temsil hakkı mutlak değildir; kanun belirli hâllerde izin aranmayacağını öngörmüştür. Yayımlanmış bir eserin tüm eğitim ve öğretim kurumlarında, yüz yüze eğitim ve öğretim amacıyla doğrudan veya dolaylı kâr amacı gütmeksizin temsili, eser sahibinin ve eserin adının mutat şekilde açıklanması şartıyla serbesttir (FSEK m.33). Bu istisna dar yorumlanır; kâr amacı taşıyan etkinlikler ile kurum dışına açık gösteriler kural olarak kapsam dışında kalır. Ayrıca serbestlikten yararlanılabilmesi için eserin daha önce yayımlanmış olması ve eser sahibi ile eser adının usulünce açıklanması zorunludur; bu koşullar birlikte aranır.
Kanun ayrıca temsil hakkının kullanımını meslek birlikleri bakımından da düzenlemiştir. Temsil hakkı; eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması hâlinde, yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan diğer gerçek ve tüzel kişilerce kullanılamaz (FSEK m.24). Bu nedenle etkinlik düzenleyenlerin, eser sahibinin meslek birliğine üye olup olmadığını ve izin veren merciin yetkisini önceden araştırması gerekir. Sözlü izinler uyuşmazlık çıktığında çoğu zaman yetersiz kalır. Ayrıca radyo ve televizyon kuruluşlarının yayınları bakımından kanunda öngörülen özel hükümler saklı tutulmuştur; bu alanda ayrı bir izin ve ödeme düzeni işler.
Temsil hakkı, eserin belirli bir mekânda ve belirli bir anda halka sunulmasına ilişkindir. Çoğaltma hakkı eserin nüshalarının üretilmesini, yayma hakkı ise bu nüshaların satış, kiralama veya ödünç verme gibi yollarla dağıtılmasını kapsar. İşleme hakkı, eserden yararlanılarak yeni bir eser meydana getirilmesine ilişkindir. Bu haklar birbirinden bağımsızdır; birinin devredilmesi ya da lisanslanması, diğerlerinin de devredildiği anlamına gelmez. Bu nedenle sözleşmelerde hangi hakkın, hangi süre, yer ve kapsamla devredildiği veya lisanslandığı tek tek gösterilmelidir. Mali haklara ilişkin sözleşmelerin yazılı yapılması ve devredilen hakların ayrı ayrı belirtilmesi kanunen zorunludur.
Temsil hakkı ile en çok karıştırılan hak, işaret, ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkıdır. Bu hak, eserin telli veya telsiz araçlarla umuma sunulmasını ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda esere erişimini sağlamak suretiyle iletilmesini kapsar (FSEK m.25). Bir konserin salonda icrası temsil, aynı konserin çevrim içi platformda isteğe bağlı erişime açılması ise umuma iletim sayılır. Etkinlik sözleşmelerinde iki hakkın ayrı ayrı düzenlenmesi gerekir. Bu ayrımın gözetilmemesi, etkinliğin kayda alınıp yayımlanması hâlinde ayrı bir izin eksikliği tartışmasına yol açabilir.
Temsil hakkı, eserin okunması, çalınması, oynanması veya sahneye konulması gibi yollarla doğrudan ya da işaret, ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla halka sunulması üzerindeki mali haktır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.24'te düzenlenmiştir. Tiyatro, konser ve gösteriler bu kapsamdadır.
Bir eserin temsil edilebilmesi için kural olarak eser sahibinin izni gerekir; izinsiz temsil mali haklara tecavüz oluşturur. Eser sahibi tecavüzün durdurulmasını, önlenmesini ve maddi ile manevi tazminatı talep edebilir. Şikâyet üzerine cezai sorumluluk da gündeme gelebilir; izin süreçleri meslek birlikleri aracılığıyla yürütülebilir.
Eserin canlı olarak sunulması doğrudan temsildir. Eserin, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla başka bir yerde aynı anda izlenebilir kılınması ise dolaylı temsil sayılır. Her iki biçim de 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.24 uyarınca eser sahibinin iznine tabidir.
Telif hakkı, eser sahipliği ve fikri haklara ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki destek için bize ulaşın.
Eser sahibinin manevi hakları ile mali hakları arasındaki fark, devredilebilirlik ve FSEK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleEser sahibinin manevi ve mali hakları, kapsamı ve devri.
Devamını oku ›MakaleEserin internet ve yayın yoluyla kamuya iletilmesine ilişkin mali hak.
Devamını oku ›MakaleBeste, güfte ve icralar üzerindeki haklar ile meslek birlikleri.
Devamını oku ›MakaleTelif haklarının toplu takibi, meslek birliklerinin görevleri, üyelik ve FSEK dayanağı.
Devamını oku ›Makale6098 sayılı TBK ve 5846 sayılı FSEK kapsamında eserin yayımlanmasına ilişkin yayım sözleşmesi.
Devamını oku ›