Sınai hakka tecavüz hâlinde hak sahibi, fiili zararının yanı sıra yoksun kaldığı kazancı da talep edebilir; bu kazanç kanunda belirlenen yöntemlerden biriyle hesaplanır.
Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilen hak sahibi; uğradığı fiili zararı ve yoksun kaldığı kazancı isteyebilir. Ayrıca markanın itibarının zarar görmesi hâlinde itibar tazminatı da gündeme gelebilir.
Yoksun kalınan kazanç, hak sahibinin seçimine göre üç yöntemden biriyle hesaplanır: hak sahibinin tecavüz olmasaydı elde edeceği muhtemel gelir, tecavüz edenin elde ettiği kazanç ya da hakkın bir lisans sözleşmesiyle kullanılması hâlinde ödenmesi gereken lisans bedeli.
Hangi yöntemin uygulanacağını hak sahibi seçer. Uygulamada, ispatı en kolay ve sonuç olarak en yüksek tazminatı sağlayan yöntem tercih edilir. Mahkeme, delillere göre seçilen yöntemi denetler.
Tazminat hesabında ticari defterler, satış kayıtları, bilirkişi incelemesi ve lisans örnekleri belirleyicidir. Zararın ve kazancın somut delillerle ortaya konması, talebin kabulü için gereklidir.
Tazminat yöntemi seçimi ve hesabı, davanın sonucunu doğrudan etkileyen teknik bir aşamadır. Haklarınızın tam karşılığını almak için hukuki destek almanız önemlidir.
Sınai mülkiyet hakkından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, Türk Borçlar Kanunu'nun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır (6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.157). Buna göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Tecavüz fiili aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülüyorsa, bu süre esas alınır. Zamanaşımının başlangıcı için soyut biçimde ihlalin varlığı değil, hem zararın hem de sorumlu kişinin öğrenilmiş olması aranır.
Tecavüz eylemi sürüyorsa zamanaşımı her gün yeniden işlemeye başlar; bu nedenle geçmişe dönük talep, dava tarihinden geriye doğru zamanaşımı süresiyle sınırlı kalır. Zamanaşımı def'i hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; davalının süresinde ve usulüne uygun biçimde ileri sürmesi gerekir. Islah yoluyla artırılan miktarlar bakımından def'i yeniden ileri sürülebileceğinden, talep miktarının belirlenmesinde dava türünün doğru seçilmesi önem taşır. Ayrıca dava açılmadan önce çekilen ihtarname tek başına zamanaşımını kesmez; kesilme ancak kanunda sayılan hâllerde gerçekleşir. Sürenin dolmasına az kalmışsa doğrudan dava açılması güvenlidir.
Tazminat hesabının sağlıklı yapılabilmesi, tecavüz eyleminin ve kapsamının zamanında belgelenmesine bağlıdır. Bu nedenle dava açılmadan önce ya da dava sırasında delil tespiti istenmesi yaygın bir yoldur. Tespit sırasında ürün örnekleri, ambalajlar, tanıtım materyalleri ve satış noktalarındaki kayıtlar güvence altına alınır. İnternet üzerinden yapılan satışlarda ekran görüntülerinin tarih ve içerik bakımından doğrulanabilir biçimde kaydedilmesi, sonraki aşamalarda ispat gücünü artırır. Delil tespiti talebinin karşı tarafa haber verilmeden yapılması, delillerin karartılmasını önlemek bakımından istenebilir; mahkeme bu talebi somut verilere göre değerlendirir.
Tecavüzün durdurulması, ürünlere el konulması veya gümrük işlemlerinin durdurulması gibi istemler ihtiyati tedbir yoluyla ileri sürülebilir. Tedbir kararı verilmesi genellikle teminat gösterilmesi şartına bağlanır. Dava açılmadan önce tedbir alınmışsa, esas dava kanunda öngörülen süre içinde açılmadığında tedbir kendiliğinden kalkar. Tecavüz edenin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi özellikle elde edilen kazanca göre hesaplama yönteminde belirleyici olduğundan, bu belgelerin dosyaya getirtilmesi ayrıca talep edilmelidir. Defterlerin sunulmaması hâlinde mahkemenin bu davranışı delillerin değerlendirilmesinde dikkate alabileceği kabul edilmektedir. Bu nedenle talebin dosyada açıkça yer alması gerekir.
Hak sahibi, uğradığı fiili zararı ve yoksun kaldığı kazancı talep edebilir. Tazminat ve hak sahibinin talepleri 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.150'de düzenlenmiştir. Markanın itibarının zarar görmesi hâlinde ayrıca itibar tazminatı gündeme gelebilir; talepler tecavüzün tespiti ve durdurulması istemleriyle birlikte ileri sürülebilir.
Yoksun kalınan kazanç, hak sahibinin seçimine göre üç yöntemden biriyle hesaplanır: tecavüz olmasaydı elde edilecek muhtemel gelir, tecavüz edenin elde ettiği kazanç veya hakkın lisans sözleşmesiyle kullanılması hâlinde ödenmesi gereken lisans bedeli. Bu yöntemler 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.151'de düzenlenmiştir.
Tazminat hesabında ticari defterler, satış kayıtları, faturalar, bilirkişi incelemesi ve emsal lisans sözleşmeleri belirleyicidir. Zararın ve yoksun kalınan kazancın somut delillerle ortaya konması, talebin kabulü için gereklidir. Mahkeme, dosyadaki delillere göre seçilen hesaplama yöntemini denetler.
Marka, patent, faydalı model ve tasarım tescili ile sınai mülkiyet uyuşmazlıklarında hukuki destek için bize ulaşın.
SMK m.29 kapsamında marka hakkına tecavüz, dava süreci, tazminat hesabı ve güncel Yargıtay kararları.
Devamını oku ›MakalePatent hakkına tecavüz hâlleri, açılabilecek davalar, tazminat ve SMK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleTescilli tasarımın izinsiz kullanımı, dava ve tazminat yolları.
Devamını oku ›Makale6769 sayılı SMK kapsamında marka hakkına tecavüz suçları, cezaları ve şikâyet usulü.
Devamını oku ›MakaleTescilli bir markanın mahkeme kararıyla hükümsüz kılınması ve şartları.
Devamını oku ›MakaleMarkanın devri, lisansı ve sicile tescili.
Devamını oku ›