Eser üzerindeki haklara tecavüz hâlinde hak sahibi, tecavüzün giderilmesini (ref) ve muhtemel tecavüzlerin önlenmesini (men) isteyebilir. Bu davalar, tazminattan bağımsız olarak açılabilir.
Tecavüzün refi, sınai mülkiyet veya fikri hakka yönelik hâlen süren bir ihlalin ortadan kaldırılmasının istenmesini ifade eder. Hak sahibi mahkemeden fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını ve zararının tazminini isteyebilir. Tecavüz oluşturan ürünlere el konulması ile bunların imhası da talep edilebilecek sonuçlar arasındadır.
Dayanak: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.149Sözlükte gör: Tecavüzün Refi ›Hakları tecavüze uğrayan eser sahibi, tecavüzün giderilmesini (ref'ini) isteyebilir (FSEK m.66). Bu kapsamda çoğaltılmış kopyaların, kalıpların ve araçların toplatılması, imhası ile izinsiz kullanımın sonuçlarının ortadan kaldırılması talep edilir.
Ref davası, gerçekleşmiş bir tecavüzün etkilerini gidermeye yöneliktir; kusur şartı aranmadan da açılabilir.
Tecavüz tehlikesi bulunan veya tecavüzün devamı ya da tekrarı olası hâllerde hak sahibi, tecavüzün önlenmesini (men'ini) dava edebilir (FSEK m.69). Bu dava, geleceğe yönelik koruma sağlar.
Men davası, henüz gerçekleşmemiş ancak yakın bir tecavüz tehlikesi bulunan durumlarda da açılabilir; böylece zarar doğmadan önlenir.
Hak sahibi, dava öncesinde veya sırasında ihtiyati tedbir isteyerek izinsiz kullanımın durdurulmasını sağlayabilir. Ref ve men davalarıyla birlikte, FSEK m.68 kapsamında bedel ve tazminat da istenebilir.
Bu davalar tazminattan bağımsızdır; kusur bulunmasa dahi tecavüzün giderilmesi ve önlenmesi talep edilebilir. Delillerin korunması sürecin başarısı için önemlidir.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 76. maddesi, bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkemenin, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemeler olduğunu düzenler. Buna göre tecavüzün ref'i ve men'i davalarına fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi bakar. Bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görevlidir. Görev kuralı kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında dikkate alınır.
Yetki bakımından Kanunun 66. maddesinin son fıkrası önemli bir imkân tanır: eser sahibi, tecavüzün ref'i ve men'i davasını ikamet ettiği yerde de açabilir. Bu hüküm, genel yetki kurallarına eklenen seçimlik bir yetki niteliğindedir; davalının yerleşim yeri ile haksız fiilin işlendiği veya sonuçlarının doğduğu yer mahkemeleri de yetkili olabilir. Birden çok yetkili mahkeme bulunduğunda seçim davacıya aittir. Yetki itirazının ilk itiraz olarak süresinde ve usulüne uygun biçimde ileri sürülmemesi hâlinde, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.
Sık karşılaşılan bir eksiklik, hak sahipliğinin usulüne uygun belgelenmemesidir. Kanunun 52. maddesi uyarınca mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Sadece faturaya, sipariş yazışmasına veya sözlü anlaşmaya dayanılarak açılan davalarda aktif husumet tartışması doğabilir. Bir diğer hata, talep sonucunun soyut biçimde yazılmasıdır; ref talebinin hangi kopya, kalıp veya araç bakımından ileri sürüldüğü, men talebinin ise hangi davranışın önlenmesine yöneldiği infaza elverişli biçimde gösterilmelidir.
İnternet üzerinden gerçekleşen ihlallerde delillerin kolayca ortadan kaldırılabilmesi ayrı bir risk oluşturur. Ekran görüntülerinin tarih ve adres bilgisini içerecek şekilde tespit ettirilmesi, dava açılmadan önce delil tespiti istenmesi ve gerektiğinde ihtiyati tedbir talep edilmesi bu riski azaltır. Husumetin doğru kişiye yöneltilmesi de önem taşır; içeriği yükleyen kişi ile platformu işleten arasındaki sorumluluk ayrımının gözetilmesi gerekir. Ayrıca ref ve men talepleriyle birlikte ileri sürülecek bedel ve tazminat istemlerinin hukuki dayanaklarının ayrı ayrı gösterilmesi beklenir.
Ref davası gerçekleşmiş tecavüzün etkilerini giderir; men davası ise devam eden ya da yakın tehlike oluşturan tecavüzü önlemeye yöneliktir.
Hayır. Tecavüzün ref'i ve men'i davaları kusur şartına bağlı değildir; tazminattan bağımsız olarak açılabilir.
Dava öncesi veya sırasında ihtiyati tedbir isteyerek izinsiz kullanımın geçici olarak durdurulmasını sağlayabilirsiniz.
Eser sahipliği, telif sözleşmeleri ve hak ihlallerine karşı FSEK kapsamında dava ve danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Durumunuzu birlikte değerlendirelim.
FSEK m.68 Üç Kat Telif Tazminatı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEserde İşleme ve Uyarlama İzni hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTelif İhlalinde Zamanaşımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleFSEK'te Bandrol Yükümlülüğü hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTelif Hakkı Nedir? hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEser Sahibinin Hakları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›