Sınai mülkiyet haklarından markaya tecavüz, hukuki sonuçların yanında hapis ve adli para cezası gibi cezai yaptırımları da gündeme getirir.
6769 sayılı Kanun, marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten, satışa arz eden veya satan kişiler hakkında cezai yaptırım öngörür. Başkasının marka hakkına tecavüz suretiyle üretilen ürünleri ticari amaçla bulundurmak da bu kapsamdadır.
Marka hakkına tecavüz suçu hapis cezası ve adli para cezasını gerektirir. Markayı kaldıran veya marka koruması olduğunu belirten işareti yetkisiz kaldıran kişiler ile marka hakkı üzerinde yetkisiz tasarrufta bulunanlar da cezalandırılır.
Kanunda cezai yaptırım yalnızca marka hakkına tecavüz için öngörülmüştür. Patent, faydalı model ve tasarım haklarına tecavüzde cezai değil, hukuki koruma yolları (tecavüzün tespiti, durdurulması, tazminat) işletilir.
Marka hakkına tecavüz suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Şikâyet üzerine, tecavüze konu ürünlere ve üretim araçlarına el konulabilir. Tescilli marka sahibi olmak, cezai korumadan yararlanmanın ön koşuludur.
Marka hakkına tecavüzde cezai ve hukuki yolların birlikte yürütülmesi en etkili korumayı sağlar. Delillerin doğru tespiti ve şikâyet süresinin kaçırılmaması için hukuki destek almanız önemlidir.
Sınai Mülkiyet Kanunu m.30, marka taklit edilerek üretilmiş malı satışa arz eden veya satan kişinin, bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmayacağını düzenler. Bu düzenleme, zincirin son halkasındaki satıcıyı değil üreticiyi hedef alan bir ceza siyasetinin ürünüdür. Bildirimin soruşturma aşamasında ve somut sonuç doğuracak nitelikte olması aranır. Bu hükümden yararlanmak isteyen satıcının, malı temin ettiği kişiye ilişkin fatura, irsaliye ve iletişim bilgilerini eksiksiz sunması beklenir; soyut beyanlar cezasızlık sonucunu doğurmaz.
Aynı maddeye göre, bu suçlardan dolayı cezaya hükmedilebilmesi için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır. Tescilsiz işaretler bakımından haksız rekabet hükümlerine dayanılabilirse de marka hakkına tecavüz suçu oluşmaz. Yurt dışında tescilli olup Türkiye'de tescil ettirilmemiş markalar da bu korumadan yararlanamaz. Suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine ayrıca hükmolunur. Ayrıca tescil kapsamının, taklit edildiği ileri sürülen mal ve hizmet sınıflarını içermesi gerekir; kapsam dışındaki kullanımlar bakımından bu suç oluşmaz.
Marka hakkına tecavüz suçlarında görevli mahkeme fikrî ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde davaya, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemesi bakar. Soruşturma şikâyete bağlı olduğundan Cumhuriyet başsavcılığına yapılacak başvuruyla başlar. Şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır; bu süre geçtikten sonra şikâyette bulunulamaz ve soruşturma yürütülemez. Şikâyet süresinin başlangıcı bakımından, tecavüzün süreklilik gösterdiği hâllerde her yeni fiilin ayrı bir başlangıç oluşturduğu kabul edilmektedir.
Şikâyet dilekçesine tescil belgesi, marka sicil kaydı, taklit ürüne ilişkin tespitler, satın alma belgeleri ve tanıtım materyalleri eklenmelidir. Soruşturma kapsamında arama ve el koyma tedbirlerine başvurulabilir; taklit ürünler ile üretimde kullanılan araçlar hakkında müsadere gündeme gelir. Şikâyetten vazgeçme, kovuşturma aşamasında sanık tarafından kabul edilirse davanın düşmesine yol açar. Hukuk davası ile ceza soruşturmasının birlikte yürütülmesi mümkün olup deliller karşılıklı olarak kullanılabilir. Ayrıca aynı fiil nedeniyle görülen hukuk davasında verilecek kararın ceza yargılamasını etkileyeceği hâllerde bekletici sorun yapılması istenebilir.
Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden, satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır (6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.30/1).
Evet. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.30/6 uyarınca bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ayrıca cezaya hükmedilebilmesi için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır (m.30/5). Tescilsiz işaretler bakımından cezai koruma değil, haksız rekabet hükümleri gündeme gelir.
Hayır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununda cezai yaptırım yalnızca marka hakkına tecavüz bakımından öngörülmüştür (m.30). Patent, faydalı model ve tasarım haklarına tecavüzde tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tazminat gibi hukuki koruma yolları işletilir. Ürünlere el konulması ve imha talepleri de bu kapsamda değerlendirilir.
Marka, patent, faydalı model ve tasarım tescili ile sınai mülkiyet uyuşmazlıklarında hukuki destek için bize ulaşın.
SMK m.29 kapsamında marka hakkına tecavüz, dava süreci, tazminat hesabı ve güncel Yargıtay kararları.
Devamını oku ›Makale6769 sayılı SMK kapsamında marka kavramı, tescili ve marka davaları.
Devamını oku ›MakaleTescilli bir markanın mahkeme kararıyla hükümsüz kılınması ve şartları.
Devamını oku ›MakaleTanınmış markanın tanımı, farklı sınıflarda korunması, sulandırmaya karşı koruma ve SMK dayanağı.
Devamını oku ›MakalePatent hakkına tecavüz hâlleri, açılabilecek davalar, tazminat ve SMK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleTescilli tasarımın izinsiz kullanımı, dava ve tazminat yolları.
Devamını oku ›