Bize ulaşın! 0535 664 07 63✉ cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Marka Hakkına Tecavüz Davası

Tescilli markanızın izniniz olmadan kullanılması, taklit edilmesi ya da benzerinin piyasaya sürülmesi marka hakkına tecavüz oluşturur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK), marka sahibine tecavüzün durdurulmasından maddi ve manevi tazminata kadar geniş bir koruma sağlar. Bu yazıda marka hakkına tecavüz davasının şartlarını, sürecini, tazminat hesabını ve güncel Yargıtay uygulamasını uygulamadan örneklerle ele alıyoruz.

Marka hakkına tecavüz nedir?

Marka, bir işletmenin mal veya hizmetlerini başka işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan işarettir. Tescil ile birlikte marka sahibi, markayı tek başına kullanma ve üçüncü kişilerin izinsiz kullanımını engelleme hakkını kazanır (SMK m.7). Bu hakkın ihlal edilmesi, yani markanın sahibinin izni olmaksızın ticari hayatta kullanılması marka hakkına tecavüz olarak adlandırılır.

Marka hakkına tecavüzün hukuki sonuçları hem hukuk (tazminat, tecavüzün durdurulması) hem de ceza hukuku (SMK m.30 uyarınca şikâyete bağlı suçlar) boyutuyla gündeme gelir. Marka sahibi her iki yola da aynı anda başvurabilir.

Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller (SMK m.29)

SMK'nın 29. maddesi tecavüz sayılan halleri sınırlı biçimde sayar. Başlıca tecavüz fiilleri şunlardır:

Tecavüzün varlığı değerlendirilirken SMK'nın 7. ve 29. maddeleri birlikte yorumlanır; markanın tescil kapsamı, korumanın da sınırını belirler.

İltibas (karıştırılma ihtimali) ve Yargıtay'ın yaklaşımı

Marka hakkına tecavüz davalarının en sık tartışılan unsuru iltibas, yani markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalidir. Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken markalar parça parça değil, bıraktıkları bütünsel izlenim esas alınır; görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin yanında tüketicinin iki işletme arasında "idari/ekonomik bağlantı" olduğu yönünde yanılgıya düşüp düşmeyeceği incelenir.

Emsal KararYargıtay, iki marka arasındaki benzerliğin değerlendirilmesinde işaretlerin bütünsel etkisinin dikkate alınması gerektiğini, karıştırılma ihtimalinin yalnızca görsel benzerlikle sınırlı olmadığını; dürüst ticari kullanım ilkeleri ışığında "işletmesel bağlantı" algısının da ölçüt alınması gerektiğini vurgulamıştır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6331 E.

Ticaret unvanının marka gibi kullanılması da tecavüz doğurabilir. Yargıtay, bir ticaret unvanının tescilli markayla iltibas yaratacak biçimde öne çıkarılarak kullanılmasını marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olarak değerlendirmiştir.

Emsal KararTicaret unvanının, tescilli markayla karıştırılmaya yol açacak şekilde marka işlevi görecek biçimde kullanılması hâlinde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet hükümlerinin uygulanacağına hükmedilmiştir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11949 E., 2018/3900 K. (23.05.2018)

Marka hakkına tecavüz davasında talep edilebilecek hususlar

Marka sahibi, SMK m.149 uyarınca tek bir davada birden çok talebi birlikte ileri sürebilir:

Dava açılmadan önce ya da dava sırasında, telafisi güç zararların önlenmesi için ihtiyati tedbir talep edilebilir (SMK m.159, HMK m.389). Tedbir kararı ile taklit ürünlerin satışı ve dağıtımı derhal durdurulabilir.

Tazminat ve yoksun kalınan kazancın hesaplanması

Maddi tazminat; marka sahibinin uğradığı fiili zararı ve yoksun kalınan kazancı kapsar (SMK m.150-151). Yoksun kalınan kazanç, hak sahibinin seçimine göre üç yöntemden biriyle hesaplanır:

Markanın itibarı tecavüz nedeniyle zarara uğramışsa ayrıca itibar tazminatı; tecavüzün marka sahibinde yarattığı manevi zarar için manevi tazminat talep edilebilir. Uygulamada tazminat tutarı, bilirkişi incelemesiyle ticari defterler ve satış kayıtları üzerinden belirlenir.

Yargıtay UygulamasıYargıtay, yoksun kalınan kazanç hesabında hak sahibinin seçtiği yöntemin esas alınacağını; lisans bedeli yönteminde markanın bilinirliği, kullanım yoğunluğu ve sektör emsallerinin gözetilmesi gerektiğini kabul etmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi yerleşik içtihadı, SMK m.151

Görevli ve yetkili mahkeme

Marka hakkına tecavüzden kaynaklanan hukuk davalarında görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'dir. Bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde görevi asliye hukuk mahkemesi yürütür. Cezai boyutta ise görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi, yoksa asliye ceza mahkemesidir. Marka sahibi davayı kendi yerleşim yerinde veya tecavüz fiilinin gerçekleştiği yerde açabilir.

Zamanaşımı

Marka hakkına tecavüzden doğan özel hukuk taleplerinde Türk Borçlar Kanunu'nun zamanaşımı hükümleri uygulanır. Marka sahibi, tecavüzü ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren 10 yıl içinde dava açabilir. Tecavüz devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeye başlamayacağı kabul edilir.

Sürece nasıl hazırlanmalısınız?

Marka hakkına tecavüz davasında sonucu belirleyen en önemli unsur delillerin doğru ve zamanında toplanmasıdır. Tecavüz oluşturan ürünlerin numuneleri, fatura ve satış kayıtları, internet sitesi ve sosyal medya ekran görüntüleri, noter tespiti ve gerektiğinde delil tespiti talebi davanın temelini oluşturur. Marka tescil belgenizin kapsamı ile karşı tarafın kullanımının örtüşüp örtüşmediği teknik bir değerlendirme gerektirdiğinden, sürecin alanında uzman bir avukat ve marka vekili eşliğinde yürütülmesi hak kaybını önler.

Markanız izinsiz mi kullanılıyor?

Markanızın taklit edildiğini veya izinsiz kullanıldığını düşünüyorsanız vakit kaybetmeyin. CMY Hukuk & Danışmanlık ve TÜRKPATENT sicilli marka vekilliğimizle; tecavüzün tespiti, ihtiyati tedbir, durdurma ve tazminat süreçlerini sizin adınıza yürütüyoruz. Durumunuzu değerlendirip yol haritanızı birlikte çıkaralım.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar