Ticaret unvanı, tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerinde kullandığı addır; tescil edilen unvan, sahibine münhasır kullanım hakkı sağlar.
Ticaret unvanı, tacirin ticari işletmesiyle ilgili iş ve işlemlerinde kullandığı isimdir. Gerçek kişi tacirlerde ve şirketlerde unvanın oluşturulmasına ilişkin kurallar kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir.
Şirket türünü gösteren ibarelerin unvanda yer alması zorunludur. Unvan; gerçeğe aykırı, yanıltıcı veya kamu düzenine aykırı ekler içeremez. Unvanın işletmenin gerçek durumunu yansıtması esastır.
Ticaret unvanı, ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Tescil edilen unvanı kullanma hakkı münhasıran sahibine aittir. Bir ticaret unvanına, Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde ek yapılır (TTK m.45).
Ticaret unvanı haksız olarak kullanılan tacir; bu kullanımın men edilmesini, varsa zararının tazminini ve durumun düzeltilmesini talep edebilir. Bu koruma, unvanın ayırt etme ve itibar işlevini güvence altına alır.
Ticaret unvanına yönelik haksız kullanım, işletmenin itibarını ve müşterisini etkiler. Unvan korumasına ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki destek alabilirsiniz.
Ticaret unvanı taciri, işletme adı ise işletmeyi tanıtmaya ve benzerlerinden ayırmaya yarar. 6102 sayılı Kanun m.53, işletme adının seçilmesi ve tescili bakımından ayrı bir düzen öngörür. Marka ise mal ve hizmetleri bir teşebbüsün mallarından ayırt etmeye hizmet eder ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında korunur. Bu üç kurum farklı işlevlere sahip olduğundan, birinin tescili diğerine ilişkin hakları kendiliğinden sağlamaz. Bu ayrım, tescil öncesinde yapılacak araştırmanın kapsamını da belirler ve sonraki uyuşmazlıkların önüne geçer.
Koruma alanları da farklıdır. Ticaret unvanının tescili sicil çevresi bakımından öncelik sağlarken, marka tescili ülke genelinde koruma doğurur. Tescilli bir unvanın, başkasının markasını çağrıştıracak biçimde mal ve hizmetler üzerinde kullanılması marka hakkına tecavüz iddiasına yol açabilir. Bu nedenle unvan belirlenirken yalnızca ticaret sicili kayıtları değil marka sicili de araştırılmalı, fiilî kullanım biçimi baştan planlanmalıdır. Alan adı ve sosyal medya hesaplarında kullanılan ibareler de bu değerlendirmeye dâhil edilmelidir; fiilî kullanım hukuki nitelendirmeyi etkilediğinden belgelenmesi gerekir.
Ticaret unvanına ilişkin uyuşmazlıklar, 6102 sayılı Kanunda düzenlenen hususlardan doğduğu için ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür (m.4 ve m.5). Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi bakar. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat talepleri bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; men ve düzeltme talepleri bu şartın dışındadır. Talebin niteliğine göre arabuluculuk şartının aranıp aranmadığı baştan belirlenmelidir; aksi hâlde dava usulden reddedilir ve terditli taleplerde bu ayrım daha da önem kazanır.
Haksız kullanım sürüyorsa, zararın artmasını önlemek için kullanımın durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir istenebilir. Mahkeme, haksız kullanımın tespiti hâlinde bu kullanımın yasaklanmasına, gerekiyorsa unvanın sicilden terkinine ve hükmün ilanına karar verebilir. Tazminat talebinde zarar ile haksız kullanım arasındaki bağlantının belgelenmesi gerekir; ticari defterler, fatura kayıtları ve piyasada karışıklık doğduğunu gösteren yazışmalar bu noktada esas alınır. Tedbir talebinde teminat ve dava açma süresine ilişkin kurallara uyulmaması kararın kalkması sonucunu doğurur; kararın uygulanması da ayrıca takip edilmelidir.
Evet, zorunludur. 6102 sayılı TTK m.39 uyarınca her tacir, ticari işletmesine ilişkin iş ve işlemlerini ticaret unvanıyla yapmak ve unvanını ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır. Unvan; işletmeyle ilgili belgelerde, işletmenin görülebilecek bir yerinde ve internet sitesinde gösterilir. Tescil işlemi, işletme merkezinin bulunduğu ticaret sicili müdürlüğünde yapılır ve ilan edilir.
Hayır. Ticaret siciline tescil edilen bir unvanı kullanma hakkı münhasıran sahibine aittir. 6102 sayılı TTK uyarınca aynı sicil çevresinde, daha önce tescil edilmiş bir unvandan ayırt edilemeyecek nitelikte yeni bir unvan tescil edilemez. Ayırt edicilik, unvana eklenecek ibarelerle sağlanmalıdır. Ticaret sicili müdürlüğü, tescil talebini bu yönden resen inceler.
Ticaret unvanı kanuna aykırı biçimde kullanılan kişi, 6102 sayılı TTK m.52 uyarınca bu kullanımın men edilmesini; haksız kullanılan unvan tescil edilmişse kaydın silinmesini ve gerekirse ilan edilmesini isteyebilir. Kusur varsa zararın tazmini de talep edilebilir. Ayrıca haksız rekabet hükümlerine dayanılması mümkündür.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari uyuşmazlıklarda hukuki destek için bize ulaşın.
Tacir kavramı, tacir olmanın hak ve yükümlülükleri.
Devamını oku ›MakaleDürüstlük kurallarına aykırı ticari davranışlara karşı korunma.
Devamını oku ›Makale6102 sayılı TTK kapsamında tacirlerin ticari defter tutma, onay ve saklama yükümlülükleri.
Devamını oku ›Makale6769 sayılı SMK kapsamında marka kavramı, tescili ve marka davaları.
Devamını oku ›MakaleTicari işletmenin devri, borçlardan sorumluluk, devrin şekli ve TTK-TBK dayanağı.
Devamını oku ›Makale6102 sayılı TTK kapsamında tek pay sahipli anonim ve tek ortaklı limited şirket kurulması ve özellikleri.
Devamını oku ›